Mevlana Hayat Sözleri


Konya'ya gidip Mevlanayı ziyaret edenler, müzenin bahçesindeki çeşmeyi görmüşlerdir mutlaka. (soldaki fotoğrafta görünen çeşme) Çeşmenin değişik bir formu vardır. Çeşmedeki suyun bir çok çıkışı var. En üstteki musluk ikiye bölünüyor, aşağısındaki musluk ise üç farklı hale dönüşüyor. Sonraki katta iki ve en altta tek çıkışa dönüyor. Çeşmenin mimarisinde anlatılmak istenen, bizler hayata tek olarak başlarız. Çeşmenin en üstündeki gibi. Ve sonra evlenip ikiye bölünürüz, ardından çocuklar gelir, su yolu tekrar bölünür ve çocuklar da tıpkı su gibi hayata akar gider. Çocuklar gidince tekrar iki su yolu kalır, hayat yolunda biri diğerinden önce giderse tek başladığın yolu yine tek başına sonlandırmış olursun. Hayat budur ve bir çeşme formu bile koca hayat yolunu anlatmaya yetmiştir. İşte Mevlana'nın hayata bakışı da bu şekildedir. Bu sayfada Mevlana hazretlerinin hayat hakkında söylediği en güzel ve anlamlı felsefi dini sözleri bulacaksınız. Sayfa içeriği; mevlananın hayatla ilgili sözleri, mevlana hayat üzerine sözleri, hayat sözleri mevlana, hayat hakkında sözler mevlana
Bir kimseyi tanımak istiyorsan düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.
Bal yiyen arısından gocunmaz. Gül koklayan dikeninden çekinmez.
Üzülme der Mevlana ve ekler: Bir yandan korku, bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun, tek kanatla uçulmaz zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil; kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin? Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz. Yüzük olmayı dileyen taş, ezilmeyi, yontulmayı göze almalıdır.
Hayat avucundaki su gibidir; sen tutmaya çalıştıkça o akıp gider.
Ey dilim! Sen benim hem servetimsin hem felaketim. Beni bahtiyar eden de sensin berbad eden de.
İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.
Ben var olunca yoğum, ama yok olunca varım.
Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir.
Susmak mânâ eksikliğinden değil belki mânânın derinliğindendir.
Akıp giden zaman içinde bir kafesteyim, Her türlü amelde çok ahesteyim, Kabrim beni bekliyorken dünyalık hevesteyim, Uyandır artık Ya Rab! belki son nefesteyim.
Sizi harekete geçirmeyen imanın, sizi sırattan geçirmesine imkan yoktur.
Körler çarşısında ayna satma sağırlar çarşısında gazel atma.
İstedikde vermedi deme. İstemeyi bilmedin bari yalan söyleme.
Kişi kim olduğunu bilmek isterse kimleri sevdiğine baksın.
Kötü havalarda insan dosta aç olur, Bir araya gelse dost dosta ilaç olur, Bahçede tek gül bir şeye benzemez, Öbek öbek olduğunda bahara taç olur.
Bazı öldürmeler, kesmeler, darbeler hayat verir. Bahçıvan ağaçları budamasa dallar gelişir mi? Terzi kumaşı parça parça etmese elbise çıkar mı?
Sen diri oldukça, ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
Dost ise, düşünme ver ömrünü gitsin. Dost değilse. Hiç bekletme yol ver gitsin.
Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak.
Üzülme der Mevlana ve devam eder kaybettiğin her şey başka bir surette geri döner.
Eğriyi kendinde arayan, doğruyu kalbinde bulur. Aşkına emekle yürüyen, dermanı derdinde görür.
İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toplan da ufak bir imtihanda satma kendini.
Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan; sen erken davran ölmeden önce uyan.
Kişi gülüşüyle terbiyesini güldüğü şey ile seviyesini gösterir.
Ey Zulümle bir kuyu kazan! Sen kendin için tuzak hazırlıyorsun.
Güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel, ümidi bırakma! Akıllı insan bilir ki, ölümün arkasında bile daha güçlü bir hayat beklemektedir.
Her şey incelikten, insan kalınlıktan kırılır.
Dün, dünle beraber gitti cancağızım; bugün yeni şeyler söylemek (yapmak) lazım.
Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana içinde inci vardır.
Bir kimsede kibir varsa söz söylediği zaman soğan gibi kokar.
Minareden düşenin parçası bulunur, bulunur da; gönülden düşenin parçası bulunmaz.
Beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.
Ey can; hiç kimseye hak ettiğinden fazla değer verme; ya onu kaybedersin ya da kendini mahvedersin.
Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder, hem kendini. Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi, emin olmadığın sevgiye teslim etme kendini.
Yalnızlık adam olmayanın vereceği sevgiden saygıdan yeğdir.
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!
Kim, ne olursa olsun, Sevgili bizim olsun tek, Canı, Canımız olsun.
Aşk'ı yaşamak istiyorsan; önce yaşamayı öğreneceksin. Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.
Hepimiz kanatlarla doğduk. Neden yerler de sürünelim ki?
Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya.
Dünyanın en güç işi; bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin bunu nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir.
Ey hırs gecesinde uykuya dalan kişi, ecel sabahın ağardı gündüzünden kork.
Kula bela gelmez hak yazmadıkça, hak bela yazmaz kul azmadıkça.
Kanatlarla geldin bu aleme, öyleyse sürünmek niye?
Hz. Mevlânâ şöyle ifâde buyurur: İnsanı inciten kişinin, Allâh'ı incittiğinden haberi yoktur. O bilmiyor ki bu küpün suyu, Hak ırmağının suyu ile birleşmiştir. Bu gönül evinin içinde kimin bulunduğunu biliyorsanız, bu gönül sahibinin kapısı önünde ettiğiniz terbiyesizlik nedendir?
İnsanın kanadı, gayretidir.
Yaşamak direnmektir, sevmek güvenmektir. Unutma, insan çoğu zaman dünyanın hakimi, bazen de küçük bir kalbin esiridir.
İnsan içki içmekte serbest ama sarhoş olmakta serbest değildir.
Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.
Yarım nefeslik bu hayatında, sevgiden başka hiçbir şeyi planlama!
Her dil gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı sırlara ulaşılır.
Akıl padişahı kafesi kırdı mı kuşların her biri bir yöne uçar.
İnsanlar elbiseleri ile karşılanır sohbetleri ile uğurlanırlar.
Nasihat verecek adama değil, örnek olacak adama ihtiyaç var.
Gözyaşı neredeyse rahmet oraya iner.
Güzellik dilin altında gizlidir. Sükut, incelik, edep ve zerafet insanı her gittiği yerde sultan yapar.
Neden Adem'in yaratılması kırk sabah sürdü; o balçığı niçin yavaş yavaş insan haline getirdi (düşün).
Gel gitlerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin? Hüzün olgunlaştırır. Kaybetmek sabrı öğretir.
Sevdiğinizi yalnızca onun duyabileceği biçimde eleştirin. Övgünüzü ise bütün dünyaya duyurun.
Hayat Leyla'yla geçer ama gönül her zaman Mevla'yı seçer. Leyla belki bırakıp gider ama ne biz Mevla'dan ne de "O" bizden vazgeçer...
Testinin içinde ne varsa dışına da o sızar.
Aklın yoksa yandın ya kalbin yoksa o zaman sen zaten yoksun ki.
Ölüm gerçekte dirilik; görünüşte yokluk; hakikatte ebediliktir.
Başkalarının bahtiyarlığına imrenme. Çok kimseler var ki, senin hayatına gıpta ediyorlar.
Leş bize göre rezildir ama domuza köpeğe şekerdir helvadır.
Kapı açılır sen yeter ki vurmayı bil. Ne zaman? Bilmem! Yeter ki o kapıda durmayı bil.
Sen verdikçe dost görünen çok olur. İste de gör, hepsi yok olur. Sen kendine yetmeyi öğren, tüm dünyanın malına gönlün tok olur.
Bir garip görürsen bir yerde sevindir. Dikeni gül eyleyen bil ki; dilindir.
Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. Birincisini zaten bulamazsın, ikincisinde ise, bulduğun her kusur, öğrendiğin her ayıp sahibini değil, seni çirkinleştirir. Her ikisi de seni mutsuz eder.
Mum olmak kolay değildir. lşık saçmak için önce yanmak gerek.
Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.
Üzülme! Dert etme can! Görebiliyorsan, Dokunabiliyorsan, Nefes alabiliyorsan, Yürüyebiliyorsan, Ne mutlu sana!
Mevlânâ Hazretleri şöyle buyuruyor: Gecenin hakikatini görebilen, uyumak istemez. Uykudan kaçar. Birçok nurlu gönüller, nurlu yüzler, tertemiz canlar geceyi ihyâ ederler, uyumazlar, ibâdet ederler, Allah'a yalvarır yakarırlar. Senin canın hakkı için hayırlı işler yapmaktan vazgeçme, uyuma! Gaflete dalma! Bir geceyi ömründen azalmış bil, eksik say, uyanık kal, uyuma! Kendi hevâ ve hevesine uydun, rahatını düşündün, binlerce gece uyudun. Ne olur bi gececik de Sevgilinin hatırı için uyuma! Sabaha kadar uyanık kaldığın, "Yâ Rabbî, Yâ Rabbî!" diye feryâd ettiğin o hastalık gecesini hatırla, o geceden kork da uyuma! Cenâb-ı Hakk: 'Dostlar, geceleri uyumazlar.' (zâriyat) buyurdu. Bu âyeti duyup hatanı anlayarak utandınsa, artık uyuma.
Kimi lokmama geldi kimi hırkama hala bana gelen yok.
Önemli olan seni tamamlayacak ruhu bulmandır. Her peygamberin verdiği öğüt aynıdır: "Sana ayna olacak insanı bul".
Hayat bir nefestir, aldığın kadar. Hayat bir kafestir, kaldığın kadar. Hayat bir hevestir, daldığın kadar.
Ümit, güvenlik yolunun başıdır.
Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı ki dünyanın da sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!
İncir çekirdeğini doldurmayacak kadar diye, niye küçümserler ki; kalp pek mi büyük incirden? Bakın bakalım insanlar neler çekiyor incir çekirdeği kadar kalbe düşenden.
Olumsuzlukları hoş görmek ne iyidir. Zira bütün ırmaklara su veren deniz bile her çöpü başının üstünde taşır, ama deniz bu kereminden dolayı eksilmez. Zaten sevgi ve hoşgörü insanlıktır.
Kargalar gülistanı işgal ettiklerinde bülbüller siner ve susar.
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.
Bu dünyada hiçbir kimse yoktur ki, bir dertten kaçsın da; "kurtuldum!" derken daha beterine uğramasın.
Bedenler ağızları kapalı testilere benzerler. Sen testinin içinde olana bak, testiye bakma.
Dünya gözü ile bakan yüzü; gönül gözü ile bakan özü görür.
Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.
Ney sükutu anlatıyorsa neyzene yakışanda sükutu yaşamak olur.
Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.
Neyi arıyorsan sen O'sun der Mevlana. Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık.
Emek ver, kulak ver, bilgi ver, ama sakın boş verme.
Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
İçinde azıcık nur olmayana dışarıdan verilen öğüt fayda vermez.
Yok dünyada hicrandan daha acı Ne istiyorsan et de onu etme.
İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir.
Aşka uçmadıktan sonra kanatlar neye yarar?
Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir.
Herkes aynı fikirdeyse hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.
Gül, o güzel kokuyu, dikenle hoş geçinmekle kazandı.
Aşık bir fedaidir. Aşığa göre; bir yerden bir yere göçmenin - ölümün yahut yaşamanın hiç bir farkı yoktur.
Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.
Üç sözden fazla değil , tüm ömrüm şu üç söz; hamdım, piştim, yandım...
Yalnızlığın en kötüsü seni anlamayanların arasında kalmaktır.
Senin belirtin olmadan hayat belirtisi yoktur.
Ölüyüm ama mezarda değilim. Diriyim ama hayatta değilim.
Cibilliyetsize ilim öğretmek eşkıyanın eline kılıç vermektir.
Pisler pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
Ey insan Kaf dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı var üzdüğün kadar üzülürsün.
Seni Seveni Zehir Olsada Yut Seni Sevmeyeni Bal Olsada Unut!
Bu dünya, yaptıklarımızın yankılanıp tekrar bize döneceği bir dağdır.
Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
Hayat sana arka arkaya dikenleri gösteriyorsa sakın üzülme, aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de gönderecektir.
Tertemiz duygularla sevin! Çocuklar gibi sevin! Melekler gibi sevin! Kar taneleri gibi sevin! Benim gördüğüm yerlere, Bir tek sevenler gidiyor...
Resimler ister haberleri olsun, ister olmasın, hepsi de ressamın elindedir, o elden çıkar.
Sen duru bir su gibisin. Yaptığın kötülüklerle bu temiz suyu bulandırma.

İlgi Çeken Sayfalar :