Darmadağın Sözler


Bu sayfada darmadağın sözler bulacaksınız. Sayfa içeriği; darmadağın eden sözler, darmadağın olmuş sözler, darmadağın duyguları anlatan sözler, darmadağın ile ilgili sözler, darmadağın sözler kısa, darmadağın ile ilgili sözler, darmadağın olmuş sözler, darmadağın sözler facebook
Hiç kusura bakma gece hayatım kadar karanlık değilsin...
İnsanlık Öyle Bir Elbisedir Ki Herkese Uymaz!
Çocukken de böyleydi... Benim alamadığım oyuncakları hep başkaları kırardı...
Bazıları gitmeyi bile beceremiyor. Ya anısı kalıyor ya acısı...
Sen yokken kaç kere denedim. Ölünmüyor mutsuzluktan!
İnsan içinden yenilenmeyince dışından eskir...
Nerden bulur bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri....
Kimilerini gereği kadar tanıyamadım gittiler. Kimilerini gereğinden fazla tanıdım bittiler.
Zamanla geçmiyor işte. Çünkü zamana değil sana ihtiyacım var...
Uzak sev derdi ustam. Uzaktan sev ki; aşkın imana dönüşsün...
Her iyi niyetimin ardından üzülüyorum olmuyor! İnsanım işte duygularıma yeniliyorum.
Üç dakikalık bir şarkı seni aylar öncesine götürüp yeniden darmadağın edebiliyor.
Herkesin hayatı boyunca unutamayacağı bazı cümleler varmış akla geldikçe ilk günkü gibi darmadağın eden...
Adam karışık, kadın darmadağın...
Bilmiyorsunuz. Darmadağın gövdemi Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum. - Didem Madak
Kimse dinlemedi beni. Yavaş yavaş delirdim kimse farketmedi. Her şey darmadağın oldu. Her şey kırıldı. Her şey enkaz altında.
Her şeyin altında seni arayan biriyim ve kalbim darmadağın...
Bir günüm daha geçer mi sensiz, darmadağınım...
İlk aşk, devrimden farksızdır; hiç değişiklik olmadan sürüp giden hayat bir anda darmadağın oluverir. - İvan Turgenyev
İçin gider ama yazamazsın. Kırılmışsındır çünkü, darmadağın uzaklaşmıssınızdır birbirinizden...
Beni bir tek sen toparlıyorsun, bir tekte sen darmadağın ediyorsun bu aşk işte.
Kendimi kitapların içinde kaybolurken buluyorum. Aslında kaybolmamışım da kurtulmuşum gibi o beni darmadağın eden hislerimden, her defasında içimi eriten düşüncelerimden..
Tüm aksiyon sahnelerinde yıkılan seyyar manav arabası gibi uyandım bugün. Öylesine dağılmış, öylesine darmadağın.
Gel sana tek bir mesajla tüm kurduğun güzel şeyler nasıl bir anda darmadağın olurmuş onu anlatayım satır satır.
senden ayrıldığım ilk günler kuş gibi hissetmiştim kendimi. Sana da kendime de iyilik yaptığımı düşünmüştüm. Taa ki ufacık bir şey beni darmadağın edene kadar. Sana ait ufacık bir toka alay etti benimle. İşte o sabah seni ve neleri kaybettiğimi anladım. Bir daha sen olmayacaktın. Bir daha bunu yaşayamayacaktım ben bi başkasıyla.
Yüzüme tatlı bir rüzgar vuruyor, saçım başım darmadağın. Bir şarkı söylüyorum içimden adını bilmeden. Devriliyor gibiyim, ayakta duracak halim yok ama yine de sokaklar boyu yürümek istiyorum. Sanki evimden değil dertlerimden uzaklaşıyorum.
En son hangi acı seni uykusuz bıraktı, en son hangi coğrafyaya gözyaşı döktün, en son hangi cümle beynini darmadağın edercesine odanın duvarlarında yankılandı, söylesene?
Saçlarım, ruhum gibi darmadağın...
Darmadağın olmuş bir kafanın artığıyım...
Böylece zaman geçer.Yavaş yavaş katılaşırız. Hayata karşı donanmış, kötülüklere karşı zırhlanmış olduğumuzu düşünmek isteriz. Beklentilerimizi düşük tutar, her şeye hazırlıklı olmaya çalışarak yaşar gideriz. Sonra birden, hiç beklemediğimiz bir yerden, bizi hiç tanımayan birinden bir incelik görürüz. İşte bu darmadağın eder bizi. Buna hazırlıklı değilizdir çünkü.
Darmadağın olduğumda yağan yağmuru her zaman sahipleniyorum. Gökyüzü bana ağlıyor. Ben gökyüzüne. Yağmur huzur veriyor.
Ağzım, dilim, dudağım, kalbim, her yerim, her zerrem, darmadağın... Hepsi onarılmaz yanıklar, yaralar içinde...
Hiç bulmak istediğiniz gibi bırakmıyorsunuz kimseyi. Herkes darmadağın herkes savaştan çıkmış gibi.
Darmadağın oluyoruz. Çünkü önce önümüze çıkan her şeyi istiyoruz, sonra da eskiden sahip olduklarımızı arıyoruz.
Birine aşık olmak ona dokunmak ya da görebilmekten ibaret değildir. Fikirleri ile içimi darmadağın eden insanlar var, içimde yaşıyorlar.
Zaman içinde böyle darmadağın. Ne mutluluğum belli ne mutsuzluğum. - Nahit Ulvi Akgün
Daha bir sürü şey, Şuramda darmadağınık... - Edip Cansever
Hayır ben yaşlanmadım! Sadece hayat büyüdü gözümde...
Yazdığın senaryoyu oynadım bitti hadi sen kapat perdeleride alkışlasınlar şerefsizliğini...
Yokluğun bilinç altımdayken varlığın kimin altında?
Tüm gereksiz insanlar doğmuş.... Bu saatten sonra kürtaj yasaklansa ne olur.
Bir gül gibi soldu hayallerim. Toprağa kondu şimdiki gençliğim. Nereye kadar gidecek sonu uçurum. Dört duvar arasında beni unutun!
Birgün mutlaka 'mutlulukta' hak ettiği yere gelecektir...
Şimdi ben hangi yüreğe güvenip ruhumu özgür bırakayım? Her şey bu kadar kirliyken...
Senin uçurum gibi gözlerin vardı. Benimse intihara meyilli sevmelerim!
Elbet bizde biliriz lafı en inceden dokundurup içini acıtmasını....Lakin kıyılıyoruz. Ama kıyamıyoruz sevdiklerimize....
Çocuk olsam yeniden, bir tek düştüğüm için acısa içim ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece. - Cemal Süreya
Canımı acıtsalarda... seni hatırlattıkları için iyi ki varlar!
Yara en çok avucunun içindeyse sana aittir! Sıkarsın avucunu, canın yanar... Ama senden başka kimse bilmez neden acıdığını...
İnsan hep kendine acı çektirenleri yerleştirmiştir, gönlünün baş köşesine.
Keşke seninle biraz mümkün olabilseydik. Bu kadar imkansızlık canımı acıtıyor...
Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler...
Gülüşlerim; Acılarımı örtmeye çalışan ağır işçilerdir....
Herkesin cehennemi farklıdır. Sadece alev ve acıdan oluşmaz. Asıl cehennem, yolunda gitmeyen hayatındır...
Elimde acının resmi var, ücreti peşin ödenmiş...
Sadece çocukken güler insan, Diğerleri palavra. Çünkü insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir aslında...
Doğruyu söylemek gerekirse, hayatım acı bile vermeyen upuzun bir sıkıntıdan ibaret!
Aşk'ın değeri; gelirken verdiği mutlulukla değil! Giderken bıraktığı acıyla anlaşılır...
Dayanır Canım Acılara, Söylemeyin Anneme...
Ölümsüz aşk olur mu hiç? Bir kayıp verilmeli sevdaya. Ben acı çekiyorsam, sen de içimde ölüyorsun mesela...
Elbet bizde biliriz lafı en inceden dokundurup, içini acıtmasını.... Lakin kıyılıyoruz ama kıyamıyoruz sevdiklerimize....
Şehirlere sığmayacak acıları, küçücük odalarda çekiyoruz...
Öyle bi aşk acısı çeken bi toplumuz ki dilencimiz bile para isterken Allah sevdiğine kavuştursundan başlıyor lan...
Bir Çay Doldur Bana Hayatım Gibi Koyu Olsun. Şeker Atma İçine Derdim Gibi Acı Olsun, Çıkar Kaşığı İçinden Benim Gibi Yalnız Olsun...
Bunca çığlık ve acı boşuna değildir gecelerde. Güneş, kolay doğmuyor elbet, karanlığa mahkum edilmiş yüreklerde...
Kendine karşı yapamadığın büyüklüğü başkasına gösteremezsin. Kırılmadan eğilmeyi bilmeli insan. Kendini yeniden acı çekmeye davet etse de affedebilmeli insan. Ve unutmalı. - Kahraman Tazeoğlu
Acı veriyorsa geçmiş, geçmemiş demektir. - Murathan Mungan
En acı ölüm şekli; sen yetmezliğinden sonra gelen özlem bitmezliğiymiş...
Herkes birbirine sığınıyor bu devirde. Aşk acıya, acı gözyaşına, ben sana, sen ona. ÖYLE İŞTE...
Yeni bir başlangıç yapayım derken, bir yanım kederden azalıyorsa ve görmek acı veriyorsa sana; acele etme sakın bütünlenirim ben!
Ne tuhaf. İçimi acıtan da sendin, acımı dindirecek olan da. - Kahraman Tazeoğlu
Sabahları aklınıza gelen ilk insan, sizi ya çok mutlu etmiştir ya da size büyük acılar yaşatmıştır...
Benim TOKATIM; adamın YÜZÜNÜ değil, İÇİNİ acıtır! Çünkü BEN; o tokatı ELİMİN tersiyle değil, YÜREĞİMİN tersiyle atarım!
Kırık dökük gözyaşları var yüzümde. Sildikçe artıyor, durdukça acıyor...
Ben böyle yaşıyorum işte. Bir şeylerin anısıyla, bir şeylerin acısıyla...
Bunca acıyı çekmez hiç kimse ve bunca ölümden kolay dönüImez bu kadar sevmeyince...
Kardeşim dedim; acılarıma da kardeş olur musun?
Yalnızım... Bunca acı tek bir söze nasıl sığabiliyordu? - Cezmi Ersöz
Çünkü sen vardın acılarıma tebessüm gibi...
Bir bavul dolusu cümle var defterimde. Sen yollarına 29 harfle acı döşeyen bir şahsa 'yara' değil de 'yar' diyebilir misin?
Üzülme alıştım ben acı çekmeye. Bir renk olsam, Allah kesin siyah olarak yaratırdı beni...
Ölüm bile üzerinden zaman geçince eskir. Geçmeyecek diye yanıp tutuştuğunuz acılar eskir, aşklar eskir, gidenler eskir, dönenler eskir...
Karşılığı yok hiçbir acının herşey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.
Eğer bitmiş bir şey sana acı veriyorsa, duyduğun acı o şeyin kendisinden değil; Verdiğin değerin ona değmemesindendir...
Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer, ben çok pahalı bir tabloyum....
Ağlayınca geçmiyordu acılar. Bende güldüm geçtim...
Ve çay dedi ki; madem içmeyecektin beni, acıma şeker katıp neden karıştırdın içimi...
Çok Konuşmak Dostluğu Bozar, Lüzumsuz Konuşmak Ayıpları Açar, Acı Söyleyenden Dostlar Kaçar.
Kimse Kimsenin Yarasına İnanmıyor Artık. Ötesi Yok. Hepimiz Kendi Acımızla Öleceğiz...
İkimizde ağlıyoruz ama birbirimize değil. Bakış acılarımız çok farklı...
Artık sarılsan da geçmez acım. Teninden başkasının kokusu gelir, daha çok yanar canım!
Huzurun olmalı biraz, ve seni güçlü kılacak kadar acın. Sana garip gelecek ama; insanlara aldanmayacak kadar taş kalpli olmalısın...
Aşk bazen acıyla tanışmanın adıdır Prenses. Ve aşk, uçmaya kanat aramak değil, uçuruma kanatsız atlamaktır bilirsin. - Kahraman Tazeoğlu
Acılarımı güncelliyor, aklıma gelince gülüşlerin...
Gözyaşıma senin acın karıştı...
Kadın erkek eşitliği hiçbir zaman sağlanamaz. Çünkü terk edilen bir kadının canı, erkekten daha fazla acır...

İlgi Çeken Sayfalar :