Acıtan Sözler


Bu sayfada acıtan sözler bulacaksınız. Sayfa içeriği; yürek acıtan sözler, acıtan sözler kısa, canını acıtan sözler, sevgiliye acıtan sözler, içimi acıtan sözler, anlamlı acıtan sözler, insanı acıtan sözler
Ben sensizdim akşamın yaklaştığı saatlerde. Kahrolursun görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır, ansızın her gün batımı...
Bir umuttu yalnızlık. Bir şeyleri paylaşamamaktı belki, gözler dalıp giderken, yaralı bir serçeye, ağlayan bir buluttu belkide, belki belkilerle dolu bir hayattı bu...
Ağlamıyorum ben! Hani adet gereği yıkarlar ya ölüleri. Ben de yıkıyorum işte yanağımdaki o rahmetli gülümsemeleri...
Peki ya yüreğim! Haddi hesabı yok içindeki "can" kırıklarının...
Canımı Yakan Gidişlerin Değildi Zaten! Canımı Alan O Zifiri Sözlerindi...
Canını yaktıysam keyfimden değil, üşüme diye...
Pusulası yok yaşadığım hayatın. Yüzüme hasret çarptı ağladım! Ne olur gel! Çıkar düşlerimden intiharları...
Karanlıkta ağladım, ışıkta boyadım gözlerimi. Kanlı yazılarla süsledim sensizliği...
Vur emri ile aranan bir 'firari' sınırı ihlal eden bir 'kaçakçıymışsın' gibi saklıyorum seni 'can-evimde' bilesin!
Beni bana emanet ettiğin gibiyim. Ne gözlerime göz değdi, ne yüreğime ateş. Seni acılarımın içinde canım gibi saklıyorum...
Sen başkasına güldün ben ağlamadım. Bileklerimi değil, dileklerimi kestim sadece...
Aramızda yaş farkı vardı. Şüphesiz, ben daha çok ağlamıştım...
Birbirimize yazılmış en güzel intihar senaryosuyuz. Oku beni, fırlat dudaklarından, canım çıksın ağzından...
Bağışla anne kusurumu, yine beş para etmez insanlar için ağladım...
Dayanır Canım Acılara, Söylemeyin Anneme...
Ve Anlıyoruz Ki, Canından Çok Seven Değil De, Babası Zengin Olan Kazanıyor Bu Hayatta...
İnan Benim İçime Attıklarım, Senin İçine Aldıklarından Daha Çok Acıtır Canını...
Sahi neydi o kural... Sevince mi kaybediyorduk? Sen sen ol arkanda canlı ceset bırakma...
Canım sıkıldığı için mi böyleyim, yoksa gerçekten acı mı çekiyorum bilmiyorum...
Ağlarla kaplı hiç bilemezsin her yanım, her sözüm, her savaşım, her yarım. Öyle zor, öyle zor, öyle zor geliyor ki her yeni gün, her yeni gün, her yeni gün, her yeni gün...
An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış. Kahkaha bir maske derler bilrimisin? İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış...
Kimse bilsin istemem ağlarken güldüğümü. Ben herkesten gizlerim yaşarken öldüğümü...
Ben yıkılmış dünyamın içinde kazazedeyim! Senin sayende hayatımdaki göçük duygularımın altında can çekişiyorum...
Canımı acıtsalarda... seni hatırlattıkları için iyi ki varlar!
Gönlümün yıkıntılarında can çekişiyor umutlarım...
Bazı dertler o kadar büyüktür ki gözler ağlamaz, sadece kalbin sessizce kan ağlar...
Ağlayınca geçmiyordu acılar. Bende güldüm geçtim...
Birden fazla canımın olduğunu, yokluğunla her gün ölerek anladım...
Artık sarılsan da geçmez acım. Teninden başkasının kokusu gelir, daha çok yanar canım!
Ağlamıyorum ki! Kurban olurum dediğin gözlerimin bebeklerinde çatlak var. Kan sızıyor her gece "sol köşemden" ömrüne! Hiç mi için acımıyor söylesene...
Gülüşüyle hayat veren, gidişiyle can alır...
Benim tek iki yüzlülüğüm canım yanıyorken gülüyor olmamdı...
Ve ben o gece içim sökülene kadar ağlamıştım. Sen huzurlu uykularında uyurken...
Görmezden geliyorsun ya hani. Kalemimden kan, kelamımdan can çıkıyor...
Keşke seninle biraz mümkün olabilseydik. Bu kadar imkansızlık canımı acıtıyor...
Mış gibi yaptım ben hep. Güçlüymüş gibi. Canı hiç yanmazmış gibi. Yaşıyormuş gibi...
Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır...
Feryadıma şahit gökteki yıldızlar, gelinlik-kefeni giyiyorum. Kabrime melekler gözyaşı döküyor. Unut beni be can ölüyorum...
İnsanın yaşı kaç olursa olsun. Ağlarken hep kimsesiz bir çocuktur...
Kendi Yüreğimin Gurbetinde Üşüyorum! Bana Biçilen Mutluluk Oyununu Oynuyorum. Yorulsamda Yürüyorum, Ağlasamda Gülüyorum...! Şu Hayatta Belkide En Çok İhtiyacım Olan Şey, Sahte Olmadan Gülen Bir Yüz. Yalanı Olmadan Seven Bir Kalp...
Kimse bilsin istemiyorum kalbimin kırıldığını. İşte bu yüzden herkesten gizlerim; yüzüm gülerken içimin ağladığını...
İkimizde ağlıyoruz ama birbirimize değil. Bakış acılarımız çok farklı...
Sükutum Sırılsıklamdı. Anladım ki. Gözyaşının Dışa Değilde, İçe Akanı Çok Can Yakıyormuş...
Çaresizim... Nereye tutunsam düşüyorum. Hayat öyle bir oyun oynadıki, Palyaçonun dediği gibi ağlayamadığımdan gülüyorum...
Tabutumun arkasından çığlık çığlığa ağlıyacak tek varlıksın annem...
Üşüyor musun? Üzüllme. Gel yanıma... O kadar yaktın ki canımı. Isınırsın üşümezsin bir daha...
Üstüme gelme hayat. Ne canımı yakacak kudrete sahipsin, ne kanımı akıtacak güce. Elinden geleni ardına koyma hayat. Ben sana her türlü gülümserim...
Yara en çok avucunun içindeyse sana aittir! Sıkarsın avucunu, canın yanar... Ama senden başka kimse bilmez neden acıdığını...
Ayağı kayan bir çocuk kadar şaşkınım, bilemedim düz yolda yürümenin imlâsını. Kanayan dizlerime bakıp da ağlamayı öğrenemediğim gibi...
Rüzgar yine kokunu getirdi, anlayacağın bu gece de canım burnumda...
Can kırıkları. Cam kırıkları gibi değildir. Öyle süpürünce gitmez; İçinde kalır, aklına geldikçe de batar...
Eğer sevmediğin kişilerin yüzüne bakmak zorundaysan ve istesende kaçamıyorsan; gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun demektir...
UNUT"! Diyorlar! Ne de kolay söylüyorlar.... Kurşun kalemin yazdığını silince bile izi kalıyor beyaz kağıt'ta... Kalbe "CAN" diye yazılanı nasıl sileyim iki satırda....!
Ağlamıyorum ben. Hani adet gereği yıkarlar ya ölüleri. Ben de yıkıyorum işte yanağımdaki o rahmetli gülümsemeleri.... (Perihan ERTEKİN)
Dilsizdir Benim Acılarım.... Konuşmazlar Kimseyle.... Sadece Benim Canımı Acıtırlar, HİÇ HAK ETMEDİĞİM HALDE....
Canımdan Bir Parça Can Oluşunu Duymasın Ne Olur Annem Kıskanır...
Ah be hayat. Aynı ANNEM gibisin. Hem vuruyorsun Hem ağlama DiYORSUN... AĞLIYORUM iŞTE...
AYNA benim EN iyi arkadaşımdır. Çünkü BEN ağladığımda, o ASLA gülmez...
Öyle karmakarışık bir haldeyim ki şimdi; ağlaya ağlaya gülesim var...
Böyle suskun böyle üzgünsem, böyle zalim böyle günahkârsam, ben değil; beni gülerken ağlatan, yaşarken öldüren UTANSIN !
Dünya güzel olsaydı doğarken ağlamazdık, yaşarken temiz kalabilseydik ölürken yıkanmazdık...
Oysa ne çok ağladım ben bir damla yaş dökmeden...
Tahterevallinin diğer ucuna oturarak sayemde yükselen insanlara; canımın sıkıldığında kalkabileceğimi söyleyin.
Evet! Bende iki yüzlüyüm. Önünde gülüp arkandan ağlıyorum...
Tamam mesafeler aşka engel değil ama ben burada ağlasam senin yanakların ıslanır mi?
Soğan bile ağlatmadan kendini soydurmuyorken. Bazı kadınlar nasıl bu kadar basit anlamıyorum...
Bana bir insanın yalnızlıktan ölebilme ihtimalini anlat doktor, ilaçların canı cehenneme!
Gözlerin yaşlı dua ederek, Allah'ım al şu sevgiyi içimden diye yalvardın mı? Bu kadar yandı mı canın?
O canımın taburesini çekerken, içimdeki merhamet infilak etti. Sallandık...
Ağır gelir gırtlağına nefesin, cayarsın kendinden. Bir sehpa, bir idam olur yokluğum. Bir tekme vurursun hayatına. Düşer canın, canımın tam ortasına...
Bir kadını ağlatan sığırlara, adam demekten vazgeçin. Asıl adam, kadın ağladığında dünyayı altüst edendir...
Ömür boyu kalır mısın yanımda? Yoksa ölüm boyu kahır mısın hayatıma? Canıma et misin? Canımdan etmeye sebep mi?
Seni unutulmaz yapan her şeyin canı cehenneme...
Tırnağı kırılanın da canı acıyor, kalbi kırılanın da! Ama herkes en büyük acının kendinde olduğunu sanıyor...
Kadın erkek eşitliği hiçbir zaman sağlanamaz. Çünkü terk edilen bir kadının canı, erkekten daha fazla acır...
Ağlamak pasif direniştir, gülmek aktif protesto...
Atladım bi köprüden yalnızlığa. Kollarını açmış beni bekliyordu son tesellim. Usulca gittim yanına. O an kollarının arasındayken, ona ilk defa ne kadar çok yakın olduğumu söyledim. Onu çok özlediğimi. "Bende seni" dedi ölüm...
Senin Kimin Kimsen Yok mu Keder? Benim Bildiğim Misafirlik Dediğin, Üç Gün Deyince Biter!
Sonra çay bize bir gerçeği daha öğretti! Bekleyen her şey soğur, acır ve bayatlar...
Bir bavul dolusu cümle var defterimde. Sen yollarına 29 harfle acı döşeyen bir şahsa 'yara' değil de 'yar' diyebilir misin?
Birtek kurşun çaredir bu acıya! Rabbim sen bu kulunu bagışla. Bedenim çürürken bu kara toprakta, ruhum seni bekleyecek buralarda...
Çok sigara içmiyorum aslında. Çakmağıma kokunu doldurdum, özledikçe yakıyorum...
Ölümsüz aşk olur mu hiç? Bir kayıp verilmeli sevdaya. Ben acı çekiyorsam, sen de içimde ölüyorsun mesela...
Bunca acıyı çekmez hiç kimse ve bunca ölümden kolay dönüImez bu kadar sevmeyince...
Kırık dökük gözyaşları var yüzümde. Sildikçe artıyor, durdukça acıyor...
Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler...
Ölüm bile üzerinden zaman geçince eskir. Geçmeyecek diye yanıp tutuştuğunuz acılar eskir, aşklar eskir, gidenler eskir, dönenler eskir...
Bunca çığlık ve acı boşuna değildir gecelerde. Güneş, kolay doğmuyor elbet, karanlığa mahkum edilmiş yüreklerde...
Evet acı çekiyorum senden sonra, ama unuttuğun bir şey var. Çektiğim her acı beni değil, içimde ki seni öldürmekte!
Adaletsiz koca dünya yine olan bana oldu, aşk ateşi, yar acısı dönüp durup beni vurdu!
Çok gülüyorsun bu aralar. diyorlar. "Saklayacak çok acım var." diyemiyorum...
O gitti bir daha dönmez artık. Bilmez acı çektiğimi, bilmez onsuz hayallerde yaşadığımı, bilmez yüzümdeki gülücüklerin sahte olduğunu...
Ruh yara aldı mı bir kere durmadan acı yürür bedene. Et acır, kemik acır, kan bile acır...
Doğruyu söylemek gerekirse, hayatım acı bile vermeyen upuzun bir sıkıntıdan ibaret!
Ben sevmeyi beceremedim, belki de sevilmeyi. Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı...
Her acı, her sızı, geç de olsa bir gün geçer elbet. Kalan hayat, birilerinin dediği gibi devam eder: Sen sağ, ben selamet.
Gözyaşıma senin acın karıştı...
Elimde acının resmi var, ücreti peşin ödenmiş...
Bazıları gitmeyi bile beceremiyor. Ya anısı kalıyor, ya acısı...
Çünkü sen vardın acılarıma tebessüm gibi...
Ve bütün göndermeleri yapıyorum yokluğuna. İnim inim inleyen satırlarımda, acıların koyduğu yerdeyim...
Ben böyle yaşıyorum işte. Bir şeylerin anısıyla, bir şeylerin acısıyla...
En acı ölüm şekli; sen yetmezliğinden sonra gelen özlem bitmezliğiymiş...
Tekrar tekrar seni düşünüp acı çekmemek için, kendi düşüncelerimin katili oldum ben...
İçim yanıyor anne! Saçımdan tırnağıma kadar. Zehir zemberek bir acı. Aynen küçükken şımardığımda ağzıma sürdüğün biberin tadı...
Acıyla başa çıkabilirdim belki. Seni bana hatırlatanlar olmasaydı...
Görmezden geliyorsun hep. Gözlerini çekme benden. Sabıkalı bir namlu gibi doğrult yarama ve ateşle. Sadece sen kanat ömrümü, sen acıt. Ve sen sar yine yalnızlığımı...
Gece her şeyi örtermiş. Örterde, yürek acısının üstünü açar...
Üzülme alıştım ben acı çekmeye. Bir renk olsam, Allah kesin siyah olarak yaratırdı beni...
Ve bazen göz kapaklarımı, acıdan açamadığım oluyor...
Tarifi kifayetsiz bir acının, sessiz direnişçisi gibi yüreğim. Sensizliğe devrim yapasım var...
Ben küçüktüm. Önce onunla tanıştım, sonra acısıyla. Büyüdüm...
Bana bir ömür söyleyin, hemde bol acılı...
Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız, göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır...
Acının bana verdiği yetkiye dayanarak, yalnızların intiharını talep ediyorum...
Acılarımı güncelliyor, aklıma gelince gülüşlerin...
Şehirlere sığmayacak acıları, küçücük odalarda çekiyoruz...
Ve çay dedi ki; madem içmeyecektin beni, acıma şeker katıp neden karıştırdın içimi...
Herkesin cehennemi farklıdır. Sadece alev ve acıdan oluşmaz. Asıl cehennem, yolunda gitmeyen hayatındır...
Kalbimi sağır edercesine sessiz çığlıklarım var benim. Ve artık gülme engelliyim. Rimeli akmış yalnızlıkların koynunda sevişiyorum. Öpebilir misin sen bedenimden önce günyüzü görmemiş acılarımı...
İnsanların yüzüne iyi bakın, acısı çok olanın gülüşü güzel olur...
İyi bir şair değilim, ama iyi fotoğrafçıyımdır. Çok güzel acı çekerim...
Sonra duvara yumruk attım. Elin acısından, yüreğimin acısını duymayım diye...
Eğer bitmiş bir şey sana acı veriyorsa, duyduğun acı o şeyin kendisinden değil; Verdiğin değerin ona değmemesindendir...
Ölünce Ne Diyecekler? Muhtemelen; Ölüm Sana Yakışmadı... Normal Tabi, Dirimizi Beğenmedilerki Ölümüzü Beğensinler...
Düşmanının sana vereceği zararı az çok hesaplayabilirsin! Ama Yakınlarının vereceği zararı ASLA HESAPLAYAMAZSIN!...
Elbet bizde biliriz lafı en inceden dokundurup, içini acıtmasını....Lakin kıyılıyoruz. Ama kıyamıyoruz sevdiklerimize....
Sadece büyük acılar çekenler mutluluğun anlamını bilirler.
Gülüşlerim; Acılarımı örtmeye çalışan ağır işçilerdir....
Kardeşim dedim; acılarıma da kardeş olur musun?
Aşk'ın değeri; gelirken verdiği mutlulukla değil! Giderken bıraktığı acıyla anlaşılır...
Karşılığı yok hiçbir acının herşey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.
Her acı yürekten yüze çizgi çeker....
Öyle bi aşk acısı çeken bi toplumuz ki dilencimiz bile para isterken Allah sevdiğine kavuştursundan başlıyor lan...
Herkesin, sol yanı acıyormuş! Benimde, başımın üstü acıyor.... Haketmeyen bir sürü insanı orada taşıdığımdan olsa gerek...
Yakılan sigarayı değilde, yıkılan umutları görsen intihar edersin...
İnsan hep kendine acı çektirenleri yerleştirmiştir, gönlünün baş köşesine.
Bir insan eğer çok gülümsüyorsa, Emin olun ruhunda depremler vardır. Çünkü acıyan kalbinse, kimse bilsin istemezsin.
Kimse Kimsenin Yarasına İnanmıyor Artık. Ötesi Yok. Hepimiz Kendi Acımızla Öleceğiz...
Sevdiğinizi belli etmeyin... Acıtmadan bırakmıyorlar....
Sabahları aklınıza gelen ilk insan, sizi ya çok mutlu etmiştir ya da size büyük acılar yaşatmıştır...
Ben gemileri yakıyorum, geri dönüş yoktur artık. Benimle gelen gelsin, gelmeyen oturup zafer seyretsin...!
Çok Konuşmak Dostluğu Bozar, Lüzumsuz Konuşmak Ayıpları Açar, Acı Söyleyenden Dostlar Kaçar.
Elbet bizde biliriz lafı en inceden dokundurup, içini acıtmasını.... Lakin kıyılıyoruz ama kıyamıyoruz sevdiklerimize....
Bir Çay Doldur Bana Hayatım Gibi Koyu Olsun. Şeker Atma İçine Derdim Gibi Acı Olsun, Çıkar Kaşığı İçinden Benim Gibi Yalnız Olsun...
İnsanı tanımak için tüm gücünüzü verin ama tüm sevginizi vermeyin. Çünkü onları tanımaya başladıkça verdiğiniz sevgiye acıyacaksınız.
Benim TOKATIM; adamın YÜZÜNÜ değil, İÇİNİ acıtır! Çünkü BEN; o tokatı ELİMİN tersiyle değil, YÜREĞİMİN tersiyle atarım!
Bazen çok zordur geri dönmek ya da herşeyi unutup gitmek ve anladım ki insanı en acıtan şeydir; sevilmeden sevmek...
İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına, ancak: Siz öldüğünüzde inanırlar.
Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer, ben çok pahalı bir tabloyum....
Sadece çocukken güler insan, Diğerleri palavra. Çünkü insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir aslında...
Huzurun olmalı biraz, ve seni güçlü kılacak kadar acın. Sana garip gelecek ama; insanlara aldanmayacak kadar taş kalpli olmalısın...
Zormuş SEVMEK.... adını koyamamak.... benim.... diyememek hep yakın hissedipte hiç yakın olamamak. Ne zormuş sevgiliye bir el uzatıpta yavaş yavaş geri çekmek mecburen.... Ve ne zormuş ona dokunup kokusunu hissedememek...... Adı HASRET.... Adı ÖZLEM.... Adı ACI.... Adı UZAK.... Adı RÜYA....
Akşamıma hüzün karıştıran kadın. Çayın bensiz acı olsun...
Bazen dile gelir acılar. Uçurum der ki, gel düş benden...
Yakışmıyor cepheyi terk edişin, mert dayanır namert kaçar sevdiğim. Fazla sürmez hatanı fark edişin. Hüzün eken, hüsran biçer sevdiğim...
Mezara gerek yok! O'nun 2 dudağının arasına gömün beni. Yakından tanımak istiyorum, elveda diyen katilimi...
Hiçbir küfürü yakıştıramıyorum şahsına, onların bile bir cazibesi var. En kötü hislerim hediyem olsun, okur üfler tükürürsün ruhuna...
Hak etmiyorsun. Ne yakınımda olup sevilmeyi, ne uzağımda olup özlenmeyi...
Yaşamak dedikleri bu işte! Ne yaparsan yap, önünde kader, arkanda keder. İkisinin toplamı bir ''hayat'' eder...
Bazı ölüler bize ne kadar yakın! Ve bazı yaşayanlar bizim için ne kadar ölü...
İntikamda kadın erkekten daha acımasızdır!
Bir Mezar Şehri Gibiyim Bugünlerde. Ruhsuz Ölüler Taşıyorum. Beynimde Ve Yüregimde. Sahi Ben Kaç Damla Gözyaşıyım Gözbebeklerinizde?
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak. İpek halıya benzeyen bu toprak, bu cehennem, bu cennet bizim...
Kussam kaç intihar çıkar içimden. Kessem kaç ayrılık akar bileklerimden...
Bu yalnızlığım gerçek hayattan alınmıştır. Ve tüm hakları yüreğimin en dipsizliğinde her hakkı saklıdır...
Beddualarımı Onda Bırakır Sevaplarımı Yüreğimde Saklarım. Masum Bir Günahsa Yaşadığım Gururumdan Susarım...
Kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenler için gelmedik bu dünyaya. Zamanında kıymet bilmeyene ne tekrarımız olur ne de özetimiz!
Kendim için yaşamadım başkaları için öldüğüm kadar!
Bir türkünün içinden geçer gibiyim. Bir yanım ağıt, bir yanım umut...
Kadını kullanıp kenara atamazsın. Eline bulaşır, yüreğine bulaşır, vebaline bulaşır...
Dünyanın En Büyük Yüküdür; Aklı Sende Olmayanı, Israrla Yüreğinde Taşımak!
Kaç promil gerekiyor, bizi çift görebilmen için?
Geçici asma beni, kalıcı öldür! Boynumun izi kalsın, yüreğinin ipinde...
Benim seni içimde öldüreceğim yok. Kıyamıyorum! Bi iç savaş çıksada, kim vurduya gitsen diyorum!
Kurunun yanında yaş yanar mı bilmem ama, gururun yanında aşk yanıyor...
Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgarın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde, ölümü kucakladım masmavi yüreğimle...
Soğuk bir alın yazısı titredi dudaklarından ve kayboldun birden. Meğer ben yüreği kayıp bir yazarın masalıymışım...
Hani bir anda bir sancı girer ya yüreğine! İşte o yaşadığın bensizliktir! Benim yaşadığım sensizlik gibi...
Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında! Ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma...
Neden suskunsun diyorlar. Yürek yâr'alı olunca, bir "göz", bir de "kalem" konuşur. Dil sus'ar bilmiyorlar...
Umudunu yitirme diye bütün düşlerimi bıraktım gökyüzüne. Ya sana gelecekler, ya da vurulup düşecekler hain bir yüreğe...
Belki senin için bir hiç kadar değersiz olmuşum. Umut fakiri yollarımda, yanımda yokmusun?
Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omuzuna ağır gelir...
Çayında bayramı olur, senle içiliyorsa eğer...
Mermiler yuva kurmuş yaralı yüreğime. Bir soğuk yel eser, üşür ölüm bile...
Bir morg düşün. İçinde ben, içimde sen...
Kapılıp gitmişim gözlerinin büyüsüne. Yok korkum, nereye sürüklersen sürükle! İster ölüme, ister yüreğine...
Yüreğimi bıraktım kalbinin kapısına. Hatırıma düştükçe, hüznüm gönlüme ağır geliyor...
Kim demiş içmem diye, az önce bir büyük "sen" devirdim, körkütük yüreğime...
Kalemim içimdeki cesetleri çiğniyor olmalı. Ne kadar ölü varsa içimde, ruhum yasta. Kelimelerim hiç tebessüm etmiyor...
Ben tedaviye yanıt vermeyen bir hasta değilim, tedavisi mümkün olmayan bir hastalığım...
Sensizlik en kalabalık yalnızlığımdı benim. En frenlenemeyen, en şizofren yanım...
Zaman, elbet soğutur bir gün kalbimi. Ahlar mı kalır içimde, anılar mı bilmeyeceksin!
Ne zaman perde açılsa içime, hep senin rolün veriliyor bana. Sen oynuyorsun, ben susuyorum...
Oysa ne çok cümlem vardı benim. Her şeye inat, yüreğimi ısıtan ne çok hayal. Yere düşen ilk kar taneleri gibiydi tutunamadık...
Belki de sen bana bir başkasının 'BEDDUASIYDIN' be sevgili. O yüzden yüreğimin yüzünü hiç güldürmedin!
Çekip gitmek gibi bir şey bu. Uzaklaştırmak kendini her şeyden. En basiti ben artık yokum. Teşekkürler gülümsettikleriniz için...
Güldüğüme Aldanıp Zannetme Beni Bahtiyar! Yaşımız Çok Genç Ama Yüreğimiz İhtiyar...
Bir gün öleceğimi biliyorum beni gömenlere söyle ki, ellerimi açmasınlar. Çünkü elerimin içinde ellerinin sıcaklığını götüreceğim...
Sensizlik çöktü yüreğime, ne sol'um dayanıyor buna, ne de soluğum...
Derin uyu, ölü sansın yanındaki! Uykuların, yüreğim gibi derin olsun geceleri. Ölü gibi soğu, soğuktan ölür gibi yum gözlerini. Tıpkı benim gibi!
Ne zaman kırılsam birilerine, sükut nakışlı hırkalar giyiyorum. Kıvrılıp da içimin denizlerine, boş ver nasılsa öleceğiz diyorum...
Sesini özlemedim. Yüzünü de, ellerini de, yanımdaki varlığını hele hiç! Daha yazamıyorum, uzayan burnum, kalemime çarpıyor, bırakıyorum...
Tanıdığımı sandığım insanlarla ilgili yaşadığım hayal kırıklıklarını sığdırabileceğim bir heybem yok! Ve işte bu yüzden yüreğim tıklım tıklım yorgunluk...
Gittiğine inanmadığım için, dön demediğim biri var uzaklarda...
Sancılı rüzgarlar yarama değiyorda, seni alıp götürmüyor içimden...
Sensizim demeye yüreğimin varmadığı, seninleyim demeye de kanıtımın olmadığı bir yokluktayım...
Ben içimden geleni de yaptım, elimden geleni de. Sen ikisinde de yoktun...
İnsan bir kere birine geç kalır, ve bir daha hiç kimse için acele etmez...
Ölü kadınlar gördüm. Yaşayan adamlar için şiir yazıyorlardı...
Yüreğin çığlık çığlığa cümleler kurarken, dilin avaz avaz susuyorsa çaresizsin...
Hayatı yaşanır kılan hayallerdir. Hani gözümün içine bakarak çaldıkların...
Birisini unutmak zorundaysanız, bunu sindire sindire yapın. Çünkü aklın zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir...
Kendine iyi davran! Çünkü sonradan yanında kendinden başka kimse kalmıyor...
Yanağım gülüyordu, yüreğimin ağrısını bilmiyorlardı...
Onun kalbi başkası için attığında seninki durur...
Kalmıyor, aldığımız nefes dahi kalmıyor içimizde, kimse kalmıyor...
Toprak, Sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar?
Sevmek sevdiği için kendini ateşe atmaktı eskiden. Şimdi; sevdiğini ateşe atıp üzerinden atlamak olmuş.
Sevdan üflendi bir kere, vakit Aşk-ı Kıyamet... Sen kopuyorsun yüreğimde, gönlüm gönlüne emanet...
Bazen elim, dilim, kelimelerim susuyor. Derdimi anlatmaya bile mecalim olmuyor. Zaten dert de anlatılmayarak eskiyor yüreğimde...
Kırılgan bir çocuğum ben. Yüreğim cam kırığı. Bütün duygulardan önce. Öğrendim ayrılığı. Saldırgan diyorlar bana. Oysa kırılganım ben. Göz yaşlarım mücevher....
Anlamıyorum, boğazımızda kalan mutluluğun çıkması için mi bu sırtımızdan vuruluşlarımız...
Yağmurdan kaçmak isteyip şemsiye bulamadığında, sığınma kalbime... Benim yüreğime kar yağıyor artık, 'Üşürsün'...
Bir şiirin içine sığındım, ayrılıklar bitince haber verin...
Nehir gibidir insan; Sadece yüzüyle bilinir. Derininde ne saklar, Yüreğinde neler akıp gider, Söylemez sessizce akıp gider...
Söyleyemediğim sözlere emanet ol... İçimde garip bi sızı, içimde soğuk bi savaş...
Valizimi hazırlamama yardım et. Kelimeleri sol tarafa koy... Söylenmemiş olanları, yürünmemiş yolların yanına... Kollarını mavi gömleğimin boynuna. Ayrı ayrı koy... Güneşli günlerle karlı günleri karıştırma...
Yüreğin benim memleketim; ben şimdi nereye gidersem gideyim, gurbetteyim....
Onsuz olmaz dediklerim bir bir bıraktı beni, Sadece sigaram kaldı yanımda onu da parayla tutuyorum...
Hani, diyorum ki, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa.... Ona, şöyle, içine sindire sindire, kocaman bir sarılsa....Yüreklilikle...
Gözlerim artık hayata ölü bakıyor, sözlerim içimde dökülüyor kalbim ise atmayı unuttu...
Birgün bensizlik çalar kapını. Benli dünleri düşünür, avunursun.... Sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir doğru bulursun...
Nerdeyse ışığa inanmaz olacaktık, öyle hızla büyüyordu içimizdeki karanlık...
Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar...
Bazen aynaya bakmak geliyor içimden sırf, sırtımdan vurmayacak birini görmek için...
Öyle Zor Bir Zaman için'de, Bir Ağır Kelime Ben'de.... Girmedi Mühürlü Kalbe, Bana Nuh'un Sabrı Düştü.... Anlatamadım Hiç Kimseye, Bana Bu Gün'de SABIR Düştü....
Yanında olmak isteyip de olamadığım bir gün daha bitiyor. İyi geceler sol yanım...
Bazen anlatmazsın, anlatırken bi daha yaşamamak için "yok bişey" dersin...!
İnsan aklındakilerle gündüzleri, yüreğindekiyle geceleri uğraşıyormuş...
Keşke hayatımın bazı bölümleri için şunu söyleyebilsem: Bunlar montaj!
Hayat bu işte, yaşamak için bi neden ararken, ölmek için bulursun...
Gitmek için bahane arardın ya; Al işte gözümün üstünde kaşım, altında yaşım var.
İnsanın zor günlerinde yanında dostlarının olması ne güzel. Teşekkürler terlik, çay, kahve, müzikler, yemekler, bilgisayar ve aynam...
Bazı insanlar çok uyur mutsuzluğu daha az hissetmek için...
Ve bir gün; hasta olmasına bile dayanamadığınız insanın, içinizde ölmesini istersiniz.
Ben kimseyi öldürmedim, kendimden başka. Ve ben kimseye zarar vermedim, içimdeki benden başka. Ben sadece sevdim, senin bilmediğin bir dilde. Oysa adı AŞK’tı! Alt yazıya bile çeviremedin yüreğinde....
Susarım Ben, Sözlerim Sevdiklerimın Yüreğinde Cümle Olmuyorsa Eğer...
Ne gönlümün derdini sor bana, ne sararan yüzümü sor bana, ne içimin ateşini sor bana, gel gözünle gör, gel artık!
Herkesin sımsıkı sarılmak istediği bir insan, deli gibi gitmek istediği bir şehir, içinde kaybolmak istediği bir kitap vardır...
Her zaman yanındayım diyenlerden koleksiyonum var benim...
Kalbin nasıl diye sormuştu kırıp giderken. Kal, bin yerinden daha kırılsın diyebildim sadece içimden...
Fakir bebegin içemedigi sütü, zenginin köpegi içiyorsa bana adaletten bahsetmeyin.
Lafı ağzımdan aldı sanki... Ben tam senin için ölürüm diyecekken, sen benim için öldün dedi.
Serçe kadar yüreğimin, gökyüzü kadar sancısı var...
Gün gelir O "Yanındayım Her zaman" diyenler bile arkandan el sallar...
Sen yeter ki içinden de olsa bir seni seviyorum de; benim kulaklarım çınlasın kâfi....
Ben ne Adamlar Gördüm: Önden Deli Yürek Arkadan Fatih Ürek... !
Yürek verenler değil, direk verenler sevilir olmuş.
Sırf seni yasamak için yalnızlığı seviyorum...
Nur içinde yat kalbim, ben katilini çok sevdim...
Hastalığını öğrenip 'geçmiş olsun' diyenler değil. Birgün sonr? 'nasıl oldun' diyenler olmalı yanında...
Şu duvara o kadar çok şey yazasım varki; ama işte duvara konuşuyormuş gibi olduğu için susuyorum...
Parmağını oynatıp "nasılsına" mesajı bile atamayan bir insan için, daha fazla üzülmenin hiçbir anlamı yok.
Çocukluğumu özlüyorum. Yara bere içindeki dizlerimi. Pamuk helvaya yapışmış suratımı. Elma şekerine bulanmış ağzımı. Yaramazlık yaptığımda annem göremesin diye saklandığım kapı ağzını. Oysa çoktan sobeledi hayat...
Oduna, Bıçakla Bir Kalp Yapabiliyorsun Ama Bazı İnsanlara Ne Yaparsan Yap Bir Kalbi Olmuyor, Odun Bile Yanında Duygulu Kalıyor!
Zor günler için sakladığım bir intihar vardı cebimde. Çıkarttım baktım kurtlanmış...
Bazı insanlardan yüzümü yıkarken kolumun içine giren su kadar nefret ediyorum.
Hayata karşı ilk küskünlüğümüz yanımızda sandığımız kişileri karşımızda görmemizle başlar....
Sözlerin büyük, yüreğin küçük! Hataların yanlışların çok, doğruların yok! Bir şeyleri göklere çıkartıp mutluyum sanıyorsun. Kendine göre şanslı, bana göreyse zavallısın!
Sokaktaki köpeğe ekmek ve su verirsin; Yanından ayrılmaz. Değmeyecek birine ömrünü verirsin; - Bi köpek kadar olamaz.!
Hava açık ve güneşliymiş. Ne önemi var ki; beyninde şimşekler çakıyor, içinde fırtınalar kopuyor, gözlerinde parçalı bulutlar oluşuyorsa?
İnsanoğlu matruşka bebeği gibi, içinden kaç kişilik çıkıcağını, kaç tane yüzü olduğunu tahmin bile edemezsin...
Özlediğim veya heves ettiğim dünya ile içinde bulunduğum dünya arasında kabul etmek gerekir ki dünya kadar fark var... Ne diyeyim herkes bir miktar zalim...
Benim olmayan o kahpe kalbine sesleniyorum. Çok alma içine, muhtaç kalırsın sevgime...
Ben 'yüreğimde' idam ettiğim kişinin sandalyesine tekmeyi vurmuşsam. Dönüpte geriye bir daha bakmam ''yaşıyor'' mu diye!
Ne çıkar yanımda olmasan! Kalbim senden 'ibaret' değil mi? Uzaktan sevmek zor demişsin. Etme sevdam! İçinde Allah varsa, görmeden sevmek 'ibadet' değil mi?
Şimdi sana şiir yazacaktım. Vazgeçtim! Yüreğin yaşamadığına, edebiyat ne yapsın?
Bileklerimden sızan ılık, koyu kırmızı damlaları görmedin mi? Onlar için kim dökecekti tuzlu suları, sen de yoksan...
Şimdi ben, hangi yüreğe güvenip, ruhumu özgür bırakayım? Her şey bu kadar kirliyken...
Sana verdiklerime üzülmedim de, benden çaldıkların içime oturuyor...
Sakın geceyi bahane edip gelme düşlerime. Nasıl olsa namus borcun yok yüreğime. Çünkü hiç değmedi ömrün ömrüme...
Bir ah çeker yüreğim birde besmele. Unutma sevdiğim her ahım şikayetimdir Rabbime...
Herkesin yanına gitmek istediği birileri vardır. Gecenin 3'ü, sabahın körü, hatta cehennemin dibi olsa bile...
Aşk dediğin bir şerefsiz için nedir ki. Sigara misali yakar birini, Söndürür ötekini...
Senli bir dua'nın sensiz amin'indeyim. Yüreğim çığlık çığlığa suskun yar! Sensizliğin en ağır mealindeyim...
Hiç yaşamak gelmiyor içimden. Bir kaç yıllığına ölebilsem keşke...
Züleyha'ca bakışlarıma Yakup'ça kör kaldın. Ey ahmak yüreğim, kuyudan gelen her sesi sen Yusuf'tan mı sandın?
Bir çay ver azizim. Kalışları, bitişleri, bekleyişleri, gidişleri ahirete saklayanlar için...
Sol yanıma yağar, gece uykularımdan kaçan gözyaşları. Tane tane düşer efkarım, saçlarımdaki aklara...
Çek o bakışlarını be adam! Daha kaç kez yakacaksın ruhumun buz tutmuş yanlarını. Eritmesin yüreğimi hiçbir bakış. Benim yüreğim karakış...
Akıl almaz bir sabır benimkisi. Öldüğünü bile bile, yüreğimde bir ceset taşıyorum...
Yüreği ile yaşamayana, yüreğinin sesini duyuramazsın...
Zor günümde yanımda yoktun. O günün zor yanıda buydu...
Ölüm tribine girmiş hayallerim var benim. Yaşamak için umutlanan...
Ve bir gün hasta olmasına bile dayanamadığınız insanın, içinizde ölmesi için dua edersiniz...
Elimi bırakan benim için eldir artık...
İnsanlar kavga için yaratılmamıştır. Yılanların zehri vardır, aslanların pençeleri, timsahın keskin dişleri, insanın ise beyni vardır...
Haram olsun dedikleri şey sendin galiba. Boğazımda değil, yüreğimde kaldın...
Yanımda bir kişilik yer var. O kişilik sende varsa buyur gel...
Yüreğimizde selası okunanların, dilimizde duaları olmaz. Ölmüştür...
Herkesi buldum da, "her zaman yanındayım" diyenlere ulaşamıyorum. Öldünüz inşallah...
Doğada bulunan en sert element, sevmekten vazgeçmiş bir kadının yüreğidir...
Ruhum öz dünyasına kaçmak için gayrette. Yalan dünyaya şimdi inmiş gibi hayrette...
Ne kadar kuvvetli çektiysem seni içime, şimdi bir o kadar kuvvetli tükürdüm emin ol. Bende "sana ait" sadece tiksinme kaldı....
Elin oğlu gelip sevgilisi için din değiştiriyor, müslüman oluyor. Bizimkilerde insanı dinden imandan çıkarıyor...
Yoksulluğu anladık da sevmek neden kıt kanaat? Yoksa yürekler mi yoksul, kimler biçmiş aşk'a fiyat?
Dön bak arkana... "Gitmez" dediğin kaç kişi yanında?
Benden uzak oldukları için şükrettiğim insanlar var...
Oyuncakları Bırakıp Yüreklerle Oynayalı, Oyunların Adı Aşk Kaldı...
İmkansız aşk yoktur. Sadece imkanları zorlamaya mecali olmayan bir yüreksiz vardır...
İnsan içinden yenilenmeyince, dışından eskir...
Bilirmisiniz? İnsanın yanında büyük sözler söyleyenler değil. Yürekten sevenler kalır hep!
Vicdanının sesini duymuyorsa; yanılıyor, azalıyor, ölüyor insan...
Yürekleri daracık bazılarının. Ne sevgi sığıyor içine, ne de insanlık...
Bir erkek ne kadar odun olursa olsun. Tek bir kadın için yandığı sürece adamdır!
Bir kadına "kadınım" diyebilmen için, önce kendine ben "adamım" diyebilmelisin...
Annem benim için yaşıyorsa, kusura bakma ama ben kimse için ölmem...
Neyi kazanmak istediğimiz çok önemli. Birinin kalbini mi? Allah’ın rızasını mı? Ne diyordu şair; "kimin için öldüysen, ödülünü ondan bekle."
Marka olmak için değil insan olmak için çabalayın...
Yokluğun AŞKI öldürmüyorsa, mucize bendeki yürektedir. Kendinde arama...
Ben iyiyim doktor. Sen yüreği insan olmayanları tedavi et. Bendeki hastalık sadece insan sevigisi...

İlgi Çeken Sayfalar :