Üzgün Sözler


Bu sayfada acılı mutsuzluk belirten güzel ve anlamlı üzgün sözler bulacaksınız. Sayfa içeriği; üzgün kırgın sözler, üzgün sözleri, üzgün sözler uzun, üzgün sözler anlamlı, üzgün sözler kısa, sevgiliye üzgün sözler, çok üzgün sözler, en üzgün sözler, anlamlı üzgün sözler, en güzel üzgün sözler
Yüreğin çığlık çığlığa cümleler kurarken dilin avaz avaz susuyorsa çaresizsin...
Seni seviyorum dedin diye sanma kalbimde reytingin arttı. Şu anda bizi yetmiş beş milyon izliyor yalanı...
İnsanların yüzüne iyi bakın acısı çok olanın gülüşü güzel olur...
Cennete gitmek isteyenlerin cehenneme çevirdiği bir dünyadayız...
Yaralarımızı Şikayet Etsek; Kapanır Mı Acaba?
Ben büyük rüzgarların adamıyım. Benim sevdalarımda büyük olur öfkelerimde. Ben seversem destan kızarsam katliam olur!
Şu geniş dünyaya sığmayan gönül şimdi bir odaya kapandı kaldı...
Beni senden vazgeçmek zorunda bıraktığın için seni hiç affetmeyeceğim. Bunu da böyle bil!
Sana o kadar kırgınım ki, seni bin parçaya bölsem yetmez. Ama kaybolacak tek bir parçana da gönlüm el vermez...
Bir keresinde sordu kızgın mısın diye. Hayır, değilim ama yeryüzünden silmek istiyorum dedim. Yeryüzünden onu silmek istiyorum.
Göğsümde bir yerlere yorgan iğnesi saplandı sanki. Hani, vicdan neresidir diye sorsalar, açıp acıyan yerimi gösterebileceğim kadar kudretli duydum acısını o kızgın iğnenin. - Mahir Ünsal Eriş
Bir gün, sahip olduğunuz ve elinize kalan tek şey pişmanlık olur. Kırgın ve kızgın, canım diyenin yaktığı canla devam edersiniz yaşantınıza...
Bazı zamanlar daha bir dokunulmaz oluyor insan. Daha ağrılı, daha kızgın, daha ince, daha kırılgan, daha karanlık... - Halis Karabenli
Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi. Sonra, aradan seneler geçtiği halde, nasıl hâlâ ona bağlı olduğumu gördükçe, ruhumda daha büyük bir infial duyuyordum. - Sabahattin Ali
İkiye bölünmüş bir bütün gibi yaşadım. Bir yanım öbür yanıma düşman. Sağımda kızgın kumlar gezdirdim, solum üşüyor eski bir anıdan... - Birhan Keskin
Kızgın olsam geçerdi ama kırgındım işte... Geçmedi. - Kahraman Tazeoğlu
Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi. - Sabahattin Ali
Sana camı çerçeveyi indirecek kadar kızgın fakat karşında susacak kadar kırgınım. Anlat, beni neden sevmedin!
Bir yanım hala seni düşünüyor. Diğer yanım sana fena kızgın...
Kırgınlığım sana, kızgınlığım kendime...
Baktım sana kızgın değilim Kırgın değilim Dargın değilim Kısacası artık Ben sana "hiçbir şey" değilim. - Cemal Süreya
Sana kızgın değilim. Sana kızmayacak kadar seni iyi tanıyorum. Sonra seni seviyorum. Neden sevdiğimi bilmeden seviyorum. Bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim. Allah'a ısmarladık. - Sabahattin Ali
Sana kızgın değilim, kırgın da... Bitmesi gerekiyormuş ve bitti, hepsi bu. Üzülmedim değil, hâlâ canım nasıl yanıyor bilemezsin. Biliyorum ki böylesine derin bir acının nedeni, tarifsiz bir mutluluğun bitmesiydi. Her şeye rağmen, hayatıma uğradığın için çok teşekkür ederim...
Bu gece uyuyamadım. Aklıma geldin. Ve kırgınlıgımı, kızgınlıgımı ve kırıldıgımı anladım. Müzikler eşliğinde ağladım gece. Sanırım bu hal üzerindeyken kalbim ne yeni bir aşkı kaldırabilir ne de seni affedebilir.
Sadece çocukken güler insan, diğerleri palavra. Çünkü insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir aslında
Sevilmeyi dileyen ama aşktan bir haber çocuklardık bir zamanlar. Şimdi, aşkın hem tatlı hem de acı olduğunu bilen yetişkinleriz. İçimizde aynı çocuk masumiyeti, saçlarının rüzgârda savruluşuna takılır gözlerim. İçimi bir özlem sarar. Çocukken dilediğim sevgi şimdi yanımda oturmuş bana güzel şeyler söylüyor derim. Masum kalbimizle dilediğimiz dilekler bazen böyle gerçek olur işte. Seni çok seviyorum bir tanem.
Tarifi kifayetsiz bir acının, sessiz direnişçisi gibi yüreğim. Sensizliğe devrim yapasım var...
Tekrar tekrar seni düşünüp acı çekmemek için, kendi düşüncelerimin katili oldum ben...
Bazıları gitmeyi bile beceremiyor. Ya anısı kalıyor, ya acısı...
Öyle bi aşk acısı çeken bi toplumuz ki dilencimiz bile para isterken Allah sevdiğine kavuştursundan başlıyor lan...
Ben küçüktüm. Önce onunla tanıştım, sonra acısıyla. Büyüdüm...
Kimse Kimsenin Yarasına İnanmıyor Artık. Ötesi Yok. Hepimiz Kendi Acımızla Öleceğiz...
Sadece büyük acılar çekenler mutluluğun anlamını bilirler.
Ruh yara aldı mı bir kere durmadan acı yürür bedene. Et acır, kemik acır, kan bile acır...
Sonra duvara yumruk attım. Elin acısından, yüreğimin acısını duymayım diye...
Aşk'ın değeri; gelirken verdiği mutlulukla değil! Giderken bıraktığı acıyla anlaşılır...
Adaletsiz koca dünya yine olan bana oldu, aşk ateşi, yar acısı dönüp durup beni vurdu!
Kalbimi sağır edercesine sessiz çığlıklarım var benim. Ve artık gülme engelliyim. Rimeli akmış yalnızlıkların koynunda sevişiyorum. Öpebilir misin sen bedenimden önce günyüzü görmemiş acılarımı...
En acı ölüm şekli; sen yetmezliğinden sonra gelen özlem bitmezliğiymiş...
Her acı yürekten yüze çizgi çeker....
Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız, göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır...
Bunca çığlık ve acı boşuna değildir gecelerde. Güneş, kolay doğmuyor elbet, karanlığa mahkum edilmiş yüreklerde...
Bir insan eğer çok gülümsüyorsa, Emin olun ruhunda depremler vardır. Çünkü acıyan kalbinse, kimse bilsin istemezsin.
Beni bana emanet ettiğin gibiyim. Ne gözlerime göz değdi, ne yüreğime ateş. Seni acılarımın içinde canım gibi saklıyorum...
Böyle suskun böyle üzgünsem, böyle zalim böyle günahkârsam, ben değil; beni gülerken ağlatan, yaşarken öldüren UTANSIN!
Kızım sen hiç doğmayacaksın üzgünüm. Baban bizi terk etti...
Kırgınlığım lunaparkta unutulmuş bir çocuğun nefreti kadar. Sorun atlı karıncalar değil, arkamdan dönüp duran dönme dolaplar!...
Ruhumuz, hüzünlü ve kırgın. Bazılarımız hâlâ gülmeyi gurur sanıyor...
Kızgınlık Çok Gürültülüdür, Oysa Kırgınlık Ne Kadar Da Sessiz....
Ne Üzgünüm, Ne De Kırgınım... Yorgunum Sadece... Kendime Bile Tahammül Edemezken, Nasıl Katlanayım Kendini Bilmezlere...
Son bir kez gördüm; dibimi, sonumu, mutsuzluğumu. Hangi birini yeneyim? Dibi mi, sonu mu, mutsuzluğu mu?
İçimdeki çocuk çok mutsuz! Kimse bana oyuncak vermeye kalkmasın kırarım...
Nerden bulur bu insanlar, ben mutsuzken gülünecek şeyleri....
Bazı insanlar çok uyur mutsuzluğu daha az hissetmek için...
Sen yokken kaç kere denedim. Ölünmüyor mutsuzluktan!
Yaşamak dedikleri bu işte! Ne yaparsan yap, önünde kader, arkanda keder. İkisinin toplamı bir ''hayat'' eder...
Senin Kimin Kimsen Yok mu Keder? Benim Bildiğim Misafirlik Dediğin, Üç Gün Deyince Biter!
Sükutum Sırılsıklamdı. Anladım ki. Gözyaşının Dışa Değilde İçe Akanı Çok Can Yakıyormuş...
Sen de haklısın beni de bu kadar çok seven biri olsaydı benimde götüm kalkardı.
BAZI İNSANLARA BAZEN TAŞIYAMAYACAĞI KADAR AĞIR YÜKLER VERİYORUZ.... MESELA 'DEĞER VERMEK' GİBİ...
Ellerim titredi gül verirken eline. Ellerim bile anladı ellerinin elin eline el olduğunu...
Her rengin bi kişiliği vardır. Her kişiliğin de bir rengi. Ben senin rengini buldum kahperengi...
Sen beni okeydeki ortağın mı zannettin sevgili? 'BİT' dediğinde biteyim 'DÖN' dediğinde döneyim...
Deli gibi sarhoş olup her şeyi iki tane gördüğümde bile sen birtaneydin...
Canımdan Bir Parça Can Oluşunu Duymasın Ne Olur Annem Kıskanır...
Öyle defalarca neşter vurmaya gerek yok bu yaraya! Sen arada gel-git! O devam ediyor nasıl olsa kanamaya...
Aldatmayı beceremeyecek kadar KABİLİYETSİZ değil tenezzül etmeyecek kadar TOKUM!
Ardında gözyaşı bırakıp gitmek kolay da gözyaşına sebep o imtihana katlanmak zor bilesin! Lakin duamdasın. Rabim seni benim gözyaşımla imtihan etmesin...
Kadın erkek eşitliği hiçbir zaman sağlanamaz. Çünkü terk edilen bir kadının canı erkekten daha fazla acır...
Derdimi saklayacak kadar gülümseyemiyorum....
Evet! Bende iki yüzlüyüm. Önünde gülüp arkandan ağlıyorum...
İmkansız aşk yoktur. Sadece imkanları zorlamaya mecali olmayan bir yüreksiz vardır...
Ben akıllanmam doktor sen delir...
Çocukken iki kişi oturduğumuz kapı eşiğine tek başıma zor sığıyorum şimdi. Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?
Keşke seninle biraz mümkün olabilseydik. Bu kadar imkansızlık canımı acıtıyor...
Yürekli bir kadının başı yüreksiz bir erkeğin omuzuna ağır gelir...
Yağmur olmak var şimdi usul usul toprağa karışmak sessizce Aslında sessizlik en güzel sestir duyabilene ve anlayabilene...
Ağlamıyorum ben. Hani adet gereği yıkarlar ya ölüleri. Ben de yıkıyorum işte yanağımdaki o rahmetli gülümsemeleri...
Yıpratılmış kadınları sevmek lazımdı belki de! Şımartılmışları değil...
Serçe kadar yüreğimin gökyüzü kadar sancısı var...
Ey Yar! 'Yiğidi öldür hakkını ver' demişler. Şairliğimin yarısını kalbimdeki yokluğunun yar'asına borçluyum. Teşekkürler...
Sen yoksan; sigara var şarkılar var resmin var yani. sıkıntı yok....
Sırf seni yasamak için yalnızlığı seviyorum...
Bana göğüs kafesinden çekilmiş bir röntgenini gönder. Nereye gitsem 'ikametgah belgesi' istiyorlar...
Bir çay ver azizim. Kalışları bitişleri bekleyişleri gidişleri ahirete saklayanlar için...
Çünkü sen vardın acılarıma tebessüm gibi...
Bir kadını ağlatan sığırlara adam demekten vazgeçin. Asıl adam kadın ağladığında dünyayı altüst edendir...
İçime attıklarım benden ağır...
Ya sevmek çok pahalı bir şey. Ya da bizler anadan doğma fakiriz...

İlgi Çeken Sayfalar :