×

Sayfa Arama :


Aşağıdaki arama kutucuğa bir kelime girerek, sitedeki ilgili sayfaları bulabilirsiniz. Örneğin; "Hayat" yazarsanız, hayat ile ilgili sayfalar listelenecektir.

Gece ile ilgili İngilizce Sözler


Bu sayfada gece ile ilgili İngilizce sözler ve Türkçe anlam karşılıkları ile birlikte bulacaksınız. Değerli GuzelCumleler.com dostları, her zaman en güzel sözler ve güzel cümleler için GuzelCumleler.com adresini ziyaret edebilir ve diğer sayfalarımızı da inceleyebilirsiniz.

We wait all day, for night to come. And it comes like a hunter. (Bütün gün bekleriz gecenin gelmesi için. Ve bir avcı gibi gelir.)

Night is the other half of life, and the better half. (Gece hayatın diğer yarısı ve daha iyi yarısıdır.)

The things of the night cannot be explained in the day, because they do not then exist. (Gecenin olayları gündüz açıklanamaz, çünkü o zaman varolmazlar.)

Night is the mother of thoughts. (Gece düşüncelerin anasıdır.)

At night we are all strangers, even to ourselves. (Geceleri hepimiz yabancıyız, kendimize bile.)

Beware of the night. All cats are black in the dark. (Geceye dikkat et. Bütün kediler karanlıkta siyahtır.)

You can't stand up to the night until you understand what's hiding in its shadows. (Gölgesinde ne saklandığını anlayana kadar geceye dayanamazsın.)

How can I sleep at night there's a war inside my head. (Geceleri nasıl uyuyabilirim kafamın içinde bir savaş varken.)

When it rains, look for rainbows. When it's dark, look for stars. (Yağmur yağdığında, gökkuşağı arayın. Karanlık olduğunda yıldızları arayın.)

Even in a place you know intimately, each night's darkness is different. (Yakından bildiğiniz bir yerde bile, her gecenin karanlığı farklıdır.)

Night is a stealthy, evil Raven, wrapped to the eyes in his black wings. (Gece, siyah kanatlarındaki gözlere sarılmış, gizli, kötü bir Kuzgun.)

Where the days are short, the night is always looming. (Günlerin kısa olduğu yerde, gece her zaman belirgindir.)

Don't underestimate the healing power of these three things: the moon, the ocean, and the stars. (Bu üç şeyin iyileştirici gücünü hafife almayın: Ay, okyanus ve yıldızlar.)

Night-time is but a name for the darkness man nurtures within him/her. (Gece vakti, insanın kendi içinde beslediği karanlığın adıdır.)

O loneliness that rules the sleepless nights, tell me how many nights sleep will not enter these eyes? (Ey uykusuz gecelerin hükmünü veren yalnızlık, söyle daha kaç gece uyku girmeyecek bu gözlere?)

I want to walk along the streets at midnight. (Sokaklar boyu yürümek istiyorum bir gece yarısı.)

We are after 12 pm of this world. (Biz bu dünyanın, gece 12'sinden sonrasıyız)

The nights are for those who hide their tears during the day. Nights are like not to sleep but to miss... (Geceler, gündüzleri gözyaşlarını saklayanlar içindir. Geceler uyumak için değil, özlemek için sanki...)

Again tonight, I watched the street lamps go out while I was thinking of you... (Bu gece de, seni düşünürken sokak lambalarının sönüşünü izledim...)

When the night comes, I will sleep with your hair lovingly, a little longer. (Gece olunca saçlarını severek uyutacağım seni, biraz daha dayan...)

Benzer Sayfalar :