Hayata Dair Yazılar


Hayata, yaşama, aşka ve insana dair anlamlı uzun yazılardan derlenen bu sayfada kitap alıntılarından faydalanılmıştır. Keyifle okumalar dileriz... Sayfa içeriği arama sorguları; hayatla ilgili güzel anlamlı yazılar, yaşama dair yazılar, insana dair yazılar ve hayata dair notlar
O öyle bir şey ki, o öyle bir huzur ki yüreğime. Mutluluğun tanımı gibi. Tarif edilemeyen duygular gibi, bi şarkı sözü gibi. Bi yazıda ona rastlamak gibi. En küçük kelimesiyle mutlu olmak gibi. Birbirinden ayrılmayan etle tırnak gibi. Gökyüzü gibi, bulut gibi, güneş gibi. Bazen yakıp ısıtan bi ateş, bazen üzüp ağlatan bi şarkı gibi. Sesini duyunca dünyalara sahip olmuş gibi, tüm dünyayı avuç içlerime bırakmışlar gibi. Mutluluk gibi... Bildiğim bi mutluluk bu, fakat tarifi yok. Gülümsemek gibi, huzur gibi. Soğukta ellerini ısıtan, bi çift el gibi. Susadığında bi su gibi. Yalnızlığında bi dost, kötü gününde en güzel arkadaş gibi. Sevgili gibi. Varlığını hissettikçe mutlu olmak gibi, özleyince hüzünlenmek gibi. Ama bi kelimesiyle mutluluktan ağlamak gibi. O bence aşk gibi, huzur gibi, mutluluk gibi bütün kelimelerin tanımı. Ve o rastladığım en güzel sokak, en güzel şarkı, en güzel şiir, en güzel kitap gibi. En çok aşk gibi...
Bazı insanlar pergel gibidirler. Sivri olan ayakları yere saplanmıştır. Kalem olan ayakları yürür ve yürür. Ama hep aynı merkeze dönmekten başka bir şey yapamazlar. İleri gidiyorum zannederler. Ama hayatlarından geriye kalan kocaman bir dairedir!
Birbirini tanımayan iki kişi arasında sessizce yapılan anlaşmalar vardır. Sen bir şeye şahit olursun ve o kişi bunu bilir. Sonrasında göz göze gelinir ve bu iki kişinin de yüzünde hafif bir tebessüm oluşur, bu "seni anlıyorum" demenin başka bir yoludur.
Kusura bakma kalbim sen değilsin bunları yapan. Bunları yapan zat beni önce sevdi sonra da yarattı. Kimse yokken O vardı. Ve herkes gidince de hep O kalacak. Çünkü "El Baki Hüve'l Baki" (Baki Olan Sadece O'dur) Peki sen kalbi verene kalbinde yer ayırdın mı hiç? Sonsuz sevme kabiliyeti dediğimiz bu niteliği boş, malayani, afâki, fani metalarda mı dağıttın yoksa?
Hayata dair hep nötürüm. Bu günde yine sabah günlük gülistanken bir anda kara bulutlar çöktü gökyüzüne. Sanırım pozitif bir tebessümü bile düşünmek bile haram bizim gibilere. Sen ne dersin gökyüzü öyle mi oluyo cidden? Yoksa derin bir uyku mu gerek, yoksa sonu olmayan bir rüyaya uyumak mı gerek. Gökyüzündeki kuşun süzülmesine bile rahat veremeyen bizler kuşu sevmeden ölüme götürüyoruz bunları bile bile. Evet bencil insanları bile bile merhaba diyecek kadar saçma bu hayat...
Havalar soğuk, bedenler sıcak. Gökyüzü yine yağmurlu. Dolunay bu sıralar yok. Olsun sonuçta gökyüzünde bir yerde saklanmış ebe olmaktan korkuyodur. Aslında bilse bu hikayenin sonunda sobelenecek hemen çıkardı şimdiye. Neyse uzun lafın kısası özledim...
Hayata dair hep üzgün, kırgın ve kızgın olduk. Belki de hep kırılgan tarafımız hep pozitif oldu. Neden mi kırgın? Çünkü hayat kalbi ortadan çizdiği için. Neden mi kızgın? Çünkü kalbin bir tarafı üzenlere, seni hiçe sayanlara, senin varlığından bile haberdar olmadıkları için. Neden mi üzgün? Çünkü kalbin diğer tarafı da kızamadıgın şeylere haddinden fazla üzüldüğü için. Şimdi şöyle dönüp bir bak bakalım. Bunları yaşayanlar, bunların başına geleceklerini biliyorlar. Peki hayata kötü demelerinde ki saçmalıkda nerden çıktı. Neden hayat kötü mü? Diye sorucaz şimdi. Evet kötü. Ne mutlu size ki kocaman, mutlu ve yüreği güzel ne kadar insan varsa onları da hayatınıza sokup igrençleştiniz. Şimdi ben tek bişey diycem. Insanların kötü ve acımasız olduğu bir dünya da senin kalkıpta Hayat neden acımasız ve kötü? demen ne aciz bir düşünce. Benimde bu soruna cevabım da. Sorulan soruya siz sebep oldunuz. Çünkü hayatı acımasız da kötü de siz yaptınız. Senin "Hayata" bunları demen NE Haddine? diye sorarlar Adama tabi Adamsan...
Haksızlığınızdan dem vurup, sürekli haksızlık yaptığınızı söyleyip, bunu durmaksızın yapıp sonra haksızlık ettiğinizden şikayet etmesi. Mağdur mağruriyeti gibi görünen şeyin aslında mağrur mağduriyeti olması. Aslında sana dair şikayet ettiği ne varsa hepsine farkında olarak ya da olmadan (ki bu nasıl fark edilmez, nasıl bir bilinçaltıdır?) sahip olması. Neredeyse incitme ve yaralama mütehassısına dönüşmüşken incinmekten ve yaralanmaktan söz etmesi. Seni öfkeden çıldıracak hale getirene kadar sabırla ve bıkmadan bıkmadan bıkmadan uğraşıp, sonra o noktaya gelip delirdiğinde yaptıklarını parmakla gösterip "al işte aslında sen busun" demesi... Oğlum biriniz de şaşırtın lan! Biriniz de şaşırtın beni! - Ali Lidar
Bir gün daha bitiyor; geride ne bıraktıysa... Hüzünler, mutluluklar, kederler ve güzellikler; hayata dair ne varsa... ve şarkılar söylüyorsun; hayat bu! diye düşünerek...
Hayata dair ısrarcı olamamış olabilirim. Pek istikrarlı da sayılmam. Hadi tamam bir de bir geç kalma huyum var. Çabuk yorulmuşta olabilirim. Çok fazla ıvır zıvır yiyor da olabilirim. Bazen gıcık olabilirim hak ediyorlar. Sinirlerim tepeme atınca bağırıp çağıradabilirim. Son zamanlarda acayip duygusallaştığım da doğrudur. Kırılıyor olabilirim. Yalnız ağlıyor da olabilirim. Arkadaşlarımı özlüyor da olabilirim. Sevdiklerimi de özlüyorum. Kısadan hallicesi ben tam bir SKANDAL'ım. Bazen işe yaramadığımda doğrudur. Bazen neden var olduğumu da unutabilirim. Amaçsıza dönmüşte olabilirim. Pişmalıklarla dolu da olabilirim. Yapmadığım hataların bedelini ağır ödemişliğim de vardır. Olumsuzluklarım çoğalmışta olabilir. Her şeye rağmen güler yüzlü olduğum da doğrudur. AMA MERHEM KULLANMADIĞIM YARALARIMIN OLMADIĞI ANLAMINA GELMEZ... - Hilal Gümüşlü
Hareketli bir hayata dair hiç özlemim yok. Evimde sevdiklerimle özenle hazırlanmış soframda yemek yemek, film izlemek, yarım bıraktığım kitapları bitirmek ve bolca gülmek istiyorum sadece.
Kazanılan son umut, hayal kırıklığı olmuş; okunan son kitap, mutsuz sonla bitmiş; sevilen son insana, boşuna aldanılmış; okullarda okutulan kitaplar, adeta boşuna basılmış; ömrünün son dakikaları belki de boşuna harcanmış. Ve ben üzgünüm, çünkü, sizin gibi güzel yok sayamıyor; hayata dair gülünecek bir mânâ bulamıyorum.
Hayat herşeye rağmen güzel falan değil sevgili kardeşim. İstediğin hiçbir şey olmazken istemediğin herşey birer birer gerçekleşiyor. Kimse senin gözünün yaşına bakmıyor. Başkalarının hayatlarını güzelleştirmek için ortalıkta dolanan birer kuklayız sanki. İnsanlar bizimle işleri bitince bir kenara atıyor öylece. Sevdiğimiz, güvendiğimiz insanlar birer birer gidiyor. Arkalarından "dur" bile diyemiyoruz. Desek bile gidiyorlar. Ve sen yine başa dönüyorsun. Hayatın bitik. Kalbin paramparça.
Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız. Hepimiz heba oluyoruz. Bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş. Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz. Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık. Bizim savaşımız ruhani savaş. Ve bunalımımız kendi hayatlarımız. - Chuck Palahniuk
Hayat dediğimiz şey o kadar garip ki, biz ne planlar yaparsak yapalım onun bizim için kurguladığı planların doğrultusunda ilerliyoruz; farkında olmadan. "Neyse hayırlısı buymuş" diyoruz ya zaman zaman. İşte bu aslında hayatın bizim için seçtiği yol. Üst üstte aksilikler, sorunlar geldi, çattı hayatıma; her şey iyi giderken hem de. "Bu sorunlar niye çıkıyor" diye düşünürken, her gelen yeni sorun bir öncekinin habercisi oldu. Sonra dedim ki, demek ki hayatın benim için seçtiği yollar farklı ve beni ona yönlendiriyor. Şimdi izleyip göreceğim; neymiş bu planlar...
Hayat bazen çok ucuzdur. Hatta öyle ucuzdur ki ne kadar bilinçli ve farkına yaşayan olursanız olun. Bir gün hiçbir olasılığı hesaplamadan teslim olmak, yaşamınızı teslim etmek istersiniz. Hatta öyle ucuzdur ki başka hiç bir şeyin önemi yokmuşçasına geleceğinizi sadece kurgularsınız gerçeklerden yoksun bir şekilde. Aslında kişinin yaşamını şekillendiren en önemli etkendir hayal etmek ve kurgulamak. geleceğin tasarısıdır hem kendisi hem diğer insanlar için. faydalı veya faydasız. Hayat bazen gerçekten ucuzdur, çünkü yıllarca sakındığınız ve vazgeçtiğiniz düşünceleri satarsınız hiçbir bedeli olmadan. Acaba gerçekten bedeli yokmudur tüm bunların? bu soruyu sormadan geçeriz. Gerçekte olanı görmeyi reddederiz, hayatta yaşanan her şeyin bir bedeli, getirisi ve götürüsü vardır aslında. Bazen fiziken bazen madden bazende manevi anlamda. hep öderiz bedelini. Kaçımız düşünür hayat/bedel ikilemini? Nelere feda edebilirsiniz bedeninizi, düşüncelerinizi? - Cihan ARIK
Beklemek; bazen acı verici kederli yıpratıcı bir süreçtir.. Bazende yaraları saran iyileştiren sihirli bir değnektir.. Neler yaşadığınıza hayattan neler beklediğimize göre değişir her şey. Yıllarını dört duvar arasında geçiren birinin sakin duruşu, zaman içinde hangi tortuları biriktirdiğini gözlerden saklar sükunet bazen korkutucudur...
Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini... Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, kanunlara saygı göstermesini, insanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yaşamaktan. Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık. Aradıklarının çoğunu bulamamış, beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak göçüp gidiyor bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu. Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak. Ve yaşayıp beklerken ölmek...
Kimse için hayatımdan vazgeçemem demiyorum çünkü vazgeçilmez bi hayatım yok benim. Belli bi değerde olan insanlar var şu dakika canımı istesinler neden diye bile sormam lazımsa al bu zamana dek bana bi hayrı olmadı belki senin bi işine yarar derim işte bu denli bi bıkkınlık bendeki...
Hayat raflarına ait kitaplarız, bir bir dizilen. Bazen okunan, bazen ayaklar altında ezilen ve hepsi sona ermeden yarıda kesilen, kimi güzel günlerin üstü çizilen. Şehvetli sözcükler satırlardan göz kırpar, sayfalar bir an önce bitmek için adeta kanat çırpar. Öyle cümleler vardır ki içine hapseder.. Hırpalar da hırpalar...

İlgi Çeken Sayfalar :