Yakamoz ile ilgili sözler


Genellikle yanlış bilinen 'Yakamoz' ay ışığının suya, denize vuran yansıması değildir. Yakamoz bir canlıdır. Latince ismi Noctiluca Milliaris olan bu canlı, bir biçimde ateş böceğinin denizde yaşayan versiyonudur. Luminisens maddesini vücudunda barındıran bu canlıya dokunulduğunda bir ışık saçar. Bu canlı bir planktondur, yani milimetrik boyutlarda bir canlıdır. Bunlardan milyonlarcası bir araya geldiğinde geceleri bir kayık geçerken, veya bir balık sürüsü geçtiğinde bu canlılara çarparak ışık çıkartmalarına neden olurlar. Bu sayfada yakamoz ile ilgili sözler bulacaksınız. Sayfa içeriği; yakamozla ilgili sözler, yakamoz sözleri, ay deniz ve yakamoz sözleri, deniz yakamoz sözleri, ay yakamoz sözleri
Yakamozla her yudum çarpı iki. Her ara bölü iki. Deniz şart, dolunay şart. Her dolunayda elde bardak deniz kenarındaki masanın yolunu tutmak şart.
Öyle bir kokun var, yakamoz kokuyorsun. Deniz sen, yıldız sen, ay sen...
Ben hiç deniz görmedim ama yakamoz gördüm. İlk gördüğümde bu adem evladını geceydi. Bir konuştu, şehri sel aldı, ay vurdu yüzüne, yüzü dalgalandı ışıl ışıl. Ben hiç deniz görmemiştim o güne kadar, bir adamın yüzünde gördüm.
Birbirine dokunamayan iki aşığın buluşmasıymış yakamoz. Ümitsizliğe düşenlerde yakamoza bakıp düşünürlermiş: "imkansız diye bir şey yok. Işık her daim var."
Ben yakamozu bu kadar çok severken o bir başkasına yakamoz güzeli diyor.
Ay ve yakamoz sordular seni neredesin nasıl derim terk etti bırakıp beni gitti anladılar ki aşkımız bitti.
Yakamoz sularda gümüşten bir iz bırakırken, gökte yıldızlar parlıyordu. Yalnız kaldığım günler ve geceler, kalbim her yerde seni arıyordu.
Gece ile gün birbirlerine aşık olmuşlar, lakin kavuşamamışlar. Çünkü buluşacakları bir yer bulamamışlar bir türlü. Sonra bir gün akıllarına deniz gelmiş. Denizde buluşabiliriz diye düşünmüşler. Güneş batıp, gecenin karanlığı denizi sarınca, gün ışığı ile beraber gizlice denizin içinden gelmiş kavuşmuş gece ile. En karanlık gecede bile, denizin içten içe yanmasının sebebi işte buymuş.. Birbirine dokunamayan iki aşığın buluşmasıymış yakamoz. Ümitsizliğe düşenlerde yakamoza bakıp düşünürlermiş: "imkansız diye bir şey yok. Işık her daim var."
Sahil, Ay ile koyun koyuna. Yakamozlar ışıl ışıl parıldıyor. Kayalarda var sanki bir yansıma, gözleriyle uzaklara bakan bir cift...
Ne zaman dağlar sahili, deniz yakamozu, dünya dönmeyi unutursa, bende seni o zaman unuturum.
En karanlık anında gecenin, yoksunsan ayışığından bile "Yakamoz" vardır inadına, umudun nöbet yerinde. Bir tutam ışık için, bir yudum aydınlık adına...
Ay ışığında bir gece yakamozlar vururken sahile, bir ateş yaktım yüreğime, duman duman sen doldun içime...
Gece bir başka giyer siyahını, yıldızlar daha sönük olur, yakamozlar başka çizer denize kendini ve hayat daha kahpe oynar oyununu sen yanımda yoksan. Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk...
Yakamoz tutmaz ise gönlüme "Ay" olursun...
Gökyüzündeki her bir yıldız geceleri bana senin kokunu taşıyor. Sanki Gece bizim için güzel ve gece ikimizde çok güzeliz. Şarap gibiyiz, Dolunay'da yakamoz gibi...
Yağmur yağar ıslanırsın vay aman. Güneş doğar kaybolursun vay aman. Ay ışığı der durursun vay aman. Yakamozsun sen... - Ahmet Kaya
Ne zaman kapatsam gözlerimi gözlerin geliyor aklıma... Uykulara rest çektim birleşmez oldu kirpiklerim ne zaman yakamoz çıksa aya benzer yüzün gelir aklıma uykulara rest çektim
Yinede nefes alamadığım gecelerde gözlerimin buğusuna sığdıracak içtenlikle birinin varlığı uyandırıyor her sabahın uğultusunda beni. Yalnız dolaştığım sahilde denize düşen yakamoz, yıkımı hedefleyen kasırganın ortasında sığınak, prangalarımın anahtarı, kanıma etki eden aşısın...
Ay karanlık. Saçlarına kondurdum yıldızları. Yakamoz gülüşlerin parlar gülünce...
Deniz, yakamoz, kum, yıldızlar, iki bira, birkaç şiir, sen bir de ben. Güzel hayal di mi? harbi güzel hayal. Ama sadece hayal...
Gün bir gün, sevdalanmış geceye gecede yakamoz düşürmüş denize o günden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş ta ki güneş tutulup gölge düşürene dek sevdalara.
Gün bir gün, sevdalanmış geceye. Gece de yakamoz düşürmüş denize. O günden bugüne, geceyle gündüz ayrılmaz olmuş. Ta ki Güneş tutulup, gölge düşürene dek sevdalara...
Ben güneşi, O dolunayı severdi. Ben geceye küskün, O gündüze kördü. Ne ben bir yakamoz gördüm, nede O gün yüzü...
Ay ışığına vuruldum ben. Başka dünyaya yansa da çok zor geçen günün ardından uyurken ben. Odam hep ışıksız kalmışsa da...
Damla sakız hayallerimize yakamoz vursa, bari öyle canlansa da hayat bulsa. Ne iyi olurdu kalbe kan yine hücum etse...
Gecenin elleri dolaşıyor saçlarımda, heryer sessiz, heryer kapkara... hayallerimse, yakamoz, yakamoz vurdum sırtıma, bir çuval dolusu... ufkumda gözlerin. içinde yosun kokusu...bütün yelkenlerim fora. yol alıyoruz yepyeni yarınlara... Nursen Ateş
Geceleri gelirdin yanıma, yakamoza bakar beraber ağlardık. Biz seninle gündüz değil, gece yaşardık sevgili.
Gel seninle mehtaba çıkalım. Yıldızları sayarak bekleyelim sabahı. Gün batımını beraber seyredelim. Yakamoz da aşkımızı ilan edelim...
Rakı dediğin ağır ağır içilir. İki yudumun arasını unutmak şart. Peynirle, kavunla ya da sohbetle. Ama unutmak şart! Yakamozla her yudum çarpı iki. Her ara bölü iki. Deniz şart, dolunay şart. Her dolunayda elde bardak deniz kenarındaki masanın yolunu tutmak şart...
Deniz, Ay, yakamoz, ben, şiir, müzik ve gece...
En duygusal anların izahında sık kullanılan bir öge iken yakamoz, belki ayın denize sunduğu ışığın yansımasından öte bir şey değil. Bireylerin bakış açısı ve ruh hali doğrultusunda hayata bakış açılarının değişiminin en güzel örneklerinden biridir aslında Yakamoz. İçinde bulunulan ruh halinin çeşitli etkileşimleri algının esnekleşmesine ve algının genişleyip duruma uygun olana yönelmesine neden olur.
Her sabah yanında uyansam. Gözlerinde yakamoz olsam. Ömrümü ömrüne doladım, bırak sende kaybolayım.
Bir hikaye yaşandı denizlerinde gözlerinin suyu yıkayan bakışlarında yakamozlarla betonlarda sıkışan yüreğimle sevdaya hasret ruhumu...
Bir temmuz gecesi çık gel. Bir elinde deniz. Bir elinde yakamoz olsun. Bu tutsaklık böylece son bulsun. - Seçil Oğuz
Sen çöllerde serap gibisin, engin denizlerde yakamoz gibisin, ışığım sensin, güneşim sensin, bil ki çok özlendin...
Yürü ya da koş. Dolu ya da boş. Dağlara parelel, denize yakamoz.
Sıcak bir Aralık gecesi, ıslatır yanmış tenimi, yaklaşır o güzel bedeni, kendisi yakamoz güzeli...
Seni sevmek, denize vuran yakamoz gibi...
Gece yakamoz düşerken denize aklımda yine sen yine de sen.
Şarap gibiyiz, dolunayda yakamoz gibi, masmavi bir sahil kasabası gibi...
Her yer kapkara. Hayallerimse, yakamoz, yakamoz vurdum sırtıma, bir çuval dolusu... Ufkumda gözlerin. İçinde yosun kokusu. Bütün yelkenlerim fora. Yol alıyoruz yepyeni yarınlara... - Nursen Ateş
Sahile vuran bir dalga kadar yalnızım bugün. Yakamozlar aydınlatmıyor içimin karanlığını...
Koşamıyorum mesela yakamoz manzarasında, serin rüzgarın saçlarımı uçuşturduğu yumuşak kumlu kumsallarda...
Yakamoz'u Ay'dan sananlar, beni nasıl anlasınlar?

İlgi Çeken Sayfalar :