Hayattan Bıkmış Sözler


Bıktım usandım bu hayattan! Her insan kurar bu cümleleri aslında. Kimi gerçekten bıkmıştır kimi de bir kurtuluş bir çare arıyordur dertlerini anlatabilmek için. Ama unutmayalım ki hayat yormaz bizi. İnsanlar yorar, onlar bıktırır. Bir dost, bir eş, bir arkadaş veya o vefasız sevgili yorar bıktırır usandırır bizi... İşte güzelcümleler.com olarak bu sayfada hayattan bıkmış yorulmuş ve beklentisi olmayan durumları anlatan sözler derledik. Sevgiyle kalın unutmayın her zaman en güzel sözler ve anlamlı cümleler için guzelcumleler.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Sayfa içeriği; hayattan bıkmış sözler, hayattan bıkkınlık sözleri, hayattan bıktım sözleri, hayattan bıkmış sözler kısa, hayattan bıkmak sözleri, hayattan bıktıgını anlatan sözler, bıktım hayattan sözleri, hayattan bıkmış sözleri, dünyadan bıkmış sözler, hayattan bıkan sözler hayattan bezmiş sözler
Kendime "ağlayamayacağım" diye sözler verip her defasında yalnız başıma ağlamaktan bıktım. İnsanlardan, bencilliklerinden bıktım. Her gün tekrarlamak zorunda olduğum bu hayattan bıktım. Tüm duvarları yumruklamak, tüm aynaları devirmek istiyorum!
Ben kendimden bıktım! Bu hayattan son beklentim bir sahil kenarında, sevdiğim insanla biraz sohbet etmek. Sadece biraz huzur bulmak. Bu hayattan kırgın olarak ayrılmak istemiyorum...
Aslında ben de çok bıktım her şeyden ama annem üzülmesin diye gülümsüyorum...
Baktığım aynada seni görmekten bıktım. Gecenin 1'inde aniden karşımdaki duvar olmandan bıktım. Aklımı kaybediyorum derken, senin nasıl yok olmadığını görmekten bıktım. İçinde sen olan ve hala var olmaya büyüyerek devam eden her şeyden bıktım...
Şaka yaptığımı falan sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Cidden her şeyden sıkıldım ve bıktım. Keşke daha fazla uzamasa bu yaşam...
Çay içmekten, yemek yemekten, okumaktan, yazmaktan, her şeyden bıktım usandım, yalnızca görmekten, itiraf ediyorum seni görmekten bıkmadım...
Hayattan öyle bıktım ki tarifi yok artık. Öylesine bunaldım ki tanımı kalmadı anlatmak için...
Ben yoruldum insanları severken, siz bıkmadınız, usanmadınız; kırmaya, dökmeye, parçalamaya. Yetti cidden yetti. Mezarlığa döndü, beynim ve kalbim! Bıktım hayattan, bıktım sizden. Anlamsız bakan gözlerinizden... Artık umudum yok. Hayattan beklentim yok. Beni bu duruma düşüren, bu çaresizliğe iten herkesten nefret ediyorum. Hayattan bir beklentim yok. Hiç. İnsanlara eskiden güvenir, inanır, severdim. Artık kimse umrumda değil.
Neden böyle oldu ki? Hayattan bir beklentim yok özünde. Mutluluğu talep etmek bile yorucu bir eylemdir benim lugatımda. Bu yüzden az insan çok huzur fikri iyi bir fikirmiş gibi benimsedim...
Bu hayattan çoktan bıktım aslında sadece şu sokaktan sen çıkarsın diye dayanıyorum...
İyi değilim. Sıkıldım, yoruldum. İnsanlar... Her şey bazen ne kadar da üst üste geliyor. Bugünden beri ansızın gözlerim dolarken buldum kendimi. Oysa ki ağlamayı çok önceleri yasaklamıştım kendime. Arkadaşlıklar, bağlar, hedefler ve aşk... Hepsi için büyük bir çaba göstermekten yoruldum artık...
Bıktım hayattan bıktım sizden, anlamsız bakan gözlerinizden...
İnsanların hepsi yapmacık geliyor artık bana. Niye yaşadığımı bile bilmiyorum. Hayatı sorgulamıyorum. Birini gerçekten seveceğime veya sevileceğime inanmıyorum çok bıktım artık...
Beni sevme şeklinizden bıktım. Önyargılarınızdan bıktım. Verdiğiniz sözleri tutmamanızdan bıktım. Yüzüme gülüp arkamdan konuşmanızdan bıktım. Seviyesizliğinizden bıktım. Yalanlarınızdan bıktım. Melek görünüp, şeytanlıklarınızdan bıktım. Sevip görünüp, aldatmalarınızdan bıktım. Aşkınızdan bıktım. Hayattan bıktım. Ben sahteliklerden bıktım, aşağılık komplekslerine can simidi gibi tutunup onları zırh edinenlerden, kendine dürüst olamayanlardan.
İçinde senin de olduğun bir hayattan sıkıldım sıkılgan, kendi yalanlarına beni de inandırmaya çalışmandan sıkıldım yoruldum artık...
İyi olmaktan kilometrelerce uzakta bir yerlerdeyim. Yolların getirdiği hüzünle savruluyorum. Kendimi toplamaktan bıktım...
Bıktım yanlızlıktan. Bıktım insanların beni takmamasından. Bıktım dertlerimi anlatamamaktan. Bıktım tek başıma olmaktan. Bıktım mutsuz olmaktan. Bıktım derslerden. Bıktım insanları dinlemekten. Bıktım hayattan. Herkes bıktırdı beni...
Yoruldum hayattan hayatın karşıma çıkardıklarından saçma insanlardan bıktım, yoruldum, nefret ettim kendimden, gözümün yaşını silmekten, okuldan, sözlerden, egolardan bıktım!
Dedikodudan bıktım. Ezberlenmiş hayatlardan bıktım. Ezberletilmiş hayatların bana dayatılmasından bıktım! Ey hayat! Daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim senin uğruna kaybettiklerimin bedelini...
Çocukluğumu özlüyorum. Yara bere içindeki dizlerimi. Pamuk helvaya yapışmış suratımı. Elma şekerine bulanmış ağzımı. Yaramazlık yaptığımda annem göremesin diye saklandığım kapı ağzını. Oysa çoktan sobeledi hayat... Yaşadıkça düzelmiyordu hayat tıpkı yaşlanmakla büyümediği gibi kişinin... Kanat çırpan kuşlara bakın. Kanatlarının nasıl hareket ettiğine dikkat buyurun bir aşağı bir yukarı. Bir hüzün bir saadet. Böyledir hayat. Hoş bir kararda ahenk içinde dengede. - Elif Şafak
Hayat Bana Kendini Bulunmaz Hint Kumaşı Sananların Aslında Bir 'Toz Bezi' Kadar Bile Değerleri Olmadığını Öğretti...
Rüyalarımdaki Kadar Güzel Olsaydı Hayat Şimdi Saçlarım Beyazlamazdı...
Biliyorum yarınlarım dünden farksız. Hayat mı bana küstü ben mi ona küstüm hatırlamıyorum ama şu aralar fena dargınız. - Sunay Akın
Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum. Sanki hayat işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor. - Oğuz Atay
Hayat nasıl gidiyor diyorlar bilmem diyorum yaşayan birine sorun...
Her şeyden biraz kalır diyordu hayat. Kavanozda biraz kahve Kutuda bir kaç sigara İnsanda biraz acı. - Turgut Uyar
Aslında Kırmak İstemiyorum Kimseleri Ama Hayat Bu Ya Bazen Kırmak Gerekiyor Gereksizleri...
Varsa benimle bi derdin geç karşıma otur konuşalım be hayat! Yeter artık sevdiklerimi alma elimden...
Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize kırıkları sarıp onarmak sırları örtmek yaraşır. - Mevlana
Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey; değmeyenlere yüreğimin değmiş olması. - Cemal Süreya
Usandım boş yere hep gitmeler gelmelerden; Bırakın uyuyayım yandım kelimelerden. - Necip Fazıl Kısakürek
Yoruldum; ayağımın değil yüreğimin götürdüğü yerlere gitmekten. Sustum dilimdekileri değil yüreğimdekileri söyleyememekten. - Maksim Gorki
Bir gün gelip gözlerimin içerisine iyice bak. Mecburen yaşamak nedir anlarsın...
Geçer geçer neler neler geçmedi ki.... Delerde geçer! Ezerde geçer! Ama geçer...
Atladım bi köprüden yalnızlığa. Kollarını açmış beni bekliyordu son tesellim. Usulca gittim yanına. O an kollarının arasındayken ona ilk defa ne kadar çok yakın olduğumu söyledim. Onu çok özlediğimi. 'Bende seni' dedi ölüm...
Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. Kiminin kalbi kiminin ruhu kiminin de bir beyni yok!
Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer ben çok pahalı bir tabloyum...
Şu duvara o kadar çok şey yazasım varki; ama işte duvara konuşuyormuş gibi olduğu için susuyorum...
Yalandan kim ölmüş ki diyorlar. Doğrudur yalandan beden ölmez ama gönül ölür, güven ölür, insanlık ölür...
Ve bütün göndermeleri yapıyorum yokluğuna. İnim inim inleyen satırlarımda acıların koyduğu yerdeyim... Yorgunum... Anlatmak istediğim çok şey konuşmak istediğim tek kişi var...
Nasılsın diye sorma! Belçika gibiyim işte... Bir yanım yağmurlu bir yanım kara bulutlu...
Yüreği ile yaşamayana yüreğinin sesini duyuramazsın...
Ey Yar! 'Yiğidi öldür hakkını ver' demişler. Şairliğimin yarısını kalbimdeki yokluğunun yar'asına borçluyum. Teşekkürler...
Bitti dedikten sonra ne cevap bekliyorsun ki? Ne yaşanmışsa göm gitsin. Ölüye sorulmaz ki kefenin metresi sar gitsin!
Bir Mezar Şehri Gibiyim Bugünlerde. Ruhsuz Ölüler Taşıyorum. Beynimde Ve Yüregimde. Sahi Ben Kaç Damla Gözyaşıyım Gözbebeklerinizde?
Neden yorgunsun sorusuna cevap aramaktan ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum. - Cemal Süreya
Biri olacaksa geçmişimi merak ederek değil geleceğimi hayal ederek gelsin. Korkaklarla yürüdüğüm yolda tek kalmaktan yoruldum. - G. Bernard
Zaman mı kısaldı ben mi yoruldum. Eski havam yoktur söndüm duruldum. Seni gördüğümde candan vuruldum. Ölürsem kabrimi taşsız koyma gel. İyi değilim. Sıkıldım, yoruldum. İnsanlar...
Her şey bazen ne kadar da üst üste geliyor. Bugünden beri ansızın gözlerim dolarken buldum kendimi. Oysa ki ağlamayı çok önceleri yasaklamıştım kendime. Arkadaşlıklar, bağlar, hedefler ve aşk...
Hayattan bezdim. Kim ne derse desin, yoruldum, kırıldım, bezdim ve herşeyden herkesten nefret ediyorum...
Kızgınlığım, yorgunluğum geçer geçer de; kırgınlığım asla geçmez.
Bugünde çok yoruldum kanepede yatmaktan, gün boyu televizyon izlemekten, çay kahve içmekten çok yoruldum. İşim çok zor...
İnsanı ne sırtında ne de omzunda taşıdıkları yorar. İnsanı asıl yoran şey; yüreğinde taşıdıklarından göremediği vefadır.
Yoruldum artık böyle yaşamaktan, hep dert kederle uğraşmaktan yoruldum.
Aklımdaki yorgunluk duygumdu, hep bilmekti benim şansızlığım. Aklım anılarla yorgunluğumdu, uykumda bile bu yalnızlığım vardı, anlamadıklarını duygumdu. - Özdemir Asaf
Bizi yoran şartların ağırlığı değil, halden anlamayan insanların sağırlığıdır.
Hayat beni hep zor işleriyle meşgul ederek yordu ama sanmasın ki yıkıldım; bilsin ki bendeki sadece fırtına öncesi sessizlik.
Bazen insan sadece yorgun oluyor. Ne küs, ne yalnız, ne de aşık. – Cemal Süreya
Ben ruhumdan yorgunum, ruhum benden. İşte öylesine yorgunuz.
Gelme hayat benim üstüme artık ben yoruldum senin sorunlarından, sıkıntılarından. Git kendine başka birini bul.
Bu gündelik bir yorgunluk değil, hayat yorgunluğuydu...
Yorgunlukları birikiyor insanın. Hayat yorgunluğu, düş yorgunluğu, yaşamak buruk tatlar bırakıyor dilimin ucunda. Yutkunuyorum, sonra yağmurlar yağıyor inşirah bahşeden. Kayboluyorum şehrin sokaklarında. Bir namaz ferahlığı çöküyor aciz bedenime. Yağmurdan sonraki toprak kokusu gibi...
Yorgunluk hayata dair en afilli eylemdir. Gün bayrağını hayatın kalesine çektiği an başlar hareket. "Yaşıyorsam savaşmaya üşünmem" pankartları asılır gönül burçlarına. Koşturu kostümleri giyilir ve beden adımlar atar zamana. Arada nefes almak için verilir mola. Yudumlanır çaylar ve dinlenir ruh, bu çok şükür söylemidir hayata. "Çok şükür bu günde var'dım, demek ki dibine kadar yoruldum, zirveye kadar yaşadım" - Özlem Ayral
Gönül kırgınlıkları hayat haksızlıkları, kader yalnızlıkları çeken bütün kalpler...
Hayat yorgunluğu beni zafer kazanma hevesine düşürdü. - Milan Kundera
Allah'ım sabah uyandığımda tüm geçmişi mi unutayım, sanki yeni doğmuş gibi yeniden hayata başlayayım. Allah'ım sen bana yaşama umudu ver, hayata tutunma umudu ver, bana huzur ve mutluluk içinde yaşamanın yollarını göster.
Artık öyle yoruldum ki sadece yaşamış olmak için yaşıyorum. Artık senden hiçbir beklentim kalmadı hayat. Kahkaha atarak gülebilirsin.
Artık sensiz doğan günü umursamıyorum, sensiz bu hayatın anlamını bulamıyorum.
Bazen hayatı yaşamaya başladığınız kişiyle devam edemez hayata, yine aynı kişi sizi hayattan soğutur, bıktırır.
Bazı insanların dünyadan hızlı dönmelerinden, ikiyüzlü kişiliklerinden, karaktersizliğinden yoruldum, usandım. Yaşadığım bu hayattan bıktırdılar beni.
Bazı insanların ikiyüzlülüğünden, kişiliksizliğinden uğraşmakla yoruldum, yaşadığım bu hayattan bıktırdılar beni.
Bazılarının mutluluğu pazarda satılıyormuş gibi hep mutlu, benim mutluluğum ise karlı dağların arkasında saklıymış gibi zorlu.
Belki yorulmuştun, bıkmıştın, bezmiştin, yazdıkların ile yaşadıkların arasında hep yeniden boy gösteren aykırılıklardan, boyuna gerçekleşmeyecek boşuna hayaller kurmaktan. - Oruç Aruoba
Ben bu hayatı seninle yaşamaya başlamıştım ve seninle bu hayatımdan bıktım artık, yaşamak ağır gelmeye başladı.
Ben senden bıktım hayat, bana çok çektirdin, hep ağlattın bir gün dahi güldürmedin. Var git yoluna biz seninle anlaşamadık.
Ben yoruldum hayat gelme artık üstüme, vazgeçtim artık senden yeter artık alma artık benden sevdiklerimi, değer verdiklerimi.
Benim de hayattan beklentilerim ve umutlarım vardı seni tanımadan önce, ama seni tanıdıktan sonra hayattan bir beklentim, bir umudum kalmadı artık.
Benim hayallerime ulaşmam engellendi, sevdiklerim bir bir elimden alındı, yalnız bırakıldım hayatın acımasız ellerine, teslim oluyorum hayat sen kazandın.
Benim sizler gibi bir annem, babam yok zor zamanlarımda yanımda olacak, uçurumun kenarındayken bana elini uzatacak. Benim bir annem yok uyurken üstümü örtecek hem zaten benim bir yorganımda yok üstüme çekecek. Benim bir babam yok arkamda dağ gibi duracak. Evet, ben kimsesizim, kimsesiz bir şekilde hayatın ellerine teslim edilmiş biriyim.
Bıktım artık her gün aynı hayatı yaşamaktan, bıktım artık yalnız başıma bir hayat sürmekten, bıktım artık insan olmaktan.
Bıktım artık yaşamaktan, yoruldum artık yorganın altında sessiz ağlamaktan, bu hayatta bir gün olsun mutlu olamamaktan yoruldum.
Bırak yaşamaktan bıktım demeyi, gözlerimin kapağını kaldıracak kadar gücüm kalmadı.
Bir umutsuzluk var bugün yüreğimde, bir hüzün, bir sessizlik var karanlık gecelerimde, bir ağırlık var alıp verdiğim nefesimde, yaşanmıyor artık yıkılmış hayallerimle.
Bir zamanlar benimde hayattan beklentilerim vardı. Benimde mavi hülyalarım, ulaşılmaz hayallerim vardı. Artık ne bu hayattan ne de başka birisinden bir beklentim kalmadı, yarına mutlu bakabilmek için bir umudum kalmadı.
Boş ver diyorum hayat kendine başka birini bulsun canını sıkacak ama yine canım yanıyor, yüreğim sızlıyor.
Bu hayatta herkesler beni terk etti gitti, bir yalnızlığım beni bırakmadı.
Bu hayatta unutuldum, bir kenara atıldım, yaşamaktan bıktım artık.
Bu hayattan bıktım artık. Her gece yalnızlığıma mahkum olmaktan, çaresizce düşünüp, düşündükçe yanmaktan bıktım artık.
Bu hayattan umuda gidecek hiç gemim, yeni hayallere açacak hiç yelkenim kalmadı artık.
Çocuk değilim artık, büyüdüm. Biraz yorgun, biraz kırgınım yine de. Yeter artık! Giden yolunu, kalan yerini bilsin sadece. - Sunay Akın
Dallarda asılı durmaktan yorulan yapraklar da düşüyordu yerlere. - Cengiz Aytmatov
Eğer herkesler benim sigaram gibi olsaydı şimdi çok mutlu olurdum. Herkes terk etti gitti beni bir sigaram terk etmedi.
Ey hayat kulağını aç ve beni iyi dinle: "Bıktım artık yaşamaktan, yoruldum artık yorganın altında sessiz ağlamaktan. Bu hayatta bir gün olsun mutlu olamamaktan yoruldum."
Ey hayat sıkıldım artık senin oyunlarından, senin ikiyüzlü insanlarından, senin yüzüme gülüp arkamdan kuyumu kazan insanlarından sıkıldım. Bırak artık benim yakamı.
Ey hayat! Ben bıktım senden, seninle yaşamaktan ama sen bıkmıyorsun benim ile uğraşmaktan.
Hayallerim, amaçlarım, sevdiklerim, değer verdiklerim kısacası tüm beklentilerim bir bir alındı elimden, kimse anlamıyor benim halimden, bıktım artık bu bahtsız kaderimden.
Hayat ben sana çok şey verdim ama sen benden çok şey aldın.
Hayat bizi öyle bir sıkıyor ki, sanki limon sıkıp da suyunu çıkarıyormuş gibi.
Hayat her zaman mutlu ve neşeli olana güzel, derdi kederi olana acı ve ıstırap verici.
Hayat küskünüm sana, ne olur sende küs bana, bıktım artık senin sorunlarınla uğraşmaktan, hep derdini dinlemekten yeter artık.
Hayat mutlu olana güzel, derdi olan acı ve zor.
Hayat yürünmesi gereken uzun ve zor olan dik bir yokuştur. Bazıları daha yokuşun başında karamsarlığa kapılırlar ve vazgeçerler, bazıları bu yokuşu çıkamadan yarı yolda kalırlar, işte hayatını yaşayanlar ise asla pes etmeyip azmi sonunda zafere ulaşanlardır.
Hayata tutunduğum tek dalım sendin, o dalımı da kırdın.
Hayatımda hep yeni sayfa aça aça artık yeni sayfa açmaya korkar oldum. Ya o da eskiler gibi hemencecik kirlenirse.
Hayatımdaki tüm güllerim soldu, tüm umutlarım yok oldu, hayallerim, rüyalarım son buldu, artık yaşamak bana ıstırap oldu.
Hayatımdan giden gidene, hayallerimi yıkıp viraneye çeviren çevirene, yaşamaktan yoruldum artık sokaklarda dolaşıyorum anlamsızca deli divane.
Hayatında çok fazla şeyler yapmış, birçok başarılara imza atmış, sahip olabileceği çok şeye sahip olmuş, artık gerçekleştirecek bir hedefi, amacı olamayan insan bu hayatta mutsuz olabilir. Hatta yaşamında hiçbir şeyi olmayan bir insandan daha da mutsuzdurlar. Hiçbir şeyi olmayan insan dediğimiz kişinin hiç olmasa büyük hayalleri vardır uğruna yaşayacağı. Huzur maddiyatta değil, maneviyattadır. Her şeyinizi kaybetseniz bile umutlarınızı kaybetmeyin, yaşama isteğinizi öldürmeyin.
Hayatta benim yerimde olsaydı, benim gibi yalnız kalsaydı, her gece gözlerinden yaşlar dökülseydi, eminim o da kendinden bıkardı.
Hayatta en önemli olan şey huzurdur. Eğer zenginlik bizlere huzur verseydi, mutluluk getirseydi, eğer para huzur getirseydi, o kadar mal mülk arasında yaşarken hayatlarından vazgeçerler miydi?
Hep susuyorum, susuyorum çünkü sözlerim ağırdır benim, her insan kaldırmaz dokunur.
Her ağlayan çaresiz değildir, tıpkı her gülenin mutlu olmadığı gibi!
Her gece odamda saatlerce düşünmekten sonra çaresizce uyumamdır beklentisi olmadan yaşamak bu hayatta.
Her gün aşk yaşanmıyor değil mi? Bir sevdadan başkasını yürek kaldırmıyor değil mi? Bensiz olurum demiştin ya, olunmuyormuş değil mi?
Her zaman dönen bir dünyada, hep dönen insanlarla yaşamak çok zor gelmeye başladı.
İnsan her zaman hayatının bir döneminde yaşadığı hayattan sıkılır. Bazen sahip olduklarından sıkılır, bazen sahip olamadıklarına üzüldüğünden sıkılır.
İnsan ölmek isteyince ölmüyormuş, yaşarken her gün defalarca ölüyor ama toprağa girmiyormuş.
İnsan zamanla yorgun şehirlere dönüyor, terkedilmiş evler, kurumuş otlar, sesiz geceler gibi geçiyor günler.
İnsanlar hayatı boyunca birini bulur yaşamak için ama birbirini bularak yaşamak her insana nasip olmaz.
Kibritim ıslak sigaram yanmıyor ne olur bir ateş verin. Bu ilk aldanışım değil, bu ilk sönüşü değil umutlarımın. Ben bu denizin son kıyısıyım. - Ümit Yaşar Oğuzcan
Kime güveneyim, kime inanayım bilmiyorum. Sevdim sevilmedim, kalbime bir türlü söz geçiremedim. Ama sonunda yanan acı çeken yine ben oldum.
Millet düz yoldan yürürken hayat bizi hep patikalardan, sarp geçitlerden götürdü. Millet mutlu olup gönlünce eğlenirken hayat bizi dert ile kederle uğraştırdı.
Ne yaparsan yap, daima pişman öleceksin. Belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından. – Dostoyevski
Öyle dibe vurmuşum ki sadece yaşamış olmak için yaşıyorum, hayattan zevk almak, bir beklenti içinde olmak, mutluluk dilemek için değil.
Sabah yeni doğmuş, güneşe, güne günaydın diyemeyecek kadar, yeni hayallere giden gemiye binemeyecek kadar yorgunum.
Sahi sen hiç bıkmadın mı böyle yaşamaktan?
Senden gitmek istiyorum hayat ama gidecek başka bir hayatım yok, senin bana oynadığın oyunlardan bıktım yoruldum artık.
Seni sordum boş odama, bana soğuk soğuk bakan duvarlara, umudunu kes artık dönmez dediler, kaderime teslim olmuş hayattan bıkmış usanmış halime üzüldüler.
Sevdim çok sevdim sevilmedim, mutlu ettim ama mutlu olmadım.
Söyle be hayat istediğin nedir senin benden, ben senden bir parça huzur istedim onu da çok gördün bana.
Şu anda çekilmez bir haldeyim. Yorgunum, uykusuz, hüzünlüyüm. Sanki bir şey beni engelliyor ve özgürleşemiyorum. - Franz Kafka
Tam hayat pes ediyorum sen kazandın, ben yoruldum gelme artık üstüme.
Tamam! Hayat sen kazandın çünkü ben sana çok şey verdim ama sen benden çok şey aldın götürdün.
Tamam, hayat sen kazandın, ben artık bu oyunda kaybeden oldum kabul ediyorum.
Tamam, hayat tamam! Sen kazandın ben pes ediyorum. Artık senin sergilediğin bu oyunun kaybedeni ben odum kabul ediyorum.
Tepemden tırnağıma kadar, işte o kadar sana kırgınım hayat.
Umuda doğru giden her gemim battı, yeni hayallere açılan her kapım yüzüme kapandı, hayattan bıktığımı anlattım kimse anlamadı beni.
Umutlarım hayallerim hepsi çöpe atıldı, artık sana yeni sayfa açmaya korkuyorum hayat.
Yalnızlık çok zor ama huzur vermeyen biriyle yaşamaktan çok daha kolaydır. Bu yüzden hayatı sevmesem de yalnızlığımı seviyorum.
Yaşamaktan bıktım artık ne doğan güneş, ne de batan güneş, ne gece kayan yıldızlar, nede geceyi aydınlığa çeviren ay, ne hayatıma girip mutluluk vermeyen, ne de hayatımdan çıkıp giden kişiler hiç umurumda değilsiniz.
Yeni başlayan güne umutla bakacak, hayata gülümseme adım atacak, hayata tutunduğum tek dalım sendin, o dalımı da kırdın.

İlgi Çeken Sayfalar :