Kahırlı Sözler


Bu sayfada kahırlı sözler bulacaksınız. Sayfa içeriği; kahır ile ilgili sözler, kahırla ilgili sözler, anlamlı kahırlı sözler, sevgiliye kahırlı sözler, arkadaşa kahırlı sözler, dosta kahırlı sözler, en güzel kahırlı sözler, hayata kahırlı sözler

Ben sensizdim akşamın yaklaştığı saatlerde. Kahrolursun görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır, ansızın her gün batımı...

An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış. Kahkaha bir maske derler bilrimisin? İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış...

Her şey o kadar saçma ki, bir kenara çekilip avazım çıktığı kadar kahkaha atasım var...

İnsanın zor günlerinde yanında dostlarının olması ne güzel. Teşekkürler terlik, çay, kahve, müzikler, yemekler, bilgisayar ve aynam...

Kaç megapixel kamerayla fotograf çekersen çek, yüzündeki kahpelik ifadesi hiç gitmeyecek...

Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer, ben çok pahalı bir tabloyum....

Güldüğüme bakmayın kalbim kırık attığım kahkahalar aslında bir hıçkırık...

Her rengin bi kişiliği vardır. Her kişiliğin de bir rengi. Ben senin rengini buldum, kahperengi...

Ömür boyu kalır mısın yanımda? Yoksa ölüm boyu kahır mısın hayatıma? Canıma et misin? Canımdan etmeye sebep mi?

Kahve gibi olmalı insan. Kahve gibi dostları! Bir de onlar az olur ama damaktaki tatları hiç unutulmaz...

İhanetinle dinden çıktı bu aşk! Hiç bir dua bizi bir araya getiremez artık...

Zormuş SEVMEK.... adını koyamamak.... benim.... diyememek hep yakın hissedipte hiç yakın olamamak. Ne zormuş sevgiliye bir el uzatıpta yavaş yavaş geri çekmek mecburen.... Ve ne zormuş ona dokunup kokusunu hissedememek...... Adı HASRET.... Adı ÖZLEM.... Adı ACI.... Adı UZAK.... Adı RÜYA....

Asıl gurbet; memleketten uzak olmak değil, seni anlayabilecek insanlardan uzak olmaktır!

Biliyorum ki düşmek değildir insanları üzen... Elinden tutar gibi yapıp aslında itendir insanı hayata küstüren.

Bir atılımlık kurşun kaldı gözlerimde. Ya senin kalbine sıkacağım, ya da sensizliğimin ömrünü vuracağım...

Seni hatırlatan her şeyde, katledilmiş mutluluklarım var. Her gülüşüm kanla karışık yağmurlu şimdi...

Ben içimden geleni de yaptım, elimden geleni de. Sen ikisinde de yoktun...

Her acı, her sızı, geç de olsa bir gün geçer elbet. Kalan hayat, birilerinin dediği gibi devam eder: Sen sağ, ben selamet.

Ne kadar kuvvetli çektiysem seni içime, şimdi bir o kadar kuvvetli tükürdüm emin ol. Bende "sana ait" sadece tiksinme kaldı....

En rezil erkek, sevgilisiyle yaşadıklarını arkadaşlarına anlatandır.... En rezil kadın, iki günlük sevgilisiyle anlatılmayacak şeyler yaşayandır...

Sen giderken beni nereye götürdün? Aylar oldu kendime bir türlü gelemiyorum...

Oyuncakları Bırakıp Yüreklerle Oynayalı, Oyunların Adı Aşk Kaldı...

Beni bana emanet ettiğin gibiyim. Ne gözlerime göz değdi, ne yüreğime ateş. Seni acılarımın içinde canım gibi saklıyorum...

Doğruyu söylemek gerekirse, hayatım acı bile vermeyen upuzun bir sıkıntıdan ibaret!

Hayır ben yaşlanmadım! Sadece hayat büyüdü gözümde...

Senin uçurum gibi gözlerin vardı. Benimse intihara meyilli sevmelerim!

Mahşeri bekliyorum! Söyleyecek çok sözüm var orda. Sen sıratta yürürken, ayağına ben takılacağım...

Ben sigara dumanının altında yana yana en sonunda kül oldum. Sen kibritin hiç yanmayan ucunda birinin hayatından geçmiş oldun...

Korkuyorum! Ya seni ararken sizi bulursam...

Ölümümü diriltmek istiyorum yokluğunla. Kendimi diriltecek kadar ölü, seni ölümüne sevecek kadar deliyim ben...

Sen dardaysan ben zordayım, sen ateşteysen ben kordayım. Bir gün bu dünyadan göçüp gidersen, bilki senden önce ordayım!

Hani derdin ya kimse dolduramaz yerini, o yüzden mi aldin koynuna hergün ayri birini. Artik taktir ediyorum seni, çünkü bu kadar hemen kimse çeviremez kerhaneye kalbini.

Hayatıyla cebelleşen bir ölüm taliplisiyim artık...

Deli gibi sarhoş olup her şeyi iki tane gördüğümde bile, sen birtaneydin...

Bu ara genç yaşımda ölsem de, organlarımla 5 kişi hayata tutunsa hallerindeyim...

Uyumak zor, uyanmak kolay olacak. Sabahı iple çekeceksin. Ne geceler rahatlatacak seni, ne gündüzler! Ölmeyi isteyip ölemeyeceksin...

Tekrar tekrar seni düşünüp acı çekmemek için, kendi düşüncelerimin katili oldum ben...

Gözyaşıma senin acın karıştı...

Tamam mesafeler aşka engel değil ama ben burada ağlasam senin yanakların ıslanır mi?

Ben sana uyandım yine, Sen başkalarıyla uyurken...

Ah gönlüm! Neden kitap gibi sessiz, kilit gibi geçitsizsin? Senide mi astılar yâr/ağacına...

Aferin! Ne mutlu sana, parayla mutlu oluyorsun. Peki sevgilinin hislerini, hangi dövizcide bozduruyorsun?

Kendi Yüreğimin Gurbetinde Üşüyorum! Bana Biçilen Mutluluk Oyununu Oynuyorum. Yorulsamda Yürüyorum, Ağlasamda Gülüyorum...! Şu Hayatta Belkide En Çok İhtiyacım Olan Şey, Sahte Olmadan Gülen Bir Yüz. Yalanı Olmadan Seven Bir Kalp...

Şimdi kapıdan gireceğini hayal ediyordum, bana güleceğini. Sonra kızıyorum kendime, giden sen değil miydin en önde...

Benim olmayan o kahpe kalbine sesleniyorum. Çok alma içine, muhtaç kalırsın sevgime...

Öldün mü kaldın mı diye sorma artık bana, sen giderken ölende bendim kalanda.

Canımı acıtsalarda... seni hatırlattıkları için iyi ki varlar!

Görünüşe aldanma; Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bugün sana Hayat veren su, yarın seni boğabilir.

İsraf etmeyin! Yaşamı, zamanı, sevgiyi, saygıyı. Ve en çokta iyi niyeti...

Senin dünyaya bakan penceren kirli ise, benim çiçeklerim sana çamur görünür...

Sigara gibi olacaksın bu hayatta... Yanacaksın ama kendini zehirlenmeyeceksin! Bağımlı olacak seni seven bırakamayacak. Üstünde öldürür yazacak ama yinede vazgeçilmez olacaksın...

Doğru zamanda gelen yanlış insana tanıdığın şansı, yanlış zamanda gelen doğru insana tanımadığın sürece, üzülen hep sen olursun!

Vur emri ile aranan bir 'firari' sınırı ihlal eden bir 'kaçakçıymışsın' gibi saklıyorum seni 'can-evimde' bilesin!

Orta yolu olmayacak bunun, ya sen çık bu kalpten, ya da ben çıkayım artık bu bedenden!

Masada birakilmis çay gibiyim gittikçe soguyorum hayattan...

Ne yarım kaldım senden sonra, ne de yaralı. Ne sen yıkabilirsin beni, ne de kralı!

Yara en çok avucunun içindeyse sana aittir! Sıkarsın avucunu, canın yanar... Ama senden başka kimse bilmez neden acıdığını...

Sen gidince boğazıma dolandı bir kördüğüm. Benimle yaşamaktan mı korktun? Ey uğruna öldüğüm...

Herkesin cehennemi farklıdır. Sadece alev ve acıdan oluşmaz. Asıl cehennem, yolunda gitmeyen hayatındır...

Gidişin beni öldürür mü sanıyorsun? Ben kendimden vazgeçmişim! Sende kimsin?

Tırnakları yenmiş bir hayatın, kanayan parmak ucundaydı umutlar...

Kim demiş içmem diye, az önce bir büyük "sen" devirdim, körkütük yüreğime...

Belki senin için bir hiç kadar değersiz olmuşum. Umut fakiri yollarımda, yanımda yokmusun?

Sensiz nefes alamıyorum diyen sevgili, günlerdir kimlerin suni teneffüsüyle yaşıyorsun!

Bizim Kurduğumuz Hayallerde Ölüm, Yaşadığımız Hayatta Ölümün Kendisi Vardır...

Bende yokluğunun kıyameti koparsa, sende varlığımın cenaze namazı kılınır...

Bir kadın seni gözden çıkarttıysa, sen daha önce yoldan çıkmışsın demektir...

Hayatımda bir kez olsun varlığını hissetmediğim insanın, kalıcı izlerini taşıyorum...

Hiç kimse kahır yaşamak için aşık olmaz: "Kahrın da hoş" diyebilmektir aşk. - Nuri Pakdil

Farkında olmadan yeniyorsun bazı şeyleri, üstesinden geliyorsun. Kahır ve pişmanlık duyduğun her gün için, bir yaran küçülüyor, sen farketmiyorsun. Geçiştiremiyorum, taşıyamıyorum, yapamıyorum diyorsun ama alışıyorsun zamanla. unutma; alışmakta, en az unutmak kadar zordur.

Hoştur bana senden gelen, ya gonca gül yahut diken. Ya hayattır yahut kefen. Narın da hoş, nurun da hoş. Kahrın da hoş lütfunda hoş. - Yunus Emre

Sükut eyledim "kahrı var" dediler. Biraz söyledim "zehri var" dediler. Sustum kahrından susuyor dediler, biraz konuştum zehrini kusuyor dediler.

Zengini öyle karşıla ki; gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğine kahretsin.

Ayağın taşa takıldığında "Allah kahretsin" bile dememelisin, dua etmelisin ki taşa takılan bir ayağın var. - Necip Fazıl Kısakürek

Ne kahrı desti adadan ne lütfu aşinadan bil. Umurun Hakk'a tefyiz et Cenabı Kibriya'dan bil.

Dost, vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş. Biz dostlarımızı kır çiçekleri gibi avucumuzda değil, kurşun yarası gibi yüreğimizde saklarız.

Sabrın sonu selamet, sabır hayra alamet. Bela sana kahretsin, sen belaya selam et. - Necip Fazıl Kısakürek

Güzel Allah'ım, senden ne gelecekse gelsin; Sen ki, rahmetinle de kahrınla da güzelsin. - Necip Fazıl Kısakürek

Bir kalbim var ki, benim, sevdiğinden burkulur; kahredenden ziyade, sevilenden korkulur. - Necip Fazıl Kısakürek

Hayat öyle lanet bir şey ki; Sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadığın için kahreder. - Charles Bukowski

Akıllı olupta dünyanın kahrını çekeceğine; deli ol da dünya senin kahrını çeksin.

Sevgilinin lütfunu gördüğünüz zaman onu sevmek kolaydır, peki ya kahrını görünce de sevebilir misiniz?

Bir adın kalmalı geriye, birde kahreden gurbet... Beni affet: Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç. - Nazım Hikmet Ran

Sen ol da, ister yar ol, ister yara. Lütfunda başım üstünde, kahrında.

Belki de şu kahrolası dünyada herkes birbirinden korkuyordur. - John Steinback

İlgi Çeken Sayfalar :