×

Sayfa Arama :


Aşağıdaki arama kutucuğa bir kelime girerek, sitedeki ilgili sayfaları bulabilirsiniz. Örneğin; "Hayat" yazarsanız, hayat ile ilgili sayfalar listelenecektir.

Ali Lidar Sözleri


Ali Lidar; Eskişehir doğumlu, öğretmen ve yazardır. Eskişehir Üniversitesinde Felsefe Öğretmenliği bölümünden mezun olmuş ve Anadolu Lisesinde öğretmenlik yapmaktadır. Kitapları; Tesirsiz Parçalar, Olmamış Kahraman Emeklisi, Yolun Başı, Alengirli Şiirler, Kişisel Edebiyat Atlası, Aslında Herkes Haklı, Z Raporu, Hayata Rağmen Edebiyat. Bu sayfada ali lidar aşk sözleri, ali lidar şiirlerinden allıntı sözler, en güzel anlamlı etkileyici kısa aşk cümleleri bulacaksınız.

Bir insan nasıl sevilir hatırlamıyorum. Öğret bana. Tut elimden, gözlerimin içine bak, okula başlamış çocuğa alfabeyi öğretir gibi, kırk yıllık budiste namaz kılmayı öğretir gibi, sabırla öğret bana seni sevmeyi. Merhameti ve şefkati elden bırakma. Öyle bir bak ki bana, hırçınlığım gözlerinin buğusundan utanıp kendi kendini yok etsin...

Ne dünya, ne insanlar, ne çekilen acılar değişiyor. Sadece rüya görüyor ve umutsuzca uyanacağımız anı bekliyoruz. Bir meyhane sandalyesi, onkoloji kliniği ya da rahat ev yatağı, ne fark eder? O kadar uzak ki aslında herkes herkese, yan yana olsak bile dokunamıyoruz birbirimize...

Kafamda susmaları için yalvardığım sesler var.

Ne eksikse sen tamamla, son derece yorgunum. Çok uykum var, öp beni, öpersen ne güzel uyurum...

Oysa bir bilse; Gülüşünün kıyısına sığınıp, bir ömür geçirebileceğimi...

Geniş zamanları boş ver, insanları da planları da. Bahçenizde yetişen isimsiz otların hatırına, bana bir gülüver.

Neden bu kadar çok kitap okuyorsun? "İnsan sevmiyorum ben. Gerçek insanları sevmiyorum. Fazla sıkıcılar."

Gidelim buradan... İlaçlarını yanına alma. Kitaplarımı almayayım ben de. Biraz da onlar çıldırtmıyor mu bizi? Havası ilaç, denizi kitap bir yerlere gidelim...

Tozunu silkelemektir zamanın anımsamak dediğimiz... Bu yüzden mi hatırlamak hep öksürtür içimizi? - Tesirsiz Parçalar

Ne çok hüzün var sahi... Sabahtan başlıyoruz hüzünlenmeye, koca gün yetmiyor. Ertesi güne devrediyoruz bazı hüzünleri...

Sen ortalama bir cinnet ile mevzuyu çözersin, ben oturup ağlarım porselen tabağın kenarındaki kırığa. Söyle bana, üç nefeste biriktirdiğimiz ufacık mutluluğu, nasıl pay edeceğiz? - Aslında Herkes Haklı

Geniş geniş aldığım her nefesi, daralarak veriyorsam şu sıra, yarısı sensin sebebinin, yarısı sigara... - Aslında Herkes Haklı

Dünya dediğimiz; aslında bir göz açıp kapamalık, genişletilmiş özeti kenar mahalle çöplüklerinde... - Yolun Başı

Nasıl oluyor biliyor musunuz daha yolun başı diyorsunuz az ötede çıkmaz sokak tabelası... - Yolun Başı

Kendimden başka herkese tahammül ediyorum bazen. Kendimle beraber herkesten nefret etmeme rağmen... - Yolun Başı

Ben seni severim sevmesine de, toplum buna hazır değil. Nükleer denemeler, kyoto sözleşmesi, küresel ısınma falan... - Alengirli Şiir

Ben seni severim belki de, rabbim buna hazır değil. Her şeyin güzelini sever o, ideal birliktelikler ister. Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata; ne ilahi adalet sığar, ne de diyalektik... - Alengirli Şiir

Biri bana sakin desin, ortalık fena karışık. Biri beni dinlesin, anlasın biri beni. Biri gözlerime baksın, ortalık fena karışık...

Tesirsiz ne kadar söz varsa, ruh cebimde biriktirdim; ki zaten ben küçükken de meraklıydım, suya yazılar yazmaya...

Bir mide dolusu yalnızlık ve buz gibi bir sessizlik, ben bu şiiri kusarak yazdım kimseler temizleyemez...

Ben bu şiiri susarak yazdım, dudaklarım kupkuru, ağır aksak bir ağrı bir gelip bir giderken...

Yanında olmak isterim. Olmaz dersen anlarım. Deneyelim dersen, Yaz iki satır. Neredeysem çıkıp gelirim...

Adın üç kez geçti saçma sapan bir filmde. Yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu. Otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime "Anne" dedim, hadi çay koy da içelim...

Eğer birini gerçekten özlüyorsanız, bunu doğru ifade edebilecek cümleleri saatlerce arasanız bile yazacak hiçbir şey bulamazsınız.

Ve ne yazık ki insan neyi düşünmek istemezse onu daha çok düşünüyordu.

Demem o ki, ben şimdi sana kalk gel demem. Beklerim hep ama gel demem. Diyemem. Çünkü öyle öğrendim. Canım çok yanıyor şu an. Eğer gelirsen, sarılırsan bana, yapıştırırsan kafamı göğsüne, ortalığı ayağa kaldırırcasına ağlarım. Ama gel demem. Diyemem. Öyle öğrendim çünkü. Öyle büyüdüm...

Aradan çok zaman geçer bazen. Bir kaç mevsim, bir kaç insan, bir kaç anı, bir kaç acı.

Çok uykum var, öp beni. Öpersen ne güzel uyurum.

Kimseyle konuşmuyorum. Böyle daha iyi oluyor sanki. Bir anlamı olduğundan değil. Konuşamadığımdan da değil. Canım istemiyor sadece. Aslında canım isterse bir saksı bitkisiyle hava durumu hakkında bile konuşabilirim. Ama hiç canım istemiyor işte. Sahiden de hiçbir şey söylemeden susarsam ne demek istediğim anlaşılabilir mi ki?

Anne.. Ben iyi değilim. Neyi tuttuysam elimde kaldı. Atladığım her öğün için üzülen sen, ruhumdan akan kanı görsen, nasıl dayanırsın bilmem... - Tesirsiz Parçalar

Seni çok anıyorum ama arayamıyorum. Çünkü biz, birbirimizi acıdan öldürürüz.

Geçmişin tabancası yok, olsa dayardım kafama.

Bir çiçeği okşayacak, bir çocukla gülümseyecek, bir köpeğe ağlayarak aşkını anlatacak insanlar yok artık. Çünkü hepsinin akıllı telefonları ve sınırsız internet bağlantıları var. Ve gittikçe kabaran nefretleri...

Öfkeliyim evet. Genelde öfkeliyim. Çünkü çok ayıp ettiler bana. Açık verdim çünkü en baştan , her şeye inanabilen bir salak olduğumu hiç saklayamadım. Ve tanıdığım neredeyse herkes bu özrümü acımasızca kullandı. Ve sen de , üzgünüm ama sen de farklı değilsin.

Seni özledim... Seni özlüyorum...

Bağlantıyı kuramadın mı? Saçma mı geldi? Tabi her şey normal bir bu saçma değil mi? Salak salak yürüyen insanlar, durduğu yerde ısınan bira, hiç değişmeyen sigara, üşenik cümle teşebbüsleri, bok püsür, hiçbir şey saçma değil; her yerde ve her durumda seni özlüyor olmam saçma öyle mi?

Herkese bir park lazım, tek başına ağlamalık.

Sen gelmesi gitmesi bir, el kadar kadındın. Ben annem hariç sevdiğim her şeyde yanıldım. Olmayacak yerlerde biteviye kalırdın. Her yeni gün umutla geleceksin sanırdım. Böyle böyle gölgene razı oldum, alıştım. Ben annem hariç sevdiğim her şeyde yanıldım.

Bazen kendinizi bir insana yakın hissetmeniz için bir şeyler paylaşmanız gerekmez. Benzer acıları yaşayan insanlar, kendiliğinden ortaya çıkan görünmez bağlarla birbirlerine bağlanabilirler. Hatta bazen birbirlerinin tam olarak farkında bile olmadan yaparlar bunu...

Annem tanısa seni kesin çok severdi. Bana kalırsa seni bütün dünya çok sever ben de seni çok severim ama şu an konu bu değil gitmeliyim şimdilik kuşlara emanet ediyorum seni...

Coğrafi mecburiyet dışında hiçbir vasfı olmayan bir dolu insan, sizin bir kez bakmak için yanıp tutuştuğunuz gözlere her gün bakar.

Hayatımın özeti düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu. Beni daha fazla konuşturma. Ben susayım, sen ağla.

Gidelim buradan..Bak uyuyamıyorum yine. Senin de uykuların defolu, bölük pörçük.. Huzur içinde uyuyabileceğimiz bir yerlere gidelim..Gidelim buradan..Ya sen bana gel ya da ben geleyim sana.. Sonra gidelim.. Hadi..

Sonra özlüyorsun işte... Onunla çok şey de yaşamış olsan, henüz neredeyse hiçbir şey yaşamamış da olsan, bir gün önce de görsen, hiç görmemiş de olsan, çörekleniyor içine o melun his... Tarifi zor... - Tesirsiz Parçalar

Söyleyeceğimiz çok şey var aslında. Ama üşeniyoruz. Ve çok sıkıldık. Önceleri müthiş bir hevesle acılarımızı paylaşacak insan ararken, şimdi kimseler soru sormasın istiyoruz.

Sevgili kalbim! Neden hâlâ apartman boşluğunun gün ışığı görmeyen penceresinden kuş sesleri beklersin?

Ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum.

Eğer birini seviyorsan ve o seni sevmiyorsa bundan çok güzel kaos çıkar. Bir sürü şiir, sağlam bir roman ve anlatacak bir sürü hikaye çıkar. Uykusuz geçen geceler, parklarda içilen şaraplar, yerli yersiz kıskançlık krizleri çıkar. Ama sevgine karşılık çıkar mı? O biraz zor işte.

Benzer Sayfalar :