Hayata Dair Acımasız Sözler


Hayatın acımasızlığını anlatan durumlar yaşadığınızda bunu sözlerle anlatmak istersiniz bazen. İşte öyle durumlar için bu sayfada acımasız hayat sözlerini bulabilirsiniz. Sayfa içeriği; hayatın acımasızlığına dair sözler, acımasız hayatla ilgili sözler, hayatla ilgili acımasız sözler, acımasız sözler hayat ile ilgili, acımasız sözler hayata dair, acımasız hayat sözleri, hayat acımasız sözler, hayat çok acımasız sözleri
Bu acımasız hayat sana veda etme şansını bile vermedi bana...
Hayatın acımasız şeyleri var. Ayrılık gibi özlemek gibi...
Hayat bazen çok zor ve insanlar çok acımasız. En güvendiğin insan vuruyor sırtından mesela. "O yapmaz!" dediğin. Hani gözünle görsen gözüne değil de ona inandığın insanlar. Dost bildiğin, "kardeşim" dediğin insanlar. Kısa zamanda hayatında uzun yol kateden insanlar.
Dünya kötü, hayat acımasız, insanlar sahte ve sen hala çok güzelsin...
Hayat acımasız. Umutlar mavi, sonuçlar siyah...
Hayat çok acımasız. Mesela seni her gün gören insanlar var. Ve hergün eriyerek biten ben...
Hayat acımasız sana sevgi gösterir parasını bekleyen bi kaltak gibi...
Hayat o kadar acımasız ki bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir...
Hayat acımasız, insanlar kötü... Hep öyleydiler ve öyle olacaklar...
Hayat acımasız, hayat senin düşündüğünden benim gördüğümden yarın başkasının çekeceğinden çok daha zalim, çok daha vicdansız...
Bu dünyada çifte standart olmayan tek şey hayatın acımasızlığı...
Kimse benim kimsesizliğimden cesaret bulmasın en güçlü anımdır yalnızlığım! Çünkü ben daima tek başıma iktidarım!
Nereden bulur bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri...
O gözlerinde gördüğüm ışığı daha unutamazken korktuğum tek şey bana eskisi gibi bakmamandır...
Ömrüm diyerek kimseyi sevmeyin. Çünkü giden ömür geri gelmiyor...
Her gün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol! Seni unutamadığım yerde kendimi unuttum...
Sen ve Ben asla 'Biz' olamadık evet ama; Sen giderken bütün Siz'leri de götürdün... Şeref-siz Haysiyet-siz Karakter-siz!
İçime attıklarım benden ağır...
Sen beni zamana bırakmaya devam et bakalım zaman beni sana bırakacak mı? Ölüm var...
Kalbi kırmaya tek bir söz yeter. Ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür ne de bir ömür yeter!
Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında! Ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim yüreğini koy avuçlarıma...
Beni Kaybetmeyi Seçeni Kazanmak İçin Uğraşmam!
Yıpratılmış kadınları sevmek lazımdı belki de! Şımartılmışları değil...
Mermiler yuva kurmuş yaralı yüreğime. Bir soğuk yel eser üşür ölüm bile...
Sözünde duran insan gözümde de durur!
Ben iyiyim doktor. Sen yüreği insan olmayanları tedavi et. Bendeki hastalık sadece insan sevigisi...
Sustum Yuttum Bu Soğuk Sessizliği.... Suçlamadım Suçlayamam Ki Hiç Kimseyi Çünkü Ben Getirdim Bu Hale Kendi Kendimi...
Yoksulluğu anladık da sevmek neden kıt kanaat? Yoksa yürekler mi yoksul kimler biçmiş aşk'a fiyat?
Gözyaşını değil akıtanı sileceksin...
Ağlamıyorum ben! Hani adet gereği yıkarlar ya ölüleri. Ben de yıkıyorum işte yanağımdaki o rahmetli gülümsemeleri...
Üzülme alıştım ben acı çekmeye. Bir renk olsam Allah kesin siyah olarak yaratırdı beni...
Bu dünyada öyle insanlar var ki eskiciye versen karşılığında mandal bile alamazsın...
Ve o son buluşmamızda senden gözlerimi kaçırsaydım aklımı kaçıracaktım...
Bileklerimden sızan ılık koyu kırmızı damlaları görmedin mi? Onlar için kim dökecekti tuzlu suları sen de yoksan...
Aşk kalpten dost sırttan vurur! Kalbin iyileşir ama sırtın hep kambur kalır...
Bilirmisin ne zor ıslak gözlerle uyumak? Dokununca kanayan bir kalp taşımak? Hasret dolu gözlerle etrafa bakmak? Ve bilirmisin ne zor bu hayatı sensiz yaşamak?
O eskidendi aşk iki kişilikti oysa şimdi bir kaç kişilik...
Anlamadım Ben mi iyileşmemiş yarayım herkes mi keskin bıçak? Sormadım; sadece kanadım!
Mutluyum işte... Uyurken rüyalarımda içerken halüsinasyonda...
Doğuştan Çaresi Olmayan Bir Hastalığım Var Her Gördüğümü İnsan Sanıyorum...
Nasıl olsa ben sevmekten vazgeçmeyeceğim. Bir gün olur da bunları benimle yaşamak istersen ölüme terk ettiğin yerdeyim...
Guslü sendin kalbimin. Unutma mahşerde ruhum senden sorulur...
Allah'ım ne olacak bu insanlığın hali? Herkes birbirini dağıtıp sonra sana emanet ediyor...
Kızım sen hiç doğmayacaksın üzgünüm. Baban bizi terk etti...
Mahşeri Bekliyorum.... Söyleyecek çok Sözüm var orda...
Bana Surat Asma Hayat Misafirim Sonuçta Kalkar Giderim!
Ben Doğarak Kötü Hayata Başlangıç Yaptım. Seni Severek Kötü Hayatımı Sonlandırdım! Şimdi Mezarımın Üstünde Güller Açıyor...
Oyalan gönlüm sahte dünyada çocuklar gibi oyalan. Belki bu gerçektir diye yaklaştığın her insan koskoca bir yalan!
Yanağım gülüyordu yüreğimin ağrısını bilmiyorlardı...
Güldüğüme bakmayın kalbim kırık attığım kahkahalar aslında bir hıçkırık...
Yakışmıyor cepheyi terk edişin mert dayanır namert kaçar sevdiğim. Fazla sürmez hatanı fark edişin. Hüzün eken hüsran biçer sevdiğim...
Hayat bazen çok zor ve insanlar çok acımasız. En güvendiğin insan vuruyor sırtından mesela. "O yapmaz!" dediğin. Hani gözünle görsen gözüne değil de ona inandığın insanlar. Dost bildiğin, "kardeşim" dediğin insanlar. Kısa zamanda hayatında uzun yol kateden insanlar. Ve o insanlar öyle bir zarar veriyor ki kimi zaman dönüşü olmuyor. Çünkü o kadar iyi biliyorlar ki nasıl yıkılacağını, nasıl darmadağın olacağını, nasıl nefes alamayıp boğulacağını. O kadar iyi biliyorlar ki... Ve bazı insanlar o kadar sahte, o kadar gereksiz, o kadar ucuz ki oyunculuklarıyla oscar almayı hak ediyorlar. Mağduru, haklıyı ve iyi insanı o kadar güzel oynuyorlar ki kendinden şüphe etmemek içten olmuyor. Bütün suçun o gevşek tavırlarında olduklarını bile bile sanki ezilen taraf onlar oluyor. Ve bu insanlar her seferinde hayatına sıçıp gidiyor. Ve bazı insanlar sevildiklerini anlamıyor. Gözlerinin önünde eriyip yok olsan dahi anlamıyor. Bütün hepsini geçtim kendi ağzınla söylesen yine de anlamayan insanlar var. Ve o insanlardan vazgeçilmiyor. Hani derler ya hep seven sevilmiyor diye. Aynen öyle bir kısır döngü aşk denen meret. Seni seveni değil de sürüm sürüm süründüreni seçiyor hep. Bir gün bu insanlar sevildiklerini anladıkları zaman her şey için çok geç kalınmış olacak. Ve o insanlar o zaman nefes almadan nasıl yaşanır anlayacak...

İlgi Çeken Sayfalar :