Ramiz Dayı Sözleri


Ezel 28 Eylül 2009'da Show TV'de başlayan, 25 Ocak 2010 tarihinden itibaren atv'de yayınlanmaya devam eden dram ve aksiyon türünde TV dizisi. Uluç Bayraktar tarafından yönetilip senaryosu Kerem Deren ve Pınar Bulut tarafından yazılmıştır. Bu sayfada bu dizinin başrol oyuncularından Tuncel Kurtiz'in yani filmdeki lakabıyla "Dayı" ve filmdeki adı Ramiz Dayı olan karakterin sözlerini bulacaksınız. Sayfa içeriği; dayı yeğen sözleri, ramiz dayı racon sözler, ramiz dayı sözleri kısa, ramiz dayı sözleri aşk, ramiz dayı kardeş sözleri, ramiz dayı sadakat sözleri
Ailenden biri bıraktığında seni ya da sen bıraktığında onu karanlıkta çağırırsınız hala birbirinizi. Ailenden biri bugün ölecek çaresi yok tek bir soru kaldı geriye kim?
Asıl çaresizlik derdin devasız olması değil. Birini iyi edecek şeyin diğerinin kadehine zehir olmasıdır.
Bazı kararlar aldım. Herkese her şeye mesafeliyim artık. Belki bir kat daha duvar ördüm, belki daha da keskinleştim ama ben ayağa kalktım.
Toz konduramadıklarımız çamura batmış kardeş.
Bir gün bir çocuk gördüm. Çocuk perperişan dünya başına yıkılmış gibi üzgün. Yanına gittim, niye böyle üzgünsün çocuk dedim. Beni öldürdüler dedi. Çocuk dedim, burada herkes ya ölmüştür ya öldürmüştür zaten. Kaldırdı kafasını bana baktı. Mesele o değil, mesele ölmek değil dedi. Mesele neymiş biliyor musunuz? Mesele, en mutlu olduğun o gün en güzel hayaller kurduğun o gün ölmekmiş mesele. Mesele ölmek değil, dost bildiğin en güvendiklerinin eliyle ölmekmiş. Şimdi anladınız mı kimmiş o çocuk?
Bazı haklar "Helal" edilmez kardeş.
Yalnızlık paylaşılmaz. Paylaşılırsa yalnızlık olmaz.
Ben sana hiç yetişemedim.
İkinci bir şans kazanmak kızım, ilk şansı kaybetmek demektir. Bize de öyle oldu,öyle bir şey oldu ki; çocuk dostu düşmanı bir kenara fırlattı. Ben de o zaman öğrendim; ikinci hayat kızım ilkinde ihanete uğramak değil, ilkine ihanet etmekmiş. Herkes ikinci bir şanstan bahseder, ama kimse kötülüğe açılan kapıdan ilk defa nasıl girmiş hatırlamak istemez. İlk hayatla ikinci hayat arasında bir ömür vardır. Hiç bir şey bitmez, her şey değişir...
Sadakat... Ne menem şeydir bu sadakat. Sadakat sır saklamak mıdır? Sessiz kalmak mıdır? Kıyametin kopacağını bile bile. Ölüm gibidir sadakat, pazarlığı olmaz. Bir kere çizgiyi geçtin mi, yoktur dönüşü. Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın sana, hayat çeker gider, sadık kalmaz sonunda. Ama kötülük öyle mi? Hep yanı başındadır insanın. Sözler verilir. Sözler unutulur. Gün gelir ihanet eden sadakat ister. Sevdiğine sadık kalan adam kendinden vazgeçebilen adamdır. Sadakat sevdiğinin kalbini çıkarıp avucunda tutmaktır. Ama sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır. Sadakat erdem değildir aslında. Sevgiden kör olmaktır. Hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır. Yemin etmeden bir daha düşün; çünkü sadakatle başlayan her şey ihanetle biter.
Sözler verilir, sözler unutulur. Gün gelir; ihanet eden, sadakat ister.
Sevda pahalı bir hediyedir. Bunu ucuz insanlardan beklemeyin.
Sakın tek bir kelime daha etme, sakın tek bir yalan daha söyleme. Niye biliyor musun? Çünkü inanırım! Onca şeyden sonra şimdi tek bir cümle et, gözlerime bakıp beni sevdiğini söyle... Gerçek olmadığını bal gibi bilirim; ama yine de sana inanırım... O yüzden; tek bir an bile beni sevdiysen, sakın...
Nasıl unutacağım? Unutmayacaksın çocuk. Ama geçecek. Her geçen gün biraz daha azalacak. Bir gün bir bakmışsin unutmamışsın ama geçmiş.
Hiçbir soru masum değildir bu hayatta. Cevabını bulamadığın her sorudan korkacaksın. Sana çekilen her bıçağı kınında, cevabını bilmediğin bir başka soru gizlidir çünkü. Bu sona nasıl geldim diye soruyorsan kendine, sorduğun ilk sorunun cevabını hatırlamalısın önce. Her cevap bir bilinmeyene çıkar çünkü bu oyunda. Bulmacanın sonuna geldiğinde tek bir soru çıkmaz karşına. Tüm sorular aynı anda sararlar etrafını. Bulmacayı sonunda bitireceksen eğer, öyle bir cevap bulmalısın ki bütün soruları cevaplasın. Oyunun sonu yaklaştıkça karanlık çıkmaz bir sokakta bulmaz insan kendini. Oyunun sonunda her yol ayrı bir sondur. Artık birini seçemezsin, her yerde olmalısın, her şeyi bilmelisin. Çünkü bir hata, gözden kaçan tek bir söz, her şeyi kaybetmek demek. Oyunun sonuna geldiğinde anlarsın ancak artık kuralların geçerli sayılmadığını. Anlarsın çoktan tükenmiş gidecek yerleri. Neyi nerede yanlış yaptım diye soruyorsan durmadan, ya çaresiz yaslanacaksın arkaya teslim olmanın huzuruyla olacaklara; ya da boğuşacaksın bir anda etrafını saran dev dalgalarla. Odandan çıkman gerekmez otur öylece ve dinle. Dinleme sadece bekle. Bekleme bile hiç kıpırdamadan dur öylece, yapayalnız. Cevap en derinlerden sen çağırmışçasına vuracaktır suyun yüzüne. Dünya sonunda özgürce sunacaktır kendini sana. Maskesinden sıyrılmak için başka seçeneği yok yuvarlanacaktır sonunda ayaklarının dibine. Nerde yanlış yaptım, neyi eksik yaptım da başladığım yerde buldum kendimi diye soruyorsan eğer kendine. Çekil bir süre kendi köşene, bırak su kendi çatlağını bulsun. İzin ver de kuklalar içlerinde sen varmış gibi oynasınlar kurduğun bu oyunu!
Başladığı yerde biterse bittiği yerde yeniden başlar.
Hayatın kuralı bu yeğen; ne kadar uzağa gidersen git, başladığın yere dönersin sonunda. Ne kadar değişirsin değiş, nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı. Ne kadar terbiye etsen de susturamazsın içindeki canavarı. Nereye gidersen git yeğen, şunu unutma: Herkes gün olur, evine geri döner.
Masallar güzeldir ama kimse bir günde unutmaz. Kimse bir günde değişmez. Kimse hayatının sonuna dek canavarlara aşık kalmaz. Herkesin iki yüzü vardır ama kimse ikisine birden aşık olmaz. Sende ki kahramanlara aşık olanların ise o kahraman başkasına aşık olunca, içlerinde ki canavar çıkar ortaya.
Mesele yaşamakta değil yeğen mesele iz bırakabilmekte...
Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?
Birini çok sevdiğiniz de; size bin kere de yalan söylese, yine de herkesten çok ona inanmak istersiniz.
İnsan, sevdiklerinden nefret etmeye başlayınca, nefret ettiklerini sevmeye başlıyor.
Herkesin bir beklediği vardır illaki, ama en çok kimi bekliyorsan o gelmez.
Kimse kimseyi kaybetmez, giden başkasını bulur, kalan kendini.
O sana küçük bir umut verdi, sen ona her şeyini...
Kimden kaçtıysak ona dönmedik mi sonunda?
Çözemedim bazılarını. Uzaktan mı adamlar, adamlıktan mı uzaklar?
Beni herkes sevdaya asi sanır,Oysa aşk beni nerde görse tanır.
Biz ihtimalleri söndürdük yeniden yanmasını isteyen önce kendini yaksın.
Üzülme! Bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur.
Sırf yalnız olmak değildir yalnızlık. Aynada kendine tahammül edemeyen adam yalnızdır. Kendi surlarında gedik açamayan adam yalnızdır. Ama kendi etrafına kaleler kuran herkes yalnız olmak istemez. Onları yıkacak birilerini arar yanında. Sevilmeyi hak etmediğini düşünen herkes yalnızdır. Sevmekten korkanın kaderi ise yalnız olmak değildir. Nefret ettikleriyle baş başa kalmaktır sonunda...
Dört tane gerçek dost edin, tabutunu taşısınlar yeter.
Benden, bana bakarken mi vazgeçtin?
İnceldiği yerden kopsaydı yadırgamazdık ama hep kopmaz dediğimiz yerden koptu.
Söneriz diye üflediniz, aksine alev aldık!
Aklım firarda. Gözbebeklerimde müebbet hüzün, nereye gidiyorsun tut yüreğimden usta...
Ne kadar fedakar olursanız olun gün gelir adı "yapmasaydın" olur.
Bana iki seçenek sundular; ya gideceksin, ya da öleceksin dediler. Ben Kaldım kardeş, Ben kaldım...
Sonra, o iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.
Senin yüzün asılmasın diye, ben ne kelimeler astım içimde.
Dön bak arkana yeğen. "Gitmez" dediğin kaç kişi yanında?
En çok üzeni sever insan, en çok gideni sever...
İnsan bastırdığı duygunun esiri olur.
Ömer iyi çocuktu; ama fena bir kusuru vardı. İnsanlara fazla güveniyordu. Sırf seviyor diye onları tanıdığını zannediyordu. Eğer geri dönüp söyleyebilseydim söylerdim. Ömer derdim; "her ihanet, sevgi ile başlar."
İpi kesmeye kıyamayıp, bir ömür verdik düğüme.
Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma.
Beklemekte acı verir, unutmak da. Ama en kötüsü ikisinin arasında karar vermektir. Beklemeli mi? Unutmalı mı?
Şunu unutma kardeş; Fazla fedakarlık, fazla vefasızlık getirir...
Sıra bana geldiğinde affetmek diye bir şey olmayacak kardeş.
Herkes bir gün ölür yeğen. Kimi toprağa gömülür, kimi yüreğe...
Zamana bıraktığımız her şeyin zamanla yok oluşunu izledik.
Hikayesi uzun olanın, konuşulacak meselesi kısa olur kardeş...
Bekleyeceksin yeğen, zamanından önce istersen zamanından önce kaybedersin.
Geçmişin yası tutulmaz intikamı alınır kardeş.
Ben her zaman yanındayım diyenlerin bir gece ansızın gidişini izleyeceksiniz.
Bazen yaşamak için öldürmek zorundasın, bazen yaşamak için içindeki sevgi seni öldürmeden, sen onu öldürmek zorundasın.
Ne yaparsan yap pişman öleceksin kardeş, ya yaptıklarından, ya yapamadıklarından...
Ne yaparsak yapalım kazanamayacağız çünkü biz yolun başında kaybetmişiz...
İntikam dedikleri kardeş, verilmemiş adalettir.
Hikayeyi değiştiremedikten sonra, son sayfada ne yazdığını bilmek; yük olur insana sadece.
Her şeyin bir bedeli var bu hayatta kardeş, en çok da mutluluğun...
Aşk mı intikam mı mahkum mu cellat mı. hep ikisinden birini seçmen istendi. Ama hep bir üçüncü şık var. O da ateşe atlamak.
Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğenim yolun başında kimdin unutursun.
Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin. Şimdi her şeyi yapabilirim.
Bazen yeğen işleri yoluna koymak için sıkmayacaksın yumruğunu açacaksın avucunu avucundakileri savuracaksın havaya. Bekleyeceksin bekleyeceksin sana geri gelmelerini.
Ben her şeyi olan ama kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir adamım.
Ben yalandan mı iyi ettim seni yeğen yalandan mı çakalların elinden kurtardım? Ben seni yoktan var ettim.
Beni ne düşmanlarım ne kabadayılar ne de Kenan öldürdü. Beni sen öldürdün sen!
Benim oyunumla senin oyunun bir değil kardeş benim senden alacaklarımı senin bu masaya koymaya cesaretin yok!
Bir kere aktı mı zamanın içinden suyun yolu değişmez.
Bir şey yapmadan önce eğer yaparsan sana ne yapacağımı bir düşün önce.
Birini yenmenin en kolay yolu o birini yenerken onu seyretmekle öğrenilir.
Bu gün bi köprünün tam ortasında durdum aşağıda alevler arkamda melek önümde şeytan ikisi de aynı soruyu sordu. Kimsin sen kimin tarafındasın.
Çaresizlik aradığı çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır çaresizlik.
Çekil bir süre kendi köşene. Bırak su kendi çatlağını bulsun. İzin ver de kuklalar içlerinde sen varmış gibi oynasınlar kurduğun bu oyunu.
Değişmek zordur yeğenim ama bazen aynı adam olmak daha zordur. Hayat öyle yüklenir ki üstüne durduğun yerde çatır çatır çatırdarsın.
Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.
Emir almak başka keyif almak başka..
En çok sevdiğim iki insan yanımda gideceksek böyle gidelim yeğen ha?
En iyi soygunlar girerken değil çıkarken bozulur yeğen. Haydutlar öyle iyi planlar ki girmeyi nasıl çıkacaklarını unuturlar. Çıkacaksan hemen çıkacaksın yeğen yoksa çekerler yoksa seni içeri.
En karanlık gününde en çaresiz anında kendini ortaya atıyorsan eğer en umutsuz anında kendin için değil çocukların için kendini çare diye sunuyorsan eğer yüreğinde çocuğunun sevgisini tutan hiç kimse çaresiz değildir.
Ezel duy sesimi! Bir kere ihanete uğradın mı anılar sana bataklık olur yeğen, hatırladıkça çekerler seni içeri, hatırladıkça affetmek istersin yeğen; çünkü affetmek unutmak demek, öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin, çırpınma boşuna yeğen, o hançer bir kere saplanınca sırtına çıkarmaya kalktıkça iyice kalbine gömersin.
Fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar bilir misin kardeş? Her insanın binbir maskesi altında da iki yüzü vardır. Her insan hem avcı hem kurbandır. Hem masum, hem canavardır. Ne zaman geçer bilinmez birinden diğerine. Asıl meselesi insanın ne zaman masumdan canavara geçtiği değil, ne olursa geçtiğidir.
Geçmişe dönmek başka geçmişi silmek başka. Bir kere aktı mı zamanın içinden suyun yolu değişmez.
Gerçeği öğrenmek için kimi kendini ortaya atar kimi de başkasını ateşe atar ama çaresizce aradığın şey gerçek değil aslında sen bir kuytuda bırakıp gittiğin kendini arıyorsun aslında.
Gerçeği yine de öğrenmek için yalanlardan örülü bir ipe tutunmak ne korkunçtur.
Gerçekleri saklayarak ulaşabilir misin gerçeğe? Anıların içinde aradığın insanı bulabilir misin? Hiç yaşanmamış hayata gerçek gibi tutunabilir misin? Orada olmayan birinin seni hâlâ koruduğuna inanabilir misin? Gerçeğin o kadar çok yüzü var ki senin gördüğüne inanabilir misin?
Hayal ettiğin her şey bir gün bir ihtimal gerçek olabilir. O ihtimali yok etmeden unutabilir misin gerçekten sevdiğin tek insanı.
Her ihanet sevgiyle başlar.
Herkes gerçeği aradığını söyler herkes gerçeğin onu kurtarmasını bekler ama seni özgür bırakan gerçeğin değil sonunda kavuştuğun yüzüdür sevdiğinin.
Hesap görmek, hesap etmekten zordur yeğenim.
İhanet onları ayırdı, intikam birleştirecek.
İmkansız, unutmam imkansız, sevmem imkansız, vazgeçmem imkansız, kaybetmem imkansız.
İnanıyorum söylediğini candan söylediğine ama bugünkü kadar yarın bozulur çok kez.
İntikam ölümden güçlüdür.
Kadere inanan insan tesadüfe inanmaz. Tesadüfe inanan adamsa kaderini kendi elinde tutamaz.
Kaderimiz niye avucumuzun içinde yazılıdır bilir misin? Gerektiğinde gizleyebilelim diye.. Niye bilir misin? Çünkü güç gizden gelir.. Gerçek niyetini kimse bilmeyecek.. Kaderin sırrındır.. Kaderini kimseyle paylaşmayacaksın..
Kaderimiz olan aşka değil de aşkıyla kaderimizi değiştirene içelim!
Kendi kanını kendi elleriyle kurutan bir adamım. İşte ben böyle bir adamım. Ömer benim de oğlum o benim son oğlum. Ben ne Allah?ım ne de Azrail. Ne alabilirim oğlunun canını ne de geri verebilirim sana. Yapamam.
Kırılmak istemiyorsan kendini yere bırakmayacaksın.
Kimsin sen? Şüphesiz sen sen değilsin.
Korkunçtur sonunda gördüğün gerçeğin en çıplak en gaddar en acımasız yüzü ama en korkuncu her şeye sahipken bile bir anının bir hayalin bir hayaletin peşinden koşmak.
Mesele ölmek değil dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele.
Ne yaparsan yap sen kazanamayacaksın sen kaybedeceksin çünkü sen işin başında kaybetmişsin kardeş.
Olan olmuş. Artık hiçbir neden onu olmamış yapamaz.
Ölüm gibidir sadakat. Bir kere çizgiyi geçtin mi geri dönüş yoktur.
Portakalı soymadan içinin iyi olup olmadığını anlayamazsın.
Sadakat erdem değildir aslında sevgiden kör olmaktır. Hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır sadakat. Yemin etmeden bir daha düşün; çünkü sadakatle başlayan her şey ihanetle biter.
Sadakat ya birine doğru koşmaktır ya birinden kaçmaktır.
Sakın bir daha seni seviyorum deme çünkü inanırım.
Savaşmak aslında hasmınla savaşmak değil sevdiklerinle savaşmaktır. Savaşırken göremezsin bazı savaşları kazanamazsın artık durmalı ve geri çekilmelisin.
Sen de senin yetiştirdiğin hayalperest çocuk da; benle benim yetiştirdiğim kahramanla başa çıkamaz Ramiz Abi.
Sen fazlasını bilmek istemiyorsun arkadaş sen sadece birgün senin de sevilebileceğini bilmek istiyorsun ve ne yaparsan yap sevilmiyorsan eğer seni gerçekler değil sokatan seçtiğin rastgele birini kurban etmek kurtarır.
Sen silahını düşmanlarına çevirip hep dostlarını vuracak bir adamsın. Sen seni aile bilenleri ailesiz bırakacak bir adamsın.
Seninle benim aramdaki fark kardeş sen kendin için yalvarırsın ben sevdiklerim için. Seninle benim aramdaki fark kardeş sen adamlarına öldürmeyi öğretirsin. Ben ölmeyi. Öldürmek için gelen öldürmeden dönebilir ama ölmek için gelen?
Sevdiklerimize çok yakından bakarız. Bu yüzden kusurlarını görmeyiz.
Tanık dediğin suç ortağındır aslında.
Tebrik ederim yerimi buldunuz niye girmiyorsunuz içeri? Giremezsiniz, çünkü siz aşağıdasınız, çünkü siz dışarıdasınız. Aramızda öyle bir duvar var ki isteseniz de giremezsiniz.
Unutma! Bin kere dönsen o güne, bin kere ihanet edecekler sana. Herkes doğasının gereğini yapar. Bin kere ihanet etseler sana çaresi yok bin kere gidersin yanlarına.
Yalnız kalan bir insan hiç yalnızlığından bir başkasına bahsedebilir mi?
Zorunu benden duy yeğenim herkese yalan söylemen yetmez artık. Bundan böyle bir başına kalsan da artık kendin olamazsın.

İlgi Çeken Sayfalar :