Mevlana İnsanlık Sözleri


Mevlana hazretleri Mesnevi'de şöyle der; 'Bu alem ve insan, hikmet ve esrar hazîneleri gizli kalmasın diye yaratıldı. Çünkü Cenab-ı Hakk; 'Ben gizli bir hazîne idim. Bilinmeyi arzu ettim de bu yüzden mahlûkatı yarattım.' Bunu işit de, neyi kaybettiğini hatırla, kendini yaratılış hikmetine, yani kulluğa ve Hakk'a vâsıl eyle! Mevlana hazretleri insanın bu dünyadaki gerçek amacını bu sözlerle anlatmıştır. Günlük hayatta ne kadar boş işlerle uğraştığımızın farkında olmalıyız zira ölüm yakındır... Bu sayfada Mevlana'nın insanlar hakkında söylediği güzel ve anlamlı hatta ibret verici, ders verici nitelikte olan sözlerini bulacaksınız.
Ey insan Kaf dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı var üzdüğün kadar üzülürsün.
Ne insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok, ne elbiseler gördüm içinde insan yok.
Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
Kötü havalarda insan dosta aç olur, / Bir araya gelse dost dosta ilaç olur, Bahçede tek gül bir şeye benzemez, Öbek öbek olduğunda bahara taç olur.
Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. Birincisini zaten bulamazsın, ikincisinde ise, bulduğun her kusur, öğrendiğin her ayıp sahibini değil, seni çirkinleştirir. Her ikisi de seni mutsuz eder.
Güzellik dilin altında gizlidir. Sükut, incelik, edep ve zerafet insanı her gittiği yerde sultan yapar.
Olumsuzlukları hoş görmek ne iyidir. Zira bütün ırmaklara su veren deniz bile her çöpü başının üstünde taşır, ama deniz bu kereminden dolayı eksilmez. Zaten sevgi ve hoşgörü insanlıktır.
Her şey incelikten, insan kalınlıktan kırılır.
Ey zavallı insan, gurura, benliğe kapılma! Kar gibi yağıp yeryüzünü kaplasan da güneşin varlığıyla yok olup gidersin.
İnsanları kitap gibi düşünün. Kapaklarına bakıp aldanmayın, içini okuyunca anlarsınız asıl değerini.
Nehir gibidir insan, sadece yüzeysel bilinir. Derinliklerinde ne saklar, ne fırtınalar kopar söylemez. Sadece sessizce akar gider...
Bir insan ancak, değerini bilenin yanında kıymetlidir.
Mevlana'ya sormuşlar; "Sen bu ahlakı kimden öğrendin" diye. Mevlana da; "Ahlaksızlardan öğrendim" demiş. "Nasıl olur ahlaksızlardan ahlak öğrenilir mi?" demişler. Mevlana; "Evet öğrenilir. Onlar ne yaptılarsa tersini yaptım ve doğrusunu buldum." demiş.
Mevlana der ki; İki şey yıkar insanı; Dostundan gelen ihanet ve düşmanından gelen merhamet.
İnsanı gördüklerinden ibaret sayma. Göremediklerinde ara. İçidir hakikatin resmi, dışı sadece bir manzara.
Ey insan! Kadere az bahane bul. Buğday ektin de arpamı biçtin?
Hayvanlara bak, hepsinin de başı yere eğilmiştir; Adamsan kendine gel de başını yücelere kaldır!
Toprağa mensup insan, Hak'tan ilim öğrendi. Ve o bilgi ile yedinci kat göğe kadar bütün alemi aydınlattı.
İnsan bir cevherdir, gökyüzü ona arazdır. Her şey parça buçuktur, maksat ise insandır.
Dünyanın yarısı akbabadır, yarısı leş; kendinize gelin de akbaba gibi leşe göz dikmeyin. O aldatan nefis, ululuktan, aldanıştan, aldatıştan ibarettir; kendinize gelin de o aldatıcıya gönül vermeyin.
Tek tek gidenler gibi sende gidersin bir gün. Yalnız kalmayı istemiyorsan, hayırdan, iyilikten evladın olsun.
Aşık olun ey insanlar, aşık olun. Kara gözlere değil; kara gözleri yaradana, güle değil var edene...
İnsanlar senin kalbini kırmışsa, üzülme. Allah; "ben kırık kalplerdeyim" diye buyurmadı mı?
Ey külliyat ile karışmış olan, ey insan! Basit cisimlerin halini de kendinden kıyas et!
İnsan, Allah'ın varlığını gösterir!
Kıyâmet günü adâlet günüdür. Adâlet demek, herşeyi yerli yerine koymak demektir. O gün külâh başa, ayakkabı da ayağa aittir!
Bütün kainat birbirine sevgi ile bağlanmış. Sevgini vermesini öğren, gönlün anlasın ki hepsine yer varmış. Sevgisiz insandan dünya korkarmış.
Susmak mânâ eksikliğinden değil, belki mânânın derinliğindendir...
İncir çekirdeğini doldurmayacak kadar diye, niye küçümserler ki; kalp pek mi büyük incirden? Bakın bakalım insanlar neler çekiyor incir çekirdeği kadar kalbe düşenden.
Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder, hem kendini. Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi, emin olmadığın sevgiye teslim etme kendini.
Neden Adem'in yaratılması kırk sabah sürdü; o balçığı niçin yavaş yavaş insan haline getirdi (düşün).
Güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel, ümidi bırakma! Akıllı insan bilir ki, ölümün arkasında bile daha güçlü bir hayat beklemektedir.
Önemli olan seni tamamlayacak ruhu bulmandır. Her peygamberin verdiği öğüt aynıdır: "Sana ayna olacak insanı bul".
Ben ne insanlar gördüm üstünde elbise yok; ne elbiseler gördüm içinde insanlar yok.
Bil ki; domuzların önüne inciler serilmez. Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez. Ne fark eder ki; kör insan için elmas da birdir camda. Sana bakan kör ise, sakın kendini camdan sanma.
Sen anılması güzel olan bir söz ol. Çünkü insan; hakkında söylenilen güzel sözlerden ibarettir.
Unutma ki, nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır. Ve her canlıya ölüm vardır. İnsan ölür ama ölmeyen insanlıktır.
Kibir; Kendisinden habersiz, kendini bilmeyen insanın durumudur. Tıpkı güneşten haberi olmayan buzun kendini bir şey zannetmesi gibi.
Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
Öğüt verecek insana değil, örnek olacak insana ihtiyaç var.
Kötüye yormak ve vehim yapmak insanı derdi yokken bile hasta eder. Onun için olaylara iyi bak.
Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman yıl gibi gelir.
Suskunluk yaranın kanamasıdır. Suskunluk dününü öldürmenin yasıdır. Suskunluk insanım diyenlerin sahteliğine lal kalınmasıdır.
Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
İnsan odur ki, başkasının incitişiyle incinmesin. Ve insan odur ki, incitilmeye müstahak olanı incitmesin.
İnsanları iyi tanıyın, her insanı fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.
Allah, insanı yavaş yavaş tam kırk yılda kemal sahibi yapar, olgunlaştırır.
Ey insanların ayıbını arayan kişi! Cennete girsen orada ki tek dikenli gül sen olacaksın.
Akıllı o kişidir ki, insanların müptela oldukları belalardan ibret alır.
Dertli insan içi duman dolu bir odaya benzer. Onu dinlemek; o odaya bir pencere açmak gibidir.
Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak.
Yaşamak direnmektir, sevmek güvenmektir. Unutma, insan çoğu zaman dünyanın hakimi, bazen de küçük bir kalbin esiridir.
Dua edecek güzel bir gönlün yok ise, güzel yürekli insanlardan dua iste.
Her şey incelikten, insan kalınlıktan kırılır.
Acı suda tatlı suda berraktır. Sakın görünüşe aldanma. Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.
Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.
İnsanlarda güzel olan yüzdür, yüzde güzel olan gözdür. Ama insanı insan yapan aslında ağızdan çıkan sözdür.
Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan; sen erken davran ölmeden önce uyan.
Hz Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî der ki; İnsanın kalbinde saklı öyle şeyler vardır ki verdikçe çoğalır. Bu hazinelerin başında SEVGİ gelir. İşte bir dostun bir dosta verebileceği hediyelerden bazıları şunlardır ki; Gönlü rahatlatacak bir TEBESSÜM! Kalbe kuvvet verebilecek bir TATLI SÖZ! Morali düzeltecek bir TAKDİR! Neşesini yerine getirecek bir ŞAKA! Kızgınlığını söndürecek bir HOŞGÖRÜ! Hoşa gidecek bir güzel DAVRANIŞ! ALLÂH'ın Râhmetini çekecek bir HAYR DUÂ!
Mevlana der ki; Bir insan bir insana aşık olmuşsa; Bu aşk, aşık olanda değildir. Aşık olunandadır. Aşık olunan, aşık olunmayı istemediği sürece ve bu ateşi içinde yakmadığı sürece hiç kimse ona aşık olamaz. Eğer ki birini sevdiysen fakat o seni senin onu sevdiğin gibi sevmemişse; Bil ki asıl olan düşündüğünün tam tersidir sevilmeyi isteyen o sevilmeyi istemeyen sen. Sürüyü arayan çobandır, koyun değil. Aşk ateşi önce sevilene düşer, ondan sonra sevene!

İlgi Çeken Sayfalar :