Hüzünlü Sözler


Bu sayfada hüzünlü sözler bulacaksınız. Sayfa içeriği; çok hüzünlü sözler, en hüzünlü sözler, hüzün dolu sözler, hüzünlü sözler kısa, hüzünlü ayrılık sözleri, hüzünlü whatsapp sözleri, hüzünlü whatsapp durumları
Sonra gitgide hissizleşiyorsun azizim. Kimse ne muhabbet ehli, ne de yol arkadaşı gibi görünmüyor gözüne...
Benimkisi, hiçbir zaman hiçbir şeyle açıklanamayacak kadar derin, hiç kimsenin anlayamayacağı ölçüde karmaşık ve acayip bir yorgunluktu...
İnandığım doğrular değişmedi, inandığım insanlar değişti...
Ulan yaramızda, yarabandımızda aynı kişi. Dikişimiz zaten eksik...
Uzun bir süre sonra uzaktan gördüm seni. Sen yine görmedin tabi beni. Değişmişsin... Hafif kilo almışsın, birazda sakalların çıkmış. Gülüşün daha bi güzelleşmiş sanki, gözlerin bi ayrı gülüyor. Ama değişmeyenlerin de var tabii. Hâlâ beni sevmeyişin gibi...
Hüzünlü bir konuşmanın ortasında ses tellerine astım kendimi. Biz, bize yetemeyiz artık...
Herkes leblebi yer gibi sinir hapı atıyor ağzına, herkes gazetelerin birinci sayfasında pıhtılaşan kanlara göz ucuyla bakıp bakıp susuyor ve herkes adımını ileriye değil de, kendi içine doğru atıyor...
Alışmaya çalışmak diye bi şey yok, alışmak zorundayım...
Ve kadın yine ağladı. Hiç değmeyecek adam uğruna...
Kapıları çekip çıkmak kolaya kaçanların hikayesidir. Kapıları kapattığında ise odada tek başına kalanların hikayesi hüzünlü...
Bir şehrin en hüzünlü yeridir, otobüs terminali...
Mutlu bir hikaye olabilirdik, hüzünlü bir şiiriz artık...
Şimdi hüzünlü bir sokakta bir kaldırım taşı umutlarım, üstümden geçenlere inat bahar diyorum bahar gelecek taşlarımın arasından bile çiçekler açacak o zaman bu şiirler yeniden umut kokacak sonra bu sokağın adı umut olacak kadınlar gülecek adamlar huzur bulacak...
O öyle bir kadındı ki ; yalnız kalması gereken bir insan olduğuna ikna edilmişti ama yalnız kalmayacak kadar hüzünlüydü...
Fakat ellerimi uzattığım adam parmaklarımı kırdı...
Ve bu yorgun, bu hüzünlü yüreği, benim değilmiş gibi, hiç kimse görmeden, şöyle bir yol kenarına bıraksam...
Hüzünlü ruhlar bir benzeriyle karşılaştığında huzur bulur. Bir yabancının yabancı bir diyarda başka bir yabancıyı gördüğünde sevinçle el çırpması gibi, şefkatle birleşirler. Hüzün ortamında birleşen yürekler mutluluğun zaferiyle ayrılmayacaktır. Gözyaşlarıyla yıkanan sevgi sonsuza kadar saf ve güzel kalacaktır.
Hayatın en hüzünlü anı, Mevsimine kapıldığın kişinin Bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını Anladığın andır. Bırak, gitsin... Bırak, git...
"Uyuyucam" diyen hüzünlü kadın; Önce tavana bakacak, Sonra ağlayacak, Siz uyuyor sanacaksınız, Anlamayacaksınız...
Aslında bana düşmüş olduğun boşlukta seni yukarıya çekecek bir dal gözüyle bakabilirsin. Seni kurtarmayı bekleyeceğim ama sen geldiğinde sonbahar da gelmişse kusura bakma sevdiğim ama gitmiş olacağım.
Seni seviyorum,biraz hüzünlü seviyorum. Seni seviyorum ama biraz mutlu seviyorum. Seni neden seviyorum bilmiyorum ama sadece seviyorum işte. Küçük bir çocuğun çamurla ilk buluşması gibi heyecanlı seviyorum. Sadece seviyorum...
Sen bakma benim bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim. Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz...
Şehir yorgun, sokaklar hüzünlü, banklar hep yalnız. Ve ben bekliyorum...
Dünyanın en hüzünlü cümlesi; "Olsun ya alıştım ben"...
Hüzünlü bir yağmur bu, Lâl olmuş satırlarıma avare avare esen. İnanmasın yüreğin papatyanın seviyor-sevmiyorlarına, şimdi savurma vakti dualara "Amin" leri, Mehtabı Yusuf, gölgesi Züleyha yâr kuyularına...
Hayatta hiçbir yerin, boş bir yatak kadar hüzünlü olmayacağını öğrendim...
Hayatın en hüzünlü anı, mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın andır...
Bahara bir dilim mavi var. Son çeyrek biraz hüzünlü olur, olsun...
Neşeli süsü verilmiş hüzünlü bir Neşet Ertaş türküsü gibiyiz. Bestemiz ayrı telde, güftemiz ayrı...
Çok gülüyorsun bu aralar. diyorlar. "Saklayacak çok acım var." diyemiyorum...
Kalemim içimdeki cesetleri çiğniyor olmalı. Ne kadar ölü varsa içimde, ruhum yasta. Kelimelerim hiç tebessüm etmiyor...
Ölünce Ne Diyecekler? Muhtemelen; Ölüm Sana Yakışmadı... Normal Tabi, Dirimizi Beğenmedilerki Ölümüzü Beğensinler...
Yükseklik Korkun Yokmuydu Senin? Nasıl Düştün Gözlerimden Öyle !
Rabbimden başka İlah, gülüşümden başka silah tanımam...
Bence bir gün dön. Artık kendimi zannedebileceğim bir şey kalmadı...
Her acı, her sızı, geç de olsa bir gün geçer elbet. Kalan hayat, birilerinin dediği gibi devam eder: Sen sağ, ben selamet.
Anlamıyorum, boğazımızda kalan mutluluğun çıkması için mi bu sırtımızdan vuruluşlarımız...
Sesim hafif çatlak ve ellerin bu defa hiç olmadığı kadar uzak....
Bunca acıyı çekmez hiç kimse ve bunca ölümden kolay dönüImez bu kadar sevmeyince...
Bende binbir renk çiçek açardım da. Gel gelelim güneş değmiyor yapraklarıma...
Bir insan eğer çok gülümsüyorsa, Emin olun ruhunda depremler vardır. Çünkü acıyan kalbinse, kimse bilsin istemezsin.
Oysa ne çok cümlem vardı benim. Her şeye inat, yüreğimi ısıtan ne çok hayal. Yere düşen ilk kar taneleri gibiydi tutunamadık...
Bir nesil geliyor. Aklı fahişeleşmiş, fikriyse fuhşa hamile...
Çok Konuşmak Dostluğu Bozar, Lüzumsuz Konuşmak Ayıpları Açar, Acı Söyleyenden Dostlar Kaçar.
Seni gördü diye tutuksuz yargılanıyor gözlerim. İllegal bir aşk'ın, sicili bozuk seveniyim ben...
Bizim Kurduğumuz Hayallerde Ölüm, Yaşadığımız Hayatta Ölümün Kendisi Vardır...
Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu. İnsanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu!
Kurduğumuz Hayalleri Büyük Kabusa Çevirenleri... Elbet Birgün En Tatlı Rüyalarından Uyandıracağız...
Ben 'ACILARIMLA' Dostluk Kurdum...
Rüzgar yine kokunu getirdi, anlayacağın bu gece de canım burnumda...
Aklımdasın diyen balıklar, ömrümdesin diyen kelebekler gördüm...
Beni hayata bağlayan bir şey yok. 'Gitme' diyecek hiç kimse yok!
Vicdanının sesini duymuyorsa; yanılıyor, azalıyor, ölüyor insan...
O kadar kirlenmiş dostlarım var ki, arkasına geçip beni yıka yazasım var...
Yarınlar hep güzel olacak, dünde dediğimiz gibi...
Keşke hayatımın bazı bölümleri için şunu söyleyebilsem: Bunlar montaj!
Bana geleceğin saati söyle. Tarihi bilmesem de, beklerim seni...
Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. Kiminin kalbi, kiminin ruhu, kiminin de bir beyni yok!
Yarı Ölü, Yarı Diriyim. Azer Bülbül Misali; İyi Değilim!
Seda Sayanin oglu Audi R8'e biniyor deyip isyan edeceginize, Sabanci'nin oglunun bindigi tekerlekli sandalyeyi görüp sükredin...
Ben iyiyim doktor. Sen yüreği insan olmayanları tedavi et. Bendeki hastalık sadece insan sevigisi...
Ve Anlıyoruz Ki, Canından Çok Seven Değil De, Babası Zengin Olan Kazanıyor Bu Hayatta...
İlacı olmayan bir hastalıkmış özlem. Öyle ki, içtiğim çaya bakınca bile geliyorsun aklıma...
Sevdiği arkadaşıyla kavga ettiğinde bir büyüğümüzün, "hadi öpüşün barışın" demesiyle hemen barışan çocuklardık biz. Nefret nedir bilmezdik....
Kalbim bir avrupa ülkesi gibi, herzaman sonbahar, her zaman yağışlı, arada ziyarete gelen olduğu zaman, biraz güneş açıyoruz, fotoğraflarını çekiyorlar renkli sokaklarımın gözleri kamaşıyor, ziyaretleri bitince, yine yağmaya başlıyoruz, hava durumu sağnak yağmurlu...
Adam kadını özledi, başka kadına sarıldı. Kadın adamı özledi, adamın yokluğuna sarıldı...
Az ömrüm kaldı. Çünkü çoğu sana ikramımdı...
Belki, tavrın beni en ağır küfürlere tahrik eder ama yüzümde ki o iplemez gülüşüm senin gelmişini, geçmişini tatmin eder !
Kimseye güvenmeyeceksin ağa! Gündüz hayatına, gece rüyalarına tecavüz ederler...
Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını. Kırılan kalbinide öyle unutacaksın...
Ölüm değilse bizi ayıran, yazık olmuş...
Bu kaçıncı cemredir kalbime düşüyorsun. Nasıl bir baharsın ki hâlâ üşütüyorsun.
Beni cehenneminle korkutma! Ben yanmaya razıyım, sen seyretmeye hazırmısın?
Kimi sevdiysek, uzaklara gitti. Çoğu zaman ölüm ayırdı, kimi zaman gurur...
Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim yere düşen edebinize takılmamak...
Bazen aynaya bakmak geliyor içimden sırf, sırtımdan vurmayacak birini görmek için...
Bazıları gitmeyi bile beceremiyor. Ya anısı kalıyor, ya acısı...
Basit insanlarla uğraşma, unutma kartal sinek avlamaz...
Benim Kalbim Temiz Dünyanın En Kirli Cümlesi!
Yaşadıklarından sen sorumlusun. Kader ve kısmet sadece isimdir...
Sana ağır gelir benim sevgim.... Dengeni kaybedersin.... Kiliseye girer selamün aleyküm dersin....
Söküklerimi dikerken, döküklerimi toplarken, kapı çalacak biliyorum...
İçime ata ata yokluğunda sevdim seni. Sen de başkalarıyla yata yata unuttun beni!
Yükle yalnızlığının bütün gri bulutlarını sırtıma. Vücudum yağmur sonrası toprak koksun...
Kaç megapixel kamerayla fotograf çekersen çek, yüzündeki kahpelik ifadesi hiç gitmeyecek...
Bende bilirdim başkasını sevmeyi ama, kalbim tek sende kaldı be sevgili. Kuran'da geçtiği gibi; "helalin varken harama el uzatma" misali...
Ve bir gün hasta olmasına bile dayanamadığınız insanın, içinizde ölmesi için dua edersiniz...
Helal etmiyorum hakkımı! Uyuyamadığım geceleri. Annen ayaklarıyla üzerinde tepinse bile göremezsin sen cenneti!
Ölümden niye korkar ki insan? Ölsen böcekler bedenini yiyecek, yaşasan insanlar ruhunu yiyecek...
İnsanlık çok ilerledi.... Artık görünmüyor!
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde, yollara küfrettim her gidişinde...
Benim tek iki yüzlülüğüm canım yanıyorken gülüyor olmamdı...
Yanında olmak isteyip de olamadığım bir gün daha bitiyor. İyi geceler sol yanım...
Ne zaman perde açılsa içime, hep senin rolün veriliyor bana. Sen oynuyorsun, ben susuyorum...
Üflenti masallar bunlar 'Aşk' mı? Boşversene... Yemişim aşkı, üfle gitsin. Her defasında 200 promil YALAN çıkacak nasıl olsa.
Susulanları burda duymasan da olur... Yazılanları kıyamette okuyacaksın nasılsa!
Ben küçüktüm. Önce onunla tanıştım, sonra acısıyla. Büyüdüm...
Adımı avucuna yaz, aklına geldikçe yalarsın...

İlgi Çeken Sayfalar :