Sahil ile ilgili sözler


Bu sayfada sahil, deniz kenarı ve kumsal ile ilgili sözler bulacaksınız. Sayfa içeriği; sahil ile ilgili aşk sözleri, sahil kenarı sözleri, sahil ve yalnızlık sözleri, sahille ilgili sözler, kumsalla ilgili sözler, sahil sözleri, kumsal sözleri, deniz kenarı ile ilgili sözler
Sen sahil kenarındaki evler kadar güzelsin.
Bir sahil kenarında seni seyretmeyi, uzun yolculuklara çıkmayı, kitaplar bitirmeyi, sabahlara kadar oturmayı ama en çok da sana karışmayı istiyorum...
Batan bir gemidesin dostum. Sahiller görünmüyor. Yıldızlar söndürmüş fırtınanın soluğu. Bu batan gemi sensin dostum.
Gökyüzü mehtabı nasıl beklerse sahiller dalgaları nasıl özlerse kuru toprak suya nasıl hasretse sende benim hasretimsin.
Bazen ihtiyacın olan tek şey, sahilde yağmur altında birkaç dakika daha fazla yürümektir...
Sonra bi rüzgar esti kokunla buluştu tenim sahilde...
Acıların bir kum tanesi kadar küçük, mutlulukların nisan yağmuru kadar bol olsun. Hayatta bir kere ağlarsan oda mutluluk olsun. Dostum.
Bir sahil kenarında eliniz bırakıldıysa, geçmez.
Sabaha karşı sahilde hırkayla otururken seni seyretmek isterdim.
Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam. İçip içip ağlasam. Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum. Herkesin derdinden pay isterken...
Akşamüstü bir sahil kenarında küçük çift kişilik bir masada sevdiğinize bakarak için. adettendir, manzaraya karşı içilir...
Bir Karadeniz sahilinde asi denize sıfır, bir ev kadar güzelsin.
Sahile vuran umutlarıma mı yanayım? Yoksa seni o sahilde başkasıyla gördüğüme mi?
Dalgalar kumsallarda, mutluluk masallarda... - Metin Şentürk
Oturursun kıçının üzerine, dalgalarıyla kayalıkları döven bir sahil kenarında ciğerine dolan gökyüzünü hazmetmeye çalışırsın güçlükle.
Ben her gece sen uyurken dalga olup vuruyorum sahillere, rüzgar olup esiyorum sessizce. Sen uyurken, yüreğim geliyor üstünü örtmeye bensizken üşürsün diye.
Kumsala herkes kumdan kale yapabilir. Ama önemli olan zoru başarmaktır. Denizin ortasına kaleyi yapıp, ayakta dimdik durmasını sağlamaktır.
Aşkım ne zaman dağlar sahili, mehtap geceyi dünya dönmeyi unutursa, bende seni o zaman unutacağım.
Mehtap çok güzel. Yakamozlar ise daha farklı bu gece. Kumsalda tek başıma yürüyorum.
Ey deniz! Sevdiğime söyle; köpük köpük sahiline vurduğumu unutmasın, bıraktığı yerde durduğumu.
Yine kumsal sakin yine deniz durgun yine güneş batıyor ve ben yine yalnızım.
Bir sahil kasabasına çeksek arabamızı. Şansımız yaver gitse, tahta bir ev bulsak ilk uğradığımız yerde. Etraf sakin olsa, sanki ıssız adaya düşmüşüz gibi. Benim olduğunu bir kez daha iliklerimde hissetsem. Ve "Seninim" desem usulca. Uyusan bile duymuşsun gibi mutlu olsam. Gözlerimi kapatıp derin bi nefes alsam "Şükürler olsun" desem minnetle. "Şükürler olsun..."
Ay ışığının aydınlattığı bir kumsala küçük bir dal parçasıyla seni seviyorum yazmak isterdim. Ama sen hırçın bir dalga olup silersin diye yazmaktan korktum.
Bir sahil kasabasında yaşayalım seninle. Senden başka kimse olmasın. Bileyim ki çağıranım sensin, bileyim ki bekleyenim sen...
Aşk bir kum tanesi ise sana kumsalları vereyim.
Beni sahil kenarına götürün. Üzerime gökyüzünü örtün. Elime kalem verin, denize yazacağım şiirler var. Bir yosun, akıtsın içinin mürekkebini. Ben ağlayamam. Üşüyor derinliği gözlerinin. Üşüyor rüzgarın. Beni sahil kenarına götürün. Üzerime gökyüzünü örtün... - Sibel Yıldız
Bir kum tanesinin sırrını çözmeyi başarsaydık, bütün dünyanın sırrını öğrenmiş olurduk. Albert Einstein
Sahiller uyuduğunda, deniz düştür, kitap unutuş.
Kum üstünde şaton olacağına taş üstünde kulüben olsun. Kızılderili Atasözü
Ruhumun derinliklerinde, sakin zamanlarda görünen ve fırtına dalgalarının parça parça kumsala attıkları deniz bitkilerine benzeyen muhteşem hatıralar vardır.
Olur da geçersem yüreğinden. Sahile in ve bir çay iç en demlisinden.
Deniz kumsaldaki kum tanelerini zaman ise sensiz dakikaları götürür ama hiç bir şey kalbimdeki sevgini götüremez.
İnsan, bir mesut zalim, insan bir mağrur cahil. Tekne kırık, su azgın ve kayıplarda sahil. Necip Fazıl Kısakürek
İnciler kumsalda bulunmazlar. Eğer bir tane istiyorsan onun için dalmalısın. Çin Atasözü
Üzüntülerin kumsaldaki ayak izleri kadar hafif sevinçlerin okyanuslar kadar derin olsun.
Bir gece başımızı alıp gitsek diyorum. Bir deniz kenarı mı olur, bir dağ başı mı olur, kaçsak bu kalabalıktan, bir yer bulsak kendimize... - Ümit Yaşar Oğuzcan
Sahiller dalgayı nasıl beklerse, gökyüzü mehtabı nasıl özlerse, kuru topraklar suya nasıl hasretse, sende benim hasretimsin.
İhtiyacım olan tek şey, bir sahil kenarında oturmak, gökyüzüne bakıp sessizliği dinlemek...
Sevmek kum saatindeki son kum tanesinin düşüşünün zamana sığdırılamamasıdır.
Sonsuzluk ne demek biliyor musun? Bir kuşun kumsaldaki kum tanelerini tek tek okyanusun karşı kıyısına taşıdığını düşün. Kuş bütün kum tanelerini karşı kıyıya yığdığı zaman sonsuzluk daha yeni başlıyor olacak.
Bir sahil kenarında. Şöyle rüzgarın tam kıvamında estiği bir demde. Derdi tasayı rüzgarın kuyruğuna takıp, yolcu etmek aydınlıklar diyarına...
Dualar ettim aşkımız hiç bitmesin diye, adını kumsallara yazdım yalvardım dalgalara ne olur silmeyin diye.
Canım seninle sahil boyu el ele yürüyüp üşümek çekti.
Dalgalar vuruyor sahile, yıldızlar parlıyor sonsuz mavide, ben de bitmez sevgimle koşuyorum hep gecelerde...
Gözlerine bakarken umurumda değil mevsimler, gülüşün hep deniz kenarı...
Anlatmak istediğim çok şey var. Ama bende güç yok. Bu yüzden bi sahil kenarında omzuna yaslanıp ağlamama izin verir misin?
Bahçemde açılmaz seni görmezse çiçekler. Sahil seni, rüzgar seni, akşam senin bekler. Gelmezsen eğer mevsimi nereden bilecekler. Sahil seni, rüzgar seni, akşam seni bekler... - Faruk Nafiz Çamlıbel
Hiç aklına gelmedi mi? Sahil denizin pes ettiği yerdir.
Bir sahil kenarında oturduk, ellerini ellerimden ayırmadım hiç. Dalgalar kıyıya vurdukça eskilere gitti aklım birden. Bir iç çektiğim hayaldi sadece gerçek olacağı meçhul. Oysa beni böyle güzel öpmeseydin inanamayacaktım!
Sahile vuran bir dalga kadar yalnızım bugün. Yakamozlar aydınlatmıyor içimin karanlığını.
Düşünsene, aynı anda, aynı şarkıyı dinliyoruz. Tam o anda sahil kenarında, tek kelime etmeden yıldızlara bakıyoruz. Şarkıya eşlik ediyorum, eşlik ediyorsun. Göz göze geliyoruz, yeniden bakışlarını gökyüzüne çeviriyorsun, seni izliyorum. Bakışlarımı gökyüzüne çeviriyorum, şarkının en anlamlı yerinde.
Şimdi akşam olur, sular buruşur. Bir yastığa baş koyarım güvertede. Hangi dilden olursa, bir şarkı isterim. İçimde kırık dökük besteler dolaşır.Kalbim avucumdadır artık, bir sahilden sesler gelir, kaybolur. Uzun uzun nefes alır sular. Uzun uzun ağlamak isterim... - Turgut Uyar
Şimdi çıkıp gelsem, bir şeylerden konuşsak seninle. Yürüsek sahil boyu, güneşin batımına doğru; dilimizde dans ezgileriyle...
Gönül denizinde saklı olan ne bilsin diğer sahilleri. Denizin derinliklerindeki inciyi yine deniz bilir derler...
Bu hayattan son beklentim. Bir sahil kenarında, sevdiğim insanla biraz sohbet etmek. Sadece biraz huzur bulmak...
Onu pek anlatamam ama şöyle bir örnek verebilirim; sahil kenarında değildik ama karşımda "deniz" vardı...
Bir sahil kenarında oturmuş durgun dalgaları izliyorum. Bir şeyler fısıldıyor sanki bana kızacak kızamıyor da ama bugün değil. Bir şarkı eşlik ediyor sonra dudaklarımdan süzülüyor başlıyorum sayıklamaya sesim güzelde değil sana nasılsa varmayacak hiçbir şey gibi bu da. Elim kumlara gidiyor küçüklüğüm geliyor aklıma, masumluğum. Yaş ilerledi fakat hala oturur bir şeyler yapmaya çalışırım ve her zaman ki gibi yapamam. Bi not defteri çıkardım bunları yazarken bir de taş ekledim yanına... Dalgalar kızmadan gitmeliyim, bu sabah durgun başlamıştı tek güzelliği sahilde kimsenin olmayışıydı...
Aşkın gözyaşları denize düştüğünde sahile şu imzayı atar: Seni seviyorum...
En büyük okyanusta bir su damlası olmak, uçsuz bucaksız sahilde bir kum tanesi olmak ama en önemlisi milyonlarca insanın içinden senin sevgilin olmak.
Sahil kenarında oturmuşum ve sen kıyının öteki tarafındaki ışıklar gibisin. Seni görebiliyorum ama şimdilik dokunamıyorum...
Koca bir çölde kum tanesi olmak ya da okyanusta su damlası ama en güzeli milyonlarca insan arasında senin arkadaşın olmak.
Sahilde oturmuş denize bakan, içtiği sigarayı tersten yakan, yakasız gömleğe kravat takan bir isyankar görürsen beni hatırla.
Yemyeşil bir deniz senin gözlerin ne bir sandal, ne bir ada, ne bir sahil var boğuluyorum...
Sahil kenarında bir yere geliyorsun, sandalyeni çekip oturuyor ve bir çay söylüyorsun. Çayı söylerken rüzgar tatlı sert esiyor, hava adeta yanaklarını okşuyor. Saçlarının arasında rüzgârın dolaştığını hissediyorsun. Çayın yanında iki şekerin birini kullanıyor diğerine dokunmuyorsun. İnce bellinin, belinden kavrayıp yudumluyorsun. Yudumlarken, gözlerini hafif kısıp yanaklarında ki gamzeleri çıkarıyorsun. İnce belliyi masaya koyarken denizin uçsuz bucaksız sularında kendini kaybediyorsun... Hiç olmadığın kadar kendini özgür, bir o kadar da ölümsüz hissediyorsun. Sahile vuran her dalga seni biraz daha dinginleştiriyor. Bu özgürlük seni biraz daha parçalıyor ve sen bunun farkında bile olmuyorsun.
Yemyeşil bir deniz senin gözlerin ne bir sandal, ne bir ada, ne bir sahil var boğuluyorum...
Ve belki bir gün bir sahil kenarında ya da bir bankta başımı omzuna yaslarım, sonra geçer her şey.
Ben seni bir kum tanesine adını yazacak kadar değil sahildeki tüm kum tanelerine adını yazacak kadar çok seviyorum...
Sen benim yıkık şehrime, sahil kenarısın.
Dertlerin kum tanesi kadar küçük, sevinçlerin nisan yağmurları kadar bol olsun ve öylesine mutlu ol ki gözünden akan yaşlar değerini bilmeyenlere sadakan olsun.
Ben daha seninle yağmur yağarken sahilde yürüyecek, aynı gökyüzü altında delice koşturup kahkahalarla yan yana ıslanacaktım. Sonra hasta olacak hapşırıp tıksıracaktık ama beraber olacaktık...
İnci deniz dibinde; çerçöp çıkmış sahile...
Sahil kasabasında otururuz biz. Böyle yerlere aşina olanlar bilir, yazın kavruk sıcağı kendini çekmeye başladığında ılık meltemler eser. Bu havalarda teraslarda oturmanın keyfi bir başkadır.
Hava karardıktan sonra bir martının yeri sahildir.
Sesini her duyduğumda, hiç gitmediğim sahil kenarlarında geziyorum. Hiç bilmediğim kuşlar cıvıldıyor içimde...
Seni denizdeki kumlar, gökteki yıldızlar, ormandaki ağaçlar, dünyadaki insanlar, okyanustaki sular, sahildeki martılar ve güneşin ışıklarından daha çok seviyorum.
Bazen ihtiyacınız olan şey bir müzik, deniz kenarı ve bir insandır. Bazen deniz kenarı ve bir insan olur. Bazen ise sadece bir insan.
Dertlerimiz kum tanesi kadar küçük, sevinçlerimiz Nisan yağmuru kadar bol olsun.
Bazen bir deniz kenarı, bazen bir şehrin bir ucu, bazen sonsuz bir boşluk, bazen bomboş bir oda. Görmek istediğin manzara oysa hep aynı...
Bugünlerde herkes gitmek istiyor. Küçük bir sahil kasabasına, bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara... Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok. Bir kendisi. Bu yeter zaten. Herşeyi, herkesi götürdün demektir. Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor... - Can Yücel
Gel dese, gitsem. Birer kahve alıp yürüsek sahil boyunca; o sussa, ben dinlesem. - Serdar Tuncer
Okyanusu dilediğiniz kadar övün, ama yinede sahile yakın durun.
Bavulumu aldım kum, güneş ve su üçgeninin iç açılarını toplamaya gidiyorum.
Şimdi bir sahil kenarında oturmuş denizi izlemek istiyorum. Ama sadece izlemek hiç düşünmeden... Gözlerim dolmadan, kursağıma harflerim dizilmeden. Sadece izlemek...

İlgi Çeken Sayfalar :